Wii FM: Siz hangi dilden konuşuyorsunuz?

Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki, herkes ihtiyacı olanı alıyor. İşte bu yüzden Wii FM’den yayın yapmak önemli. İletişim ve iknanın en kritik unsurlarından biri Wii FM. Peki Wii FM ne mi? Plaza dilinde sıklıkla duyduğumuz “What’s in it for me” cümlesindeki kelimelerin baş harfleri. Güzel Türkçemizde “Bana ne faydası var?” demek. 

Karşınızdaki kişiyi ikna etmek istediğiniz anları düşünün. Hatta okuduğunuz kitapta altını çizdiğiniz cümleye bakın veya seyrettiğiniz filmde en çok neden etkilendiğinize… Neye ihtiyacınız olduğunu veya neye değer verdiğinizi muhtemelen göreceksiniz. Wii FM her zaman, her yerde çalışıyor.

Ben pazarlama kökenliyim, insan ve kültür alanına sonradan girdim. Meğer birbirine çok benzermiş. Bu benzerlikleri görmek, beni hep heyecanlandırdı ve öğrenme isteğimi tetikledi. Öyle ki insan kaynakları yönetiminde ürün geliştirme tabirini yarattığımı yeni süreç ve programlarda sıklıkla kullandım. Yine benzerliklerden biri de müşteri bağlılığı kavramı. Bence insan ve pazarlama birimleri birbirine ilham olacak sohbetler yapmalı. ????

Bağlılık, iş dünyasının en yoğun gündemlerden biridir. İnsan ve kültür alanında da önemi anlaşılıyor ve son dönemlerde giderek daha önemli hale geldiğini görüyoruz. Bağlılık; davranışlarımızı etkileyen, duygusal bağımızı ve kendimizi daha fazlasını yapmaya, istekli olmaya iten duygu durumunu ifade ediyor. Bağımlılıktan farklı olarak,  mecbur olmadığımız halde istekle verici veya alıcı olmak demek. Bu yazımı iş hayatından bahsederek yazıyor olsam da, bu kavramları gündelik hayatımıza uyarlamak hiç zor değil. Ne de olsa bir alma verme dengesi hep var. 

Ben yine çalıştığım insan ve kültür alanına döneyim. Mevcut ekonomik koşullarda iş gücü piyasası giderek kırılgan hale geliyor. Birlikte çalıştığım firmalarda en çok çalışan bağlılığı ve sürdürülebilir başarıyı konuşuyoruz. Çalışanlar artık şirketlerine güvenmeyi daha çok önemsiyor. Şirketlerini güvenli liman olarak görüyor ve ihtiyaçlarını görmesini, karşılamasını ve daha iyisini şirketlerinden bekliyorlar. Diğer yandan, şirket yönetimleri başarıya insanları sayesinde ulaşabileceğinin bilincinde artık. Çalışanlarının bağlılıklarını dert ediyorlar. Neden mi? Çünkü hedefe ulaşmak, yaratıcı çözümler üretmek, müşterilerini elde tutmak, etkili ve verimli sürdürülebilir başarı ancak insanla mümkün oluyor. Bu kanıtlanmış bir gerçek. Gallup araştırmasına göre çalışan bağlılığı konusunda sonuçları en iyi şirketler finansal, sosyal, verimlilik gibi hemen her konuda diğer şirketlere göre yüzde 15 ve daha fazla oranda önde.  

Bağlılık nasıl gelişiyor? 

Özünde her bireyin iki temel ihtiyacı var: “Değer görmek, çabaların takdir edildiğini hissetmek” ve “Anlaşıldığını hissetmek”. Hissetmek kelimesi önemli. Biz insanların duygusal ve sosyal bir varlık olduğumuzu ve her birimizin biricik olduğunu hep hatırlamak gerek. 

Gary Chapman, PhD, sanat, antropoloji, din eğitimi, filozofi gibi eğitimler almış, pazarlık yapmış ama adını en çok ilk kez 1992’de yayınlanan ‘Beş Sevgi Dili: Eşinize İçten Bağlılığı Nasıl İfade Edersiniz?’ kitabıyla duyurmuş bir Amerikalı yazar. Kitap, İngilizce olarak 11 milyonun üzerinde kopya satmış, 49 başka dile çevrilmiş ve sürekli olarak New York Times en çok satanlar listesinde ilk beş kitap arasında yer alıyor, hatta bir numara oluyor. Kitabı okuyanların iş hayatında da işe yaradığını kendisi ile paylaşmaları üzerine, Garry Chapman, iş dünyasının önde gelen bir ismi Paul White PhD’na ulaşıyor ve detaylı çalışmalar yapıyorlar. Bu araştırmaların ürünü olarak kitabın iş hayatına uyarlanmış hali “İşyerinde 5 Takdir Dili” ismi ile 2011 yılında yayınlanıyor. Türkiye’de öncü ve lider bir kurum, birlikte çalıştıkları eğitmen sevgili kuzenim ve iş ortağım Rengin Akkemik’e ihtiyacını aktarıyor. Bu araştırma çalışmaları sırasında kitap ortaya çıkıyor. Kitabı 2016 yılında Türkçe’ye kazandıran da Rengin Akkemik ve kızı Rena. O gün bugündür “İş Yerinde 5 Takdir Dili” birçok kurumun olumlu işbirliği ve iletişim kültürüne hizmet ediyor.

Kuruluşlar, çalışanlarının katkılarını onlar için anlamlı olacak şekilde takdir etmenin finansal, ilişkisel ve nesnel faydalarının farkına varıyorlar. İnsanlar birbirlerinin dilini bildiklerinde, aynı dili konuştuklarında ve Wii FM yayında olduğunda ‘değerli’ ve ‘anlaşılmış’ hissediyorlar. 

Ayrılmaların bu kadar arttığı, finansal hareketliliğin yüksek olduğu günümüz koşullarında, iş güvencesi ve çalışılan yerin güvenli olduğu duygusu, çalışanlar için önemlidir. Hiçbir kurum çalışanlarına iş garantisi veremez elbet ama çalışanın istendiğini ve takdir edildiğini hissetmesine yardımcı olmak, bu ve benzeri kaygıları azaltacaktır. Bunu sağlamanın en güzel yolu ise, insanları kişisel olarak en anlamlı gelecek şekilde takdir etmekten geçiyor. Bunu geliştiren kurum ve kişilerin nasıl bir fark yarattığını görüyoruz.  

Birbirimizin dilini anladığımızda ne mi oluyor? Mesele sadece para olmuyor. Sadece “Teşekkür ederim” veya “Eline sağlık” demenin, işe yaramama sebebi anlaşılıyor. İnsanlar kendilerini bir makine veya eşya gibi görmemeye başlıyor, değerli hissediyor. Görüldüğünü, önemsendiğini anlıyor. Puan sistemleri kurup geri bildirim vermenin, takdir diye lanse edilen sistem ve programların neden aynı etkiyi yaratmadığı fark ediliyor. Hepimizin takdir dili farklı. Bu dilleri bilmek, bu 5 dili öğrenmenin çok da zor olmadığı ve hepimizin birbirimize göre farklılıkları olabileceği görülüyor. 

Yani sevgili dostlar, 2023 yılının bu zorlu ekonomik koşullarında biraz iyi hissetmek ve iyi hissettirmek için, kendinize bir hediye vermenizi, bu dilleri öğrenmek ve başkalarını da öğrenmeye teşvik etmenizi çok isterim. 

Kendinizi değerli hissettirenlerle bir arada olduğunuz, iyilik, sağlık ve güzelliklerle dolu mutlu bir yıl diliyorum. ????

 

  

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER