Şimdi ‘Eşitlik’ zamanı!

Kadınların seçimle ve atamayla gelinen karar alma mekanizmalarındaki eksik temsili, yüzyıllardır devam eden kronik bir sorun. Ne yazık ki eksik temsilin yarattığı eşitsizlikler ve adaletsizlikler tüm kademelerde ve özellikle yerel düzeyde daha şiddetli ve derinden hissediliyor. Oysaki kadınların seslerinin ve sözlerinin daha çok duyulabilmesinde, daha gür çıkabilmesinde ve böylece daha fazla etki yaratabilmesinde yerel yönetimler muazzam potansiyellere sahip. 

Eşit temsil temel bir insan hakkıdır

Mahalle muhtarlıklarından köy muhtarlıklarına, kent konseylerinden yerel sivil toplum kuruluşlarına, belediye meclis üyeliklerinden il genel meclis üyeliklerine ve belediye başkanlıklarına kadar nüfusun yarısını oluşturan kadınların eşit temsiliyle daha eşit ve kapsayıcı mahalleler, köyler, kentler inşa edilebilir. Bunun yolu, yerel düzeyde kadınların taleplerini dile getirebilecekleri alanların varlığından; yerel karar alma mekanizmalarında kadınların dengeli temsil edilmesinden ve yönetsel süreçlere aktif katılmasından geçiyor. Ancak düşünülenin aksine, daha erişilebilir olduğunu düşündüğümüz kent konseylerinde ve yerel sivil toplum kuruluşlarında bile kadın başkan sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Şüphesiz, bu durum tesadüfi değildir. 

Kadın kollarının ve kadın meclislerinin ötesine geçebilmek

Kadınlar siyasi partilerde kadın kollarıyla nasıl sınırlandırılıyorsa, kent konseylerinde de benzer bir durum söz konusu. Kent konseyinin yönetim organları arasında kadınlar eşit temsil edil(e)mediği için kadın temsili çoğunlukla ‘kadın meclisi’ ile sınırlı kalıyor. Halbuki yerel demokrasi açısından son derece önemli mekanizmalar olan kent konseyleri, kadınların kent ölçeğinde özgül gereksinimlerini dile getirebilecekleri ve kentin kararlarına ortak olabilecekleri kritik oluşumlardan biri. Sivil toplum kuruluşları için de aynı durum geçerli. Kadınlar, kadın derneklerinin veya vakıflarının başkanı olur iken karma örgütler çoğunlukla erkekler tarafından yönetiliyor. Aslında, eril zihniyet her düzeyde, her ölçekte ve her alanda kendini yoğun olarak hissettiriyor. 

Yerelde eşitlik mümkün

En nihayetinde, yerel düzeyde kadınların görünür olması için fırsatlar yaratılmasında ve kapasitelerinin ortaya çıkarılmasında -beşikten mezara kadar gündelik hayatın merkezinde olan- yerel yönetimlere önemli görevler ve sorumluluklar düşüyor. Bu nedenle, yerel yönetimler vatandaşların ‘mahalli müşterek’ nitelikteki ihtiyaçlarının tespit edilmesinde ve bu ihtiyaçların karşılanmasında kadınların gücünden ve potansiyelinden mutlaka faydalanmalı. Unutmamalıyız ki, kadınların her daim yerelde söyleyecek sözü ve eşitsizlikleri değiştirecek gücü var.

Eşitlik beklemez

Eşitlik yerelden başlar. En küçük yönetim birimi olan muhtarlıklardan başlayarak tüm yönetsel kademelerde kadınlar eşit temsil edilmeli; siyasi partiler kadın adayları seçilebilir sıralardan ve yerlerden aday göstermeli. Bununla birlikte hem nitelik hem nicelik olarak kadın aday sayısı artmalı. Sonuç olarak, kadınların varlığı ve eşit temsili görmezden gelindiğinde daha eşit, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya sadece hayal olacaktır. 

Özetin özeti, kimsenin geride kalmadığı hiçbir mahalle, köy ve kent kalmaması için ‘temsilde eşitlik ilkesi’ tüm yönetsel mekanizmalarda benimsenmeli, içselleştirilmeli ve harfiyen uygulanmalı. Eşitlik sözde kalmamalı, bir an önce eyleme geçmeli. 

Son söz: “Kadınların yeri kararların alındığı her yerdir.”

 

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER