Temennimiz çalışanlarımızın bu projeye ihtiyaç duymaması!

Oya Hanım, sohbetimize hoş geldiniz. Boyner Grup’un kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle ilgili sizinle sohbet etmek istiyoruz. Tabii ki özellikle de ‘Biriz, birlikteyiz’ projenizin özelinde olsun istiyoruz sohbetimiz. Ama elbette bu proje dışında birçok proje hayata geçirildi Boyner Grup tarafından. “İyilik ve sorumluluk DNA’mızda var” diyorsunuz. Boyner Grup’un hayata geçirdiği projeleri öncelikli olarak bizimle paylaşır mısınız?

Boyner Grup olarak sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik anlayışı, en temel değerlerimizden biri. Çalışmalarımızı 2015 yılında 193 Birleşmiş Milletler üyesinin bir araya gelerek açıkladığı ve 17 amaçtan oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda toplumsal ve çevresel ihtiyaçları göz önünde bulundurarak sürdürüyoruz.

Yakın zamanda yayınladığımız Boyner Grup 2021 insan odaklı sürdürülebilirlik raporumuzda da vurgu yaptığımız gibi bizim için modası geçmeyecek tek kavram iyilik. Attığımız her adımda iyilik yaratmaya odaklanıyor, yaptığımız tüm işlerin sonuçlarında kurumumuz, çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve toplum için bir fayda arıyoruz. Bakış açımız böyle olunca projelerimizin de etki alanı büyüyor.

Yaptığımız çalışmalarla Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Sosyal Girişimcilik, Dezavantajlı Gruplara Destek ve Sivil Toplum işbirliklerine odaklanıyoruz. Ayrıca güçlü bir Gönüllü Programımız var.

Toplumsal cinsiyet eşitliği şirket kültürümüzün en önemli değerlerinden biri ve bu alanda   yarattığımız etkiyi çoğaltmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu alanda yaptığımız çalışmaların başında 10 yılı aşkın süredir her 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların yaşadığı farklı bir toplumsal sorunu ele alan, cesur ve güçlü iletişim kampanyalarımız geliyor. Bu döngüyü iş yaşamlarında kadın girişimcileri destekleyecek projelerle taçlandırıyor, tedarikçilerimizi de etki çemberimize alıyoruz. Elbette bu çemberin en temel parçalarından birini de bizler, yani Boyner Grup çalışanları oluşturuyor. “Biriz, Birlikteyiz” projesi de bu bakış açımızla hayata geçirdiğimiz en yeni projemiz.

Sürdürülebilirlik kavramı özellikler son dönemde markaların yaklaşımlarını derinden etkiledi. Boyner markasının ‘sürdürülebilirlik’ kavramıyla ilgili yaklaşımı nedir?

Bahsettiğim gibi, bizim için sürdürebilirlik kavramının kapsamı oldukça geniş. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı; iş yerinde demokrasi, inovasyon, çevresel etki, değer zinciri, topluma yatırım ve paydaş katılımı gibi alanlarda ele alıyoruz. Çalışmalarımızın temelinde kurum olarak iyilik yaratmaya ve çoğaltmaya olan tutkumuz olsa da içinde bulunduğumuz dönemde müşterilerin beklentileri de bizim bu alandaki çalışmalarımıza yön veriyor. İmza attığımız projelerin değer yaratmasına, anlamlı sonuçlarla fark yaratmasına odaklanıyor ve yarattığımız sonuçları sürdürülebilirlik raporlarımızda şeffaf bir şekilde açıklıyoruz. Ortaya koyduğumuz sonuçları iyileştirmeyi, projelerimizin etkisini artırmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda iş modellerimizi şekillendiriyor, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim temelli yatırımlarla topluma değer katan işler yapmaya özen gösteriyoruz.

Birleşmiş Milletler (BM) sürdürülebilir kalkınma için 17 hedef belirledi. Bu hedeflerin hangileri Boyner’in kapsama alanına giriyor ve neden?

Projelerimizi hayata geçirirken Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına uyumlu olmasına dikkat ediyoruz.  Bu çatı altında yaptığımız farklı çalışmalar Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın toplumsal cinsiyet eşitliği, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, yoksulluğa son, eşitsizliklerin azaltılması, nitelikli eğitim, sorumlu üretim ve tüketim amaçlar için ortaklıklar alanlarına temas ediyor.

Boyner Grup, kendi bünyesinde cinsiyet eşitliği için hangi çalışmaları yürütüyor? Yönetici kadrosundaki kadın-erkek dengesi hangi seviyede?

Grup olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini kadın-erkek meselesi olarak değil, demokrasi ve haklar meselesi olarak görüyoruz. Birleşmiş Milletler Kadının Güçlendirilmesi Prensiplerini (WEP’s) uyguluyoruz.

2009 yılından bu yana her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde toplumsal cinsiyet eşitliğini gündeme taşıyarak farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. 2015 yılında hayata geçirdiğimiz, 2018 yılı itibarıyla KAGİDER ile birlikte yürütmeye devam ettiğimiz ‘İyi İşler: Perakendede Kadın Girişimcileri Güçlendirme Programı’ ile kadın girişimcilerin sürdürülebilir iş modelleri yaratmasına, böylece kapasitelerini artırmalarına destek oluyoruz. Ayrıca ürünlerini Morhipo’da açtığımız ‘İyi İşler Dükkân’da satışa sunuyor, milyonlara ulaşmalarına katkı sağlıyoruz.

Kadın çalışan istihdamına yönelik eğitim çalışmalarımızın kapsamını farklı sivil toplum kuruluşları ve belediye işbirlikleriyle genişletiyoruz. Maltepe Belediyesi işbirliğiyle bu bölgede yaşayan 18-45 yaş arasındaki kadınlara verdiğimiz ‘Temel Mağazacılık Eğitim Programı’nı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle Kadın Sığınma Evleri’nde kalan kadınlara da ulaştırdık. Bu sayede daha fazla kadının iş hayatına katılımını teşvik etmeye odaklandık.

‘Seninle Tamam’ projemizle hiç çalışmamış ya da çeşitli nedenlerle çalışma hayatına ara vermek durumunda kalmış kadınlara kendi belirleyecekleri saatlerde part-time çalışma imkânı sunuyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili çalışanlarımıza yönelik düzenli bilgilendirmeler yapıyor, eğitimler düzenliyoruz. İşe alım başta olmak üzere ücretlendirmeden eğitimlere eşit katılım hakkına, terfiden emeklilik ve istihdam koşullarına kadar tüm süreçlerde fırsat eşitliği sağlıyoruz. Grup şirketleri dahilinde eşit işe eşit ücret politikası uyguluyoruz.

Yönetim Kurulumuzun yüzde 60’ını kadınlar oluşturuyor. Merkez ofislerde kadın yönetici oranımız yüzde 46, merkez ofis çalışanları içinde kadın çalışan oranımız yüzde 47. İşe alım, aday değerlendirme süreçlerimizden başlayarak belirli periyotlarda kadın çalışan oranımızı, kadın çalışanların eğitimlere katılım ve terfi oranlarını düzenli olarak ölçümlüyoruz. Tüm çalışanlarımız arasında toplumsal cinsiyet eşitliğini önceliklendiriyor ve ölçümlemeyle düzenli veri takibi yapıyoruz. Ortaya çıkan veriler doğrultusunda kararlar alıp hızlıca eyleme geçirerek iyileştirmeyi istikrarlı hale getiriyoruz.

Aynı ölçümleme sürecini birlikte çalıştığımız tedarikçiler ve iş ortaklarımızda da takip ediyor ve onları da bu standartları özümsemeleri için teşvik ediyoruz. Herhangi bir pozisyonda kadın çalışanlara öncelik vermek yerine kararı onların tercihine bırakarak iş sonuçları ile o pozisyona aday olmalarını teşvik ediyoruz.

8 Mart Dünya Kadınlar gününde ‘Biriz, birlikteyiz’ projesini hayata geçirdiniz. Projenin içeriğinden ve amacından bahseder misiniz? Proje ortaklarınız kimler ve nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz?

‘Biriz, Birlikteyiz’ projesi toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımımızı destekleyen önemli bir proje. Projenin temelinde, Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Ev İçi Şiddete Karşı İş Dünyası’ eğitimlerine katılarak yayınladığımız protokol yer alıyor. Ancak projeyi bununla sınırlı tutmadık ve çalışanlarımıza daha fazla değer katacak şekilde genişlettik. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) Boyner Grup’a sağladığı ‘Acil Durum’ telefon hattıyla çalışanlarımıza destek oluyor, grup içerisinde bu konuyla ilgili farkındalığı artırmak için TKDF işbirliğiyle eğitimler düzenliyoruz. Bunun yanı sıra, şiddete maruz kalan tüm çalışanlarımızın ücretsiz psikolojik danışmanlık almasını sağlıyoruz. Kadın girişimcilerin kurduğu gönüllülük esasına dayalı sosyal girişim ‘gonullupsikolog.org’ ile yaptığımız işbirliği sayesinde isteyen çalışanlarımıza ücretsiz olarak yüz yüze ya da online psikolojik destek olanağı sunuyoruz. Bu görüşmelerin de tamamen gizlilik esasıyla gerçekleşmesini sağlamaya özen gösteriyoruz.

Gonullupsikolog.org ile yaptığımız işbirliği bununla da sınırlı kalmıyor, tüm çalışanlarımızın gönüllülük esasıyla katılabileceği eğitimler düzenleyeceğiz. Burada amacımız, ev içi şiddet ile ilgili farkındalığımızın yükselmesi. Biliyoruz ki şiddeti bazen sadece fiziksel olarak konumlandırıyoruz ancak çoğu zaman şiddet, maddi ya da psikolojik olabiliyor ve bu adımları fark etmemek, hayatımızda yaratabileceğimiz değişimlerin de önünü kapatıyor. Amacımız tüm grup çalışanlarımızın bu alanda bilincini artırabilmek.

Şimdiye kadar nasıl geri dönüşler aldınız projeyle ilgili?

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki yaklaşımımız grup çalışanlarımızın de en önemli değerleri arasında. Bu yaklaşımımızı grup çatısında her bir çalışanımızın özel yaşamına uzanan bir kapsamda ele almamız elbette ki tüm Boyner Gruplular için gurur ve güven verici.

Grubumuzda gerçekleştirdiğimiz tüm projelerde çalışan katılımının yüksek olmasını isteriz. Sanıyorum ki ilk kez bir projede sunduğumuz olanaklara çalışanlarımızın ihtiyaç duymamasını temenni ediyoruz.

Oya Hanım siz bir iletişimcisiniz. Boyner Grup, 41 yıllık bir marka. Teknolojinin değişimi ve yeni nesille birlikte, tüketici ve marka arasında nasıl bir ilişki ortaya çıktı? Yani tüketicilerle marka arasındaki alışveriş ilişkisi değişti mi?

Müşteri mutluluğu, deneyim, teknoloji ve veri Boyner Grup’un her zaman gündeminde olan konular. ‘All-line’ olarak adlandırdığımız fiziksel ve dijital tüm kanallarda zengin ve farklı müşteri deneyimi stratejimiz doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yeni dönemde müşteriler fiziksel mağazalarda sunulan pek çok deneyimi online kanallarda da aynı konforda yaşamayı bekliyor. Biz de bu beklentiler karşısında müşterilerimizin hem fiziksel hem e-ticaret alışveriş tecrübelerini bütünsel olarak ele alarak onlara güncel ve farklı neler sunabiliriz düşüncesiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bununla birlikte, içinde bulunduğumuz dönemde tüketicilerin, odağı sadece satış olmayan bir yandan da değer yaratan markalara daha yakın durduğunu da biliyoruz. Sadece tüketmekten ziyade, yeni hikâyeler ve deneyimler arayışında olan bir müşteri profilinin şekillendiğini düşünüyoruz. Dünyanın azalan doğal kaynaklarına dikkat çeken, güçlü bir sürdürebilirlik vizyonu olan markalar daha çok önem kazanıyor. Müşteri aldığı ürünün veya kullandığı hizmetin dünyaya sağladığı faydayı göz önünde bulundurarak tercih yapıyor.  Biz de topluma, çevreye ve müşterilerimize değer katan birçok farklı proje üzerinde çalışıyor ve etki alanımızı genişletmek istiyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik mesajınızla sohbetimizi tamamlayalım Oya Hanım. Neler söylemek istersiniz?

Bir Boyner Grup çalışanı olarak ama daha da önemlisi bir kadın olarak sadece Türkiye’de değil tüm dünyada toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, kadınların her alanda özgürce temsil edildiği eşit bir geleceği hak ettiğimizi söylemek istiyorum. Grup olarak bu geleceğe ulaşmak için çalışmalarımızı ara vermeksizin sürdüreceğiz.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER