Yapay zekâ ve robotlarla şekillenen geleceğe hazırlık

Dijital dönüşümün tanımını ‘müşterilerinizi merkeze koyduğunuz, onların bugünkü beklentilerini anladığınız ve gelecekteki beklentilerini tahmin ettiğiniz, geleceğe en etkin teknolojileri kullanarak bağlandığınız köprüdür’ şeklinde yapabiliriz.

Teknolojiye yatırım yapmamızın ve dijital dönüşümün arkasında aslında tek sebep var: HIZ kazanmak. Öyle bir hız ki hem yıkıcı güç verecek hem de bu 4 hedefe çok hızlı sizi ulaştıracak. Tabii ki operasyonel verimlilik, müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek, rekabet avantajı kazanmak ve daha birçoğu hedefler ama gerçekten kazanmaya çalıştığımız HIZ. 

Kurumun hızlanması demek süreçlerinizin hızlanması demek. Kurumunuzdaki tüm süreçleri bir dokümana aktarmalısınız ve tek tek hızlandırmaya çalışmalısınız. Hatta bu sürece çalışanlarınız da katılmalı ve hızlanacak süreçler konusunda kuruma destek vermeli. Hangi sürecin hızlanacağı, bu sürecin hızlandırılması ve hızlandırılan sürecin kurumun hızına gerçek katkısı yapay zekâ ve robot yazılımlarla artık çok kolay hale geldi.

Yapay zekâ gerçekten çok yıkıcı bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor ve beklentilerin çok çok üzerinde hızla gelişimini sürdürüyor. Yapay zeka bir bakıma biz insanların beynini taklit etmeye çalışan bir teknoloji diyebiliriz. Yapay zekâ günümüzde düşünebiliyor, karar verebiliyor, öngörebiliyor, konuşulanı anlayabiliyor, etrafı görsel olarak algılayabiliyor, bir dokümanı okuyabiliyor, kokuyu anlayabiliyor, tadı anlayabiliyor ve oluşturabiliyor. Ve tüm bunları biz insanlardan daha hızlı yapabiliyor. 

Dünya Ekonomik Forumu’na göre 2025’te işleri yüzde 50 oranında robotlarla paylaşmamız bekleniyor. O zaman tüm kurumların yapması gereken, çalışanlarını önümüzdeki 3-4 yıllık yakın geleceğe hazırlamak ve işlerini kaybetme riski olan meslek gruplarındaki çalışanların da becerilerini artırmak için onlara yatırım yapması lazım. 

Dünya ülkelerinin şu anda en önemli gündemi, PWC raporuna göre, 2030’da dünya ekonomisine 15.7 trilyon dolara yüzde 14 ek katkıda bulunacak yapay zekânın sağlayacağı bu katkıdan en fazla payı almak. Bu rakamın 6.6 trilyonun doları üretimden sağlanacak verimlilik, geri kalanı ise tüketicileri etkileyerek alıma yönlendirecek yapay zekâ teknolojilerinden kaynaklanacak. 

Yapay zekâ ve otomasyon aslında dijital dönüşümün gerçekleşmesinde ve yıllarca yapmış olduğunuz dijital yatırımların sonuçlarını çok hızlıca aldığınız iki teknoloji olarak önümüzdeki 10 yıl en öne çıkacak teknoloji iş birliği olacaktır. 

Sizin dijital dönüşüm başarınızı ölçmek için kullanabileceğiniz bazı göstergeleri şöyle sıralayabiliriz: 

  1. Kurumunuz sektörünüzde dijital olarak takdir edilen kurumlar arasında kaçıncı sırada?
  2. Dijital kanallardan gelen ciro oranınız ve müşteri başına cironuz ne kadar?
  3. İş ortaklarınız sisteminize tamamen dijital olarak bağlı mı?
  4. Dijital ortamdan geliştirebildiğiniz inovasyon sayısı?
  5. Çalışanlarınız birbirlerini fiziksel olarak göremese de dijital olarak sorunsuz çalışabiliyorlar mı?
  6. Çalışan memnuniyetini ölçerken kurumunuzun dijital olarak sağladığı ortamı kaç değerlendiriyorlar?
  7. Özellikle müşteri geri bildirimlerine ve verilere anında ulaşabiliyor musunuz?
  8. Süreçlerinizin yüzde kaçını otomasyona geçirdiniz?
  9. Siber güvenlik konusunda özellikle şirketinize bilginiz dahilinde saldıran ve açık bulan güvenlik şirketleri ne kadar açığınızı buluyor?

PC, internet ve mobil teknolojilerden sonra yapay zekâ en yıkıcı teknoloji olarak belirgin bir şekilde bundan sonraki 10 senenin lokomotifi. Bu yüzden yapay zekâyı muhakkak iş süreçlerimizde kullanmamız gerekiyor.

TANSU YEĞEN
Latest posts by TANSU YEĞEN (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER