Şirin Tekinay SEFI Fellowship Ödülüne Layık Görüldü

Prof. Dr. Şirin Tekinay, Avrupa’nın prestijli mühendislik ödülü olan SEFI Fellowship’e layık görüldü. Tekinay, 1995 yılından bu yana verilen SEFI Fellowship ödülünü alan ilk Türk olma unvanına da sahibi oldu. 

Avrupa’nın en büyük mühendislik ağı olarak kabul edilen SEFI, Avrupa çapında uluslararası platformda mühendislik eğitiminin gelişimini sağlamayı ve bu alanda çalışan bireyleri destelemek amacıyla 1973 yılında kuruldu.  SEFI üyeleri, mühendislik fakültelerinde eğitim veren yükseköğretim kurumlarının rektörleri, dekanları ve diğer akademi üyelerinin yanı sıra, endüstrinin büyük mühendislik ve teknoloji kurumları ile diğer uluslararası mühendislik kuruluşlarından oluşuyor.

Tekinay, bu yıl ödülü İrlanda’dan Prof. Mike Murphy ve İsveç’ten Prof. Jonte Bernhard ile birlikte kazandı.

Ödülü, Barselona’daki Politeknik Üniversitesi’nde düzenlenen törende SEFI Başkanı Prof. Hannu-Matti Jarvinen’in elinden alan Tekinay, Avrupa’nın her yerinden 400’e yakın delegenin katıldığı törende duygularını şu sözlerle ifade etti;

“SEFI ödülünün, dünya çapında mühendislik eğitiminin yenilenmesine, mühendislik eğitimi ve disiplininin evrimine yaptığım katkılar ve getirdiğim vizyon nedeniyle bana verildiği belirtildi. Bugüne kadar bu ödüle layık görülen meslektaşlarıma baktığımda Avrupa’nın en önemli üniversitelerinde mühendislik eğitimi alanında devrim yapıp, ekol yarattıklarını görüyorum. Ben de bu kişiler arasına girdiğim için gurur duydum. En önemlisi de ülkem adına mutlu oldum. 

Bu yıl Avrupa’nın Doğu ucu ile SEFI Fellow Ödül programının haritası tamamlanmış oldu. Ben, İstanbul’da doğdum büyüdüm, küçük yaşlarda mühendislik mesleğini insan hayatını iyileştirecek, geliştirecek bir yol olarak seçtim. Gençler haklı olarak geleceklerine dair endişeli. Geçmiş nesillere kızgın. İçine doğdukları dünyanın yaşam alanının, çevresinin, enerjisinin, kaynaklarının sorunlarını görüp bir endişe ve kızgınlık duyuyorlar. Onları mühendis olmaya özendirmek ve bu mesleği aşılamak istiyorum. Bu alanda bu göreve layık görüldüm ve bu konuda çaba harcayacağım.

Mühendisliği özendirmek için küçük yaşta eğitim sistemine girip çocuklarımızı sözel ve sayısal diye bölmeden bütünsel eğitimle, inovasyona, yaratıcılığa sevk eden takım çalışması yapılsın diye eğitim yöntemleri ile uğraştım. Mühendislikte çeşitlilik, kız erkek katılımı ve mühendislik eğitimine herkesin erişebilmesiyle ilgili projeler başlattım, fon buldum. Aldığım birçok idari görevde de buna önem verdim. Bu mesleğin cinsiyetsiz ve kapsayıcı olması için, kızlarımızın özendirilmesi için bundan sonra da elimden geleni yapacağım.”

 

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER