Sosyal medyada ‘stalk’çı olmanın sizden götürdükleri!

İnsanlar hakkında bu kadar çok şey bilmek yorucu olmuyor mu?

Nereden başlarsam başlayayım tam anlatamayacağım veya bunu açıklamada zorlanacağım. Hayat aslında ince bir çizgidir, herkes kendi çizgilerinin sınırları içinde yaşar. Kimisi izlediği yoldan memnundur, diğerleri ise hayatlarını mahvetmeye çalışır. Sosyal medya da insanları bu yönde etkiliyor; bazılarını olumsuz etkiliyor diyebilirim.

Belki de sosyal medyanın hayatımdaki olumlu etkilerini sayarak bitiremem. Sosyal medyadan uzak durmaya çalışsam bile yapamıyorum. Uzak kalsam bile bu platformlar hayatımın ortasında bir sorun yarattı. Evet, makaleye başlamadan önce hayatı mahvolan kişinin bir stalk’çı mı yoksa kurban mı olduğunu anlamamız gerekir. Cevap aslında açık: Akıl sağlığımızdan bir şeyleri kaybediyoruz sürekli.

Bunu azaltmanın birkaç yolunu buldum. Şu an bunları uygulamaktayım.

  • Çocukluğunuzda sizleri değersiz hissettiren şeylerle yüzleşmek.
  • Sosyal medyayı kendinizi öne çıkarmak ve başkalarını göz ardı etmek için kullanmak.
  • Pek çok alana ilgi duymak.
  • Mükemmelliğe gelince de kimsenin mükemmel olmadığını unutmamak.

Bunlar bir başlangıç noktası olarak görülebilir.

AKIL SAĞLIĞIMIZI KAYBEDİYORUZ

Gerçek hayatta stalk yapmanın sosyal medyada stalk yapmaktan son derece farklı olduğunun altını çizmeliyiz. Gerçek hayatta bir insanı gittiği yerlerde takip etmek, kimlerle arkadaş olduğunu görmek ve hatta ne giydiklerine bakmak bile bizler için oldukça rahatsız edici olabilir. Fakat bunu sosyal medyada yaptığımızda endişelenmiyor, hatta kendimizi haklı görüyoruz.

Başka bir deyişle, gerçek hayatta birilerini izlemek ve onların özel alanına girmek sosyal yaşantıda hoş karşılanmazken birinin sosyal medya platformlarındaki profilini incelemek, onları takip etmek ve onlar hakkında şahsi bilgiler edinmek son derece yaygın bir durumdur. Sosyal mühendislik, bir bilgisayar sistemine yetkisiz erişim sağlayabilmek adına bu sistemi kullanan bireyin gizli bilgilerini ifşa etme sanatıdır. Yani insanların bilgilerine, şifrelerini çalmak yerine başka yöntemler kullanarak ulaşırsınız. Sosyal mühendislik öyle birdenbire şak deyince olan bir şey değildir. Belirli adımların takip edilmiş olması gerekir.

Bilgi toplama, saldırıyı planlama, araçlara saldırı, bilgileri kullanma; en çok kullandığımız bilgiler böylece toplanır. Hayatımızdan kimin gelip kimin geçtiği bile bu şekilde bulunabilir.

SORU SORMAYI BIRAKIP ANTİ SOSYAL OLUYORUZ

Hikâyenin başladığı nokta tam olarak burası. İşe yeni girdiğimiz şirket, yeni tanıştığımız insanlar, beş dakika konuştuğumuz biri; bunlar hakkında mutlaka bilgi edinme ihtiyacı duyarız. Hatta öyle ki, hayatımıza girme şansı olmayacak kişileri bile stalk’larız bazen. Belki de onları bir daha asla görmeyeceğiz ama yine de yaparız bunu.

Aynı zamanda başkalarının ulaşılamaz olarak gördüğü bilgilere de ulaşırız bazen, hatta takip ettiğimiz kişilerin bu bilgileri paylaştıklarından bile haberleri olmayabilir. Benim şahsen en rahatsız hissettiğim an gereğinden fazlasını öğrendiğimi anladığım an oluyor: İnsanlar hakkında kötü şeyler öğrenip hayal kırıklığına uğradığım an… Stalk yapmanın güzel bir tarafı yoktur. Hatta aksine, beklentilerinizi düşürür ve sizi bomboş, aptalca bilgilerle baş başa bırakır.

SAHTELİĞİ GÖRMEZDEN GELİYORUZ

Sosyal medya platformlarının yoğun kullanımının bireylerin kendi gerçekliklerinden kaçma, olmak istedikleri kişi gibi davranabilme ve sanal benliği diledikleri gibi yaratarak adeta yeni bir kişilik yaratma özgürlüğüne dayandığı söylenebilir.

Bu sebepten ötürü sosyal medya platformları birey için bilgisayar, tablet, telefon ve benzer araçlar aracılığıyla (en azından günde birkaç kere; uyumadan önce, uyandıktan hemen sonra, gün içinde Facebook, LinkedIn, Instagram vb. uygulamaları, navigasyonu ve konum bilgilerini kullanarak da olsa) edinecekleri bir bağımlılığa dönüşmeye başlıyor.

“Genelde kişinin akraba veya yakınlarının sosyal medya hesaplarına bakma veya çeşitli arama motorlarında isimlerini aratma ihtiyacı hissetmeye başlıyorum. Başlarda keyifli ve rahatlatıcı olan bu davranış bir süre sonra ‘bakmak zorunda olma’ hissine dönüştü benim için. Çünkü böyle insanlardan uzaklaşmak istesem de bu dürtüye engel olamıyorum” diyen bir arkadaşım var.

HER ŞEYİ BİLDİĞİMİZDEN İLGİMİZİ KAYBEDİYORUZ

Sosyal hayatta bizi bir araya getiren iletişim yollarının çoğunun sanal ortamlara taşındığı bir çağda yaşıyoruz artık. Ancak tüm sosyal ilişkileri sanal platformlar üzerinden gerçekleştirmek, kişiyi kendi gerçekliğine yabancılaştırma riski de taşımakta.

Günümüzde sosyal medyayı kullanmamak gibi bir tavsiyede bulunmak çoğu insan için pek olası bir seçenek olarak görünmediğinden, bu platformlarda kendi gerçek benliğimizle ne kadar iletişim içinde kaldığımızı sorgulamak, stalk’lamayı günlük rutinimizden çıkarmak, bize zarar verdiği noktada bunu sonlandırmak yapabileceğimiz şeyler arasında.

Hikâye zamanı. Yeni bir ekiple uzaktan çalışmayı planlıyordum. Herhangi biriyle tanışmadan önce ekipteki herkes için bir sosyal medya araştırması yaptım ve bilgi topladım. Bunun gayet normal olduğunu iddia edebilirsiniz. Bu bana normal geliyor çünkü bu her zaman yaptığım bir şey.

Daha sonra kendileriyle yalnızca Microsoft Teams aracılığıyla uzaktan iş birliği yapacağımız için çevrimiçi bir toplantı ayarladık. Her şey yolunda giderken proje sahibi bana projenin detayların bildirdi ve su almaya gidip hemen geri geleceğini söyledi.

Benden bildirim alma olasılıklarını düşündüğüm için 10 dakikadan kısa bir sürede yeni bir LinkedIn hesabı oluşturdum. Kendisi geri dönemden önce onun hakkında birkaç şey keşfettim. Evet, daha önce ne öğrendiysem daha fazlasını öğrenmiştim. Bir süre sonra durdum ve kendi kendime “Sen delisin” dedim. Ki öyleydim de.

Sonuç…

Sosyal medya platformlarındaki kullanıcılar yalnızca hayatlarının önemli anlarını paylaşma eğilimi gösterdiklerinden ötürü bu platformlar kendileri hakkındaki algılarımızı etkileyebilir. Sizden daha iyi bir hayata sahipmiş gibi görünen veya sizden öyle ya da böyle daha çekici bir görünüme sahip olan insanlar akıl sağlığınızı kötü yönde etkileyebilir.

Yalnızca insanları hayatımızın merkezine yerleştirmekten kaçınmamız gerek aslında.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER