Sağlık sektörünün yönünü kadınlar değiştirecek

Kadınlara, liderlik yolculuğunda bilgi ve tecrübe desteği

Beril Hanım, insanların daha sağlıklı yaşamaları için ‘Sağlıklı Yaşam Ortağı’ olmak amacıyla kurulan Kampotu’nun Genel Müdürlüğü’nü yürütüyorsunuz.  Sadece bulunduğunuz kurumda çalışmakla sınırlandırmıyorsunuz kendinizi aynı zamanda sürdürülebilir bir toplum için çalışmalar yürütüyorsunuz. Bunlardan biri de Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı. Bu programın ilki mayıs ayında ilk mezunlarını verdi. Şimdi ikincisi başlıyor. Bu programdan bahseder misiniz?

Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı, sağlık endüstrisinde orta kademe yönetici kadınları üst kademelere olan yolculuklarında hem bilgi hem de tecrübe anlamında desteklemek üzere kurgulandı. Professional Women’s Network (PWN) İstanbul Yönetim ve Danışma Kurulu üyelerinden oluşan bir grup tarafından başlatılan girişim, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) ile işbirliği yapma kararı ve Awen for Us ile SDSN Turkey desteği ile şekillendi. Programın en önemli özelliği liderlik yolculuğunda kadınlara destek olacak 360 derece bakış açısını, BÜYEM eğitmenleri ve sağlık endüstrisinin CEO ve Genel Müdürleri ile birlikte oluşturmak. Zengin eğitim programının yanı sıra proje çalışmaları ve mentörlük süreciyle şekillenen programda katılımcılar hem bilgilerini artırırken hem de geniş bir networking olanağına kavuşuyorlar. 

Liderlik programı fikri nasıl ortaya çıktı?

Kadınları her kademede ve geniş bir etkinlik alanında desteklemeyi hedefleyen PWN İstanbul Yönetim Kurulu üyeleri Aylin Olsun, Sevda Solak ve benim dışımda Danışma Kurulu üyeleri Güldem Berkman ve Şeyda Atadan programın fikrini ortaya çıkaran ekip. Program daha sonra BÜYEM yöneticileri ve Awen for Us kurucusu Aylin Löle’nin katılımıyla Şubat 2022’de hayata geçti. İlk mezunlarını Mayıs 2022’de veren program ekim başı itibarıyla ikinci programla devam ediyor.

Program ne kadar sürecek?

1 Ekim’de yüz yüze eğitimle başlayan program, 24 Aralık’a kadar devam edecek. Programla sektördeki kadınların gelişimi desteklenirken, kişisel ağlarını genişletmelerine de katkı sağlanacak. Sağlık ve ilaç şirketlerinden üst düzey yöneticilerin katılımcılarla bir araya geleceği program, Harvard Üniversitesi ‘Liderlikte Kadın: Yükselen Liderler için Online Sertifika Programı’nı tamamlama olanağı da sunuyor.

****

Çekinen kız kardeşlerimize yol gösterici olacak

Takeda İlaç’ta Kıdemli Ürün Müdürü olan Yasemin Hepsert de Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler programına katılanlardan biri. Yasemin Hanım, sizin ilaç sektörüne geçişiniz nasıl oldu, bizimle paylaşır mısınız?

1980 yılında Samsun’da doğdum. Tüm çocukluğum ve üniversite dahil eğitim hayatım doğduğum bu güzel liman şehrinde geçti. 2000 yılında, 19 Mayıs Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun olduktan sonra çocukluğumdan beri hayal ettiğim öğretmenlik mesleğine atama olmayışı nedeniyle kavuşamayıp devamında ilaç endüstrisinin lider firmalarından birinde Samsun bölge çalışanı ve bölgenin tek kadın satış sorumlusu olarak kariyerime başladım. Yaklaşık 7 yıl boyunca bölgemde ekip arkadaşlarımla uyum içerisinde, çok geniş bir bölgenin tek sorumlusu olarak oldukça başarılı iş sonuçlarına ulaştım ve yöneticilerimin de geribildirimlerinden cesaret alarak ve kariyerim adına beni ileriye taşıyabileceğine inandığım fırsatları bulabileceğime inanarak İstanbul’a tayin oldum.

Hayatımın dönüm noktası olarak nitelendirebileceğim bu kararımın devamında hedeflediğim yöneticilik pozisyonunu yakalamam çok uzun sürmedi ve 2009 yılından 2021 yılına kadar çeşitli tedavi alanlarında birbirinden harika ve değerli ekip arkadaşlarıyla takım lideri olarak çalışma şansım oldu. Bu süreci yönetirken aynı zamanda satışta kadın gücünü destekleyen birtakım projeler ve çalışma gruplarında da görev aldım ve bu konunun her zaman aktif bir destekçisi oldum. Son iki yıldır TAKEDA İlaç Hematoloji Departmanı’nda Senior Product Manager olarak görev yapmaktayım.

Sizce sağlık sektöründe çalışan kadınların en büyük ortak problemi nedir?

Hayatının yönünü, rotasını 20’li yaşlarından beri kendisi belirlemiş bir kadın olarak ‘Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler’ programının bana çok şey kazandırabileceğinden daha ilk duyuruya rastladığım an itibarıyla emin oldum. Sağlık sektörünün pek çok biriminde çalışan kadınların, yani bizlerin en önemli ortak sorunlarından birinin, birbirimizi destekleyecek ve birbirimizden öğrenecek platformların sayıca çok fazla olmaması gerçeği olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte bu gibi platformlarda bir araya gelecek birbirinden güçlü, üretken ve paylaşımcı kadınların birlikte üreteceği ve şekillendireceği pek çok projenin sektöre adım atmış genç kadınlara ya da herhangi bir yerde kendi donanım ve yetkinliğini ortaya koymak noktasında çekince ve karamsarlık yaşayan kız kardeşlerimize mutlaka bir noktada yol gösterici olacağına inancım tam.

Bu projenin içerisinde yer aldığım ve ilk mezunlarından olduğum için son derece mutlu ve gururluyum. Sektöre emek vermiş tüm canım kadınlarımızın da takipte kalmalarını ve bu gibi platformlara katılımcı olup desteklemelerini diliyorum.

****

Kararların alındığı masada kadınlar da olmalı

Sağlığa Yön Veren Kadın Liderler programına katılan kadınlardan biri de Kampotu Üretim ve Teknik Operasyonlar Direktörü Sevcan Deveci. Sevcan Hanım, sizi tanıyabilir miyiz?

Lisans eğitimimi Abant İzzet Baysal Üniversitesi Biyoloji bölümünde tamamladıktan sonra yüksek lisans eğitimime Kocaeli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsi’nde devam ettim. Aynı zamanda İngilizce öğretmeni olmamdan dolayı eğitim sektöründe kısa bir tecrübem oldu. İlaç sektöründeki ilk kariyer fırsatımı Deva Holding A.Ş’de yakaladım. Buradaki tecrübem hayatımdaki ikinci bir mastırdı. Ardından Türkiye’de Veteriner İlaç GMP’sine ilk kez sahip olan Medicavet Veteriner İlaç’larının tesis ve kalite sistem kurulumlarında yer aldım. Sonrasında Selçuk Ecza Holding bünyesinde bulunan Mamsel İlaç’ ta tesis ve kalite sistemleri kurulumunda görev aldım.  Üçüncü kez tesis kurulumuyla farklı sorumlulukları da üstlenerek başladığım, başarmak için birçok fırsat yakaladığım Kampotu İlaç Gıda Sanayi ve A.Ş.’de Üretim ve Teknik Operasyonlar Direktörü olarak büyük bir keyifle çalışıyorum. Bunu işime olan tutkuma ve birlikte çalıştığım güzel insanlara borçluyum.

Sizce böyle bir programa neden ihtiyaç var?

Sürdürülebilir bir dünya yaratmanın kadın liderlerle birlikte daha hızlı yol alacağını düşünüyorum. Ancak günümüzde özellikle ülkemizde ben de dahil olmak üzere operasyonel konulara odaklanmaktan “Kendimizi nasıl öne çıkartabiliriz? Nasıl geliştirebiliriz?” konularına odaklanamıyoruz. Kadın liderlerin de stratejik hikâyeleri anlatan büyük resme odaklanan tarafta olması gerektiğini düşünüyorum. Ekonomi, ekoloji, insan kaynağı ve dünyamızdaki iyileşmeler de kadın liderlerin rollerinin çok önemli olduğuna inanıyorum.

Karar alma süreçleri ve finansal performans sürecinde kadınların olumlu etkilerini her zaman deneyimliyoruz. Karar alma süreçlerinde farklı perspektifler sunuyorlar, dengeli bir kurumsal yönetim biçimleri ve bu duruş beraberinde sürdürülebilir finansal bir tablo ortaya çıkartıyor. Daha güçlü fikirler, daha iyi ürünler ve daha fazla müşteri kazanımı ile daha başarılı iş sonuçları elde ediyor. Kadınlarımızın gücüne inanıyorum. 

Neden bu programa katıldığınızı okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Sürdürülebilirlik projelerinde yer alan bir kadın çalışan olarak, kararların alındığı masalarda kadın liderlerin olması gerektiğine inanıyorum. Bu programa katılma konusunda bu nedenlerden dolayı oldukça istekliydim; programda örnek alacağımız bize yol gösterecek başarılı birçok lider yer alıyordu. Onların deneyimlerini dinlemek birçok konuda beni yönlendirdi. Zaman yönetiminin ve büyük düşünmenin önemli olduğu çalışma hayatımızda bana yön verdiler. Bu programın bana sağlık sektörü için yön vermenin yanı sıra geleceğe de yön verme konusunda muazzam katkıları oldu. 

****

Kadınlar daha vizyoner bakış açısı geliştiriyor

Şule Kahveci Sayar, Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler programına katılan isimler arasında. Şule Hanım, sizin ilaç sektöründeki yolculuğunuz nasıl başladı? 

Veteriner Fakültesi’nde henüz bir öğrenciyken beni mutlu edecek işe karar verip hedeflerimi belirlemiştim. İlaç sektöründe olma fikrinin bana verdiği heyecanı takip ettim ve Eczacıbaşı-Baxter’da çalışmaya başladım. Verdiğim kararın benim için ne kadar doğru olduğunu kızımı dünyaya getirdikten kısa süre sonra yönetici pozisyonuna yükselmem ve hematoloji-immünoloji ekibini kurma tecrübesini yaşamamla bir kez daha anladım. Ekibimle beraber bir aile olarak işimizi tutkuyla, severek, eğlenerek yapmamız bize pek çok başarıyı getirdi. 

2016 yılına kadar stabil giden iş hayatım Baxalta, Shire satın almalarıyla biranda değişti. 2016 yılında Shire ailesine geçtiğimde Ankara Bölge gibi birçok ili kapsayan ve rekabetin yoğun olduğu bir bölgenin liderliğini yapma teklifi aldım. Tüm Karadeniz, İç Anadolu ve Kuzey Marmara’yı kapsayan seyahatin bol olduğu bu sorumluluk beni önce korkutsa da tanıştığım otör hekimler  ve dernek başkanlarından yeni bilgiler öğrenmeye, bölgedeki insanlarla sıcak ilişkiler geliştirmeye, daha sistematik çalışmaya ve ekip arkadaşlarımla gerçek bir takım çalışması ortamı yaratmaya odaklanarak Ankara Bölge immünoloji ekibini yeniden kurdum. Ankara Bölge İmmunoloji Business Lead olarak devam ettiğim ilaç sektöründe 23 yıllık tecrübeye sahibim.

Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler programıyla ilgili neler söyleyeceksiniz? 

Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler gelişim programının amacı, sektörde kadın yeteneklerin gelişim sürecini hızlandırmak ve katılımcı kadın liderleri güçlendirerek cesaretlendirmekti. Projede sağlık sektöründeki liderlerimizden mentörlük alarak ve birbirinden değerli pek çok hocamızdan eğitim alarak gelişme şansı bulduk. 

Kadınların tutkusu, bitmeyen enerjileri, çalışkanlıkları ve elinden gelenin en iyisini yapma arzusu, sürekli öğrenme ve gelişme tutkusu, sağlık alanında artan gereksinimlerin üstesinden gelme ve sağlık sektörüne katkı sağlamada oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Sağlık sektörüyle birlikte tüm sektörlerde toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir iyilik adına, kurumsal sürdürülebilirliği içselleştiriyor ve daha vizyoner bakış açısı geliştiriyoruz.

Programın size katkıları neler oldu?

Pandemi döneminin kadınların liderlik yeteneğini parlattığını düşünüyorum. Kolektif çıkarları kendi çıkarlarının önüne koyan, bakım verme ve iletişim yönü oldukça kuvvetli olan kadın liderlerimizden insanları dönüştürerek motive etmeyi ve insanları parlatmayı öğrendik ve pek çok konuda ilham aldık. 

Farkındalığın arttığı, hemcinslerimle birlikte eşit yönetsel sorumluluklarımızın olduğu daha güzel bir ülke için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.

****

Kadınların iş hayatında sadece görünür olmaları yeterli değil

Ece Demirkır, siz de Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler programına katıldınız. Bu programla ilgili fikrinizi sormadan önce sizi tanıyabilir miyiz? Sizin sağlık sektöründeki hikâyeniz nasıl başladı?

Şu anda Sanofi Sağlık Ürünleri’nde Kurumsal İletişim ve Pazara Erişim Lideri olarak çalışmaktayım. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun oldum, sonrasında kariyerime Novartis İlaç’ta Pazara Erişim Departmanı’nda staj yaparak başladım. Peşi sıra Amgen, Sandoz ve Novo Nordisk şirketlerinde yine Pazara Erişim ve Kurumsal İlişkiler departmanında farklı kademelerde yer aldım. Sektörde yaklaşık 10 yıllık tecrübeye sahibim. Halihazırda yapmış olduğum iş, fiyatlandırma, geri ödeme, sağlık ekonomisi modellemeleri, kurumsal ilişkiler, proje yönetimi vb. alanlarını içermektedir. Bu alanlarda akademik olarak da güçlenmek ve farklı bakış açılarıyla beslenmek için Hacettepe Üniversitesi’nde ‘Sağlık Ekonomisi ve Farmakoekonomi’ bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Öncelikle ilaç sektörünün, sağlık sektörünün önemli bileşenlerinden biri olduğu inancındayım. Benim de içinde yer aldığım Kurumsal İletişim ve Pazara Erişim Departmanı’nın, kompleks ve dinamik sağlık hizmetlerine sahip ülkelerdeki rolünün kendini sürekli güncel tutmak ve farklı disiplinlerle besleyebilmek olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla, bu hassasiyetlerin de farkında ve bu alandaki güçlü liderlerden biri olarak yoluma devam etmek; sonrasında edindiğim tecrübelerle başka kadın liderlerin yetişmesine de katkı sağlamak istiyorum.

Siz bu programa neden başvurdunuz, hedefiniz nedir?

Kanımca artık kadınların, iş hayatında sadece görünür olmaları yeterli değildir, ayrıca yönetim kademelerinde de kendilerine erkeklerle eşit olanaklar sunularak yer buluyor olması gerekmektedir. Kendi adıma bu yolda hakkaniyetle ve liyakate uygun olarak ilerleyebilmek için her türlü donanıma sahip olmak arzu ve niyetindeyim. Beni ‘Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Gelişim Programı’na başvurmaya iten en önemli etkenlerden biri de programın, benim gibi liderlik yolunda ilerleyen kadınlara farklı bakış açıları kazandırmak için kurgulanmış olması. Bununla beraber programa benimle beraber dahil olan arkadaşlarımın sektördeki tecrübelerini ve karşılaştıkları zorlukları ilk ağızdan dinlemek programa değer katan bir diğer unsur. Kadının özellikle yöneticilik pozisyonlarında daha görünür olmasını amaçlayan kadının kadına yurt olduğu böylesi bir programın içerisinde yer aldığım ve ilklerden biri olduğum için çok mutluyum.

****

Yönetimde kadınların olması yaratıcılığı artırır

Melika İnkaya Taşkın, Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler programının ilk mezunları arasında yer alıyor. Melika Hanım, sizi tanıyabilir miyiz öncelikle?

İTÜ Kimya Mühendisliği’nden 2007 yılında mezun oldum. 15 yıllık ilaç sektörü deneyimimde Deva, Mustafa Nevzat, Eczacıbaşı-Baxter, Eczacıbaşı-Baxalta, Shire, Takeda, CSL Behring olmak üzere çeşitli ulusal ve çok uluslu şirketlerde çalışma fırsatı yakaladım. Sabancı Üniversitesi Executive MBA programını 2017 yılında tamamladım. Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ve PWN İstanbul işbirliği ile oluşan ‘Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler’ programının da ilk mezunlarındanım.

Kariyerime 2007’de ruhsatlandırma alanında başladım. 2013’de fiyatlandırmayı merak ederek büyük bir hevesle bu sorumluluğu aldım ve 2014 sonunda geri ödeme sorumluluğunu da alarak kariyerime pazara erişim alanında devam ettim. 2020 yılından bu yana CSL Behring Türkiye’de Pazara Erişim ve Ruhsatlandırma Direktörü olarak çalışmaktayım ve yönetim ekibi üyesiyim. Aynı zamanda İsrail’in pazara erişim fonksiyonundan sorumluyum. Başlıca kan ürünleri, biyoteknolojik ürünler, nadir hastalıklar, immünoloji, hematoloji, hastane ürünleri, renal ürünler, nutrisyon tedavi alanlarında ve konularında uzmanlaştım. 

Yönetim kademelerinde kadınların olması neyi değiştirir sizce?

Yönetim kademesinde daha fazla kadın olması bana göre çeşitliliği ve yaratıcılığı getirerek inovasyona ortam sağlıyor. Özellikle yönetim kurulunda ve üst düzey kademelerde yöneticilerin kadın olması yukarıdan aşağıya bu çeşitlilik ve inovasyonun yayılmasını sağlıyor. Kadınlar takım çalışması, çok yönlü düşünme kabiliyeti, duygusal zekâ, empati ve iletişim yeteneğiyle öne çıkıyor. Sorunlara hızlı ve pratik çözümler sağlayıp, insan odaklı tutumlarından ötürü çalışan ve müşteri memnuniyetini artırıyorlar. Bu yetkinlikler hele ki sağlık sektöründe çok daha gerekli. İlaç sektöründe yönetim ekiplerinde kadın liderlerin sayısının artması dileğiyle…

*****

 Sağlıklı toplum yönetimde eşitlikle mümkün

Cansu Dal Kaynak, siz de Salığa Yön Verecek Kadın Liderler programının katılımcılarındansınız. Siz neler yapıyorsunuz, sizi tanıyabilir miyiz?

Raboid Ruhsatlandırma Bilişim ve Danışmanlık firmasının kurucusuyum. 12 yıllık ilaç ve tıbbi cihaz ruhsatlandırma tecrübemi dijital ile birleştirerek, sağlık sektörü için yenilikçi çözümler üretmek için çalışıyorum. Yapay zekâ destekli robotik proses otomasyonuyla başvuru takip, dijital arşivleme, ruhsatlandırma, uyum, listeleme ve veri analitiği raporlaması sağlayarak firmaların verimliliğini artırıyor ve veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyorum. 

Sağlık sektörü için fırsat eşitliği terazisinde toplam çalışan kadın-erkek oranı yönünden sayısal bir eşitliğin olduğundan bahsedebiliriz. Bununla birlikte, yönetim kademelerinde bu oranın dramatik bir şekilde düştüğünü gözlemliyoruz. Kariyerine dört elle sarılarak başlayan ve bir süre erkekle aynı hızda ilerleyebilen bir kadın için kariyerinin duraklama dönemine girmesinin ve neticede yönetim kademesine ulaşamamasının ise bir tek ana sebebi var: Kadının yeterince desteklenmemesi. 

Kadınların yönetim basamağına çıkabilmesi için ev işlerinde, çocuk bakımında tek sorumlu olarak görülen kadına ‘evde destek’; bütüncül/stratejik bakış açısı, efektif iletişim ağı ve özgüven kazandırabilmek adına ise ‘işte destek’in oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Bu destekler verilerek yönetim kademesinde kadın-erkek eşitliği sağlandığında, yönetsel kararların daha dengeli, isabetli ve kapsayıcı biçimde alınacağı, böylece daha barışçıl, sürdürülebilir ve sağlıklı bir toplumsal yaşamın mümkün olacağı kanaatindeyim.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER