Regl yoksulluğunu ve tabusunu yıkmak için konuşacağız

Ataerkil toplumlarda kadınların ve genç kızların birbirlerine fısıldadıkları konulardan biri de regl yani âdet dönemleri. Ayıplanır ve saklanılması gereken bir durum olarak görülür. Ama böyle öğretilmiştir. Şimdi özellikle iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte bu durum değişiyor. Bir de regl tabusunu ve yoksulluğunu yıkmaya çalışanlar var. Konuşmamız Gerek Derneği Eş Kurucusu İlayda Eskitaşçıoğlu da onlardan biri. Eskitaşçıoğlu, Türkiye’nin herhangi bir okulunda bir kız çocuğu regl olduğunda kimsenin onunla dalga geçmemesi ve ihtiyaç duyduğu ürüne rahatça erişmesi için çaba harcıyor. 

İlayda Hanım sohbetimize hoş geldiniz. Genç kızların, kadınların fısıltıyla konuştukları regl yoksulluğu ve tabusunu yıkma girişiminizi konuşmak istiyoruz. Bu amaçla Konuşmamız Gerek Derneği’ni Bahar Aldanmaz’la birlikte kurdunuz. Bu derneğin kuruluş hikâyesini okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Elbette. 2011 yılında gerçekleşen Van depremi sonrası, çoğunluğu kadınlardan oluşan ailemle birlikte, bölgeye gönderilmek üzere hazırladığımız yardım kolilerine hiçbir menstrüel ürün koymadığımızı fark etmemle başladı aslında bu sorgulama. Birkaç yıl sonra Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde “kirli” kelimesinin tanımları arasına “aybaşındaki kadın” ifadesinin eklendiğini öğrenince, bu tanımı okuyan küçük bir kız çocuğunun kendi bedeni ve deneyimleri hakkında ne hissedeceğini düşündüm. Bu alanda okumaya, düşünmeye başladım ve mezun olduğum lisede mütevazı bir kermesten biriktirilen parayla Ankara’da ilk saha çalışmamızı gerçekleştirdik. Hemen sonrasında, o sıralar Chicago’da yüksek lisansını yapan, bugünkü ortağım Bahar bana ulaştı ve tez araştırmalarında regl deneyimlerinin sürekli karşısına çıktığını, Adanalı olduğunu, mevsimlik tarım işçilerine birlikte ulaşabileceğimizi söyledi. Online başlayan bu tanışma zamanla ortaklığa, dostluğa dönüştü ve mücadelemiz büyümeye başladı. Doktora araştırmacısı genç kadın olarak, 2016 yılından beri giderek büyüyen ekibimiz ve gönüllülerimizle birlikte bu alanda çalışıyoruz. Türkiye’de regl yoksulluğu ve tabusuyla mücadele eden tek derneğiz. Üç ana hedefimiz var: Türkiye’de menstrüel ürünlerin erişilebilirliğinin, kalitesinin ve sürdürülebilirliğinin artması; regl yoksulluğu ve deneyimleriyle ilgili veri toplama ve içerik oluşturmanın yaygınlaştırılması; eğitim müfredatına cinsellik ve regl olma eğitiminin dahil edilmesi.

Siz regl bir diğer adıyla adet dönemlerinizi hiç saklama ihtiyacı duydunuz mu? Ailenizde olmasa bile çevrenizden saklamak için bir toplumsal baskı hissettiniz mi?

Ben de, Bahar da doktor çocuklarıyız. Ebeveynlerimizin desteği ve konuşmaya açık oluşlarına rağmen biz de regl tabusunu farklı farklı şekillerde deneyimledik. Regl dönemlerini saklamak diyemem ancak ortaokulda dünyanın en gizli operasyonunu yürütür gibi fısıldayarak arkadaşlarımdan ped istediğim, o ped görünmesin diye bin bir zorlukla tuvalete koşturduğum veya kasada tek başıma ped alırken çekindiğim zamanlar oldu. Hiç sormadan pedi siyah poşete koyup veren bakkallar, regl deneyimlerine dair sorularını, yorumlarını hep fısıldayarak paylaşanlar, denize giremediğimde “Hastaymış” diyen arkadaşlarım da… Bunu Türkiye’de büyümüş, ilk regl deneyimini burada yaşamış pek çok kişi paylaşır sanıyorum. Aslında bu gibi deneyimleri derlediğimiz, Dinozor Genç’ten çıkan ‘Hadi Konuşalım’ kitabımız var. İlk defa regl olan bir kız çocuğunun, Elif’in hikâyesi üzerinden regl gerçekliğini anlatıyor. Çevresinden duyduğu doğru sanılan yanlışları, korkuları, endişeleri ve sonrasında okullarına gelen eğitimcilerden edindiği bilgilerle ve ailesinin de desteğiyle konuya bakışının nasıl değiştiğini anlatıyor. Ailelere de yol gösteriyor. Hem ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte okumaları için bir rehber hem de regl deneyimlerinde yalnız olmayacaklarını hissettirecek bir hikâye sunmak istedik. Elif’in bir haftasını günlüğünden sayfalarla birlikte takip ederken, regl konusunda bilimsel bilgilere, yol gösterici bir regl sözlüğüne de erişebiliyor okurlar. Saha çalışmalarımız boyunca çocuklardan regl ile ilgili o kadar çok soru aldık ki, bu soruları bir kitapta yanıtlamak en büyük hayalimizdi ve yakın zamanda bu hayal gerçek oldu. İlgilenen okurlar kendileri, çocukları için satın alabilirler. Kitabın bütün gelirleri saha çalışmalarımıza gidiyor.

Türkiye’de kimsenin konuşmak istemediği konulardan biri regl yoksulluğu ve regl tabusu. Bu iki farklı durumu da bizim için tanımlar mısınız daha iyi anlaşılabilmesi için?

Yıllardır bu alanda büyük bir istek ve emekle konuşuyoruz, bu yüzden giderek daha çok konuşulan diyebiliriz. Mücadele ettiğimiz regl yoksulluğu ve regl tabusu kavramları kulağa sıradışı gelebilir, “Ne ola ki?” sorusu gelebilir akla, hemen açıklayalım. Regl yoksulluğu, regl olan bireylerin alım güçlerinin yetmemesi ve gelenekselleşmiş toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle regl oldukları zaman kendilerine bakım vermelerini kolaylaştıran hijyenik ped, tampon gibi menstrüel ürünlere ve temiz su, çöp kutusu ve güvenli bir tuvalet (veya oda) gibi temel ihtiyaçlara erişim sorunudur. Konuşmamız Gerek Derneği olarak regl hakkında kapsamlı, doğru bilgiye ve eğitime erişememe sorununu da regl yoksulluğunun bir parçası olarak görüyoruz. Regl tabusu ise, regl olmanın ve regl yoksulluğunun konuşulmaması ve saklanması gereken bir konu olarak görüldüğü sosyal normu anlatmak için kullanılır. Regl olan bütün bireylerin kendine özgü şekillerde deneyimlediği regl yoksulluğu orantısız olarak sosyoekonomik bakımdan dezavantajlı konumda olan, geliri olmayan veya çok kısıtlı olan, güvencesiz işlerde çalışan kadınları ve kız çocuklarını orantısız şekilde etkiliyor. 

Regl yoksulluğunu mu regl tabusunu yıkmak mı daha zor?

Bu soruyu yanıtlamak çok güç, çünkü regl yoksulluğu ve tabusu birbirinin içine geçmiş halde. Regl yoksulluğunun en önemli sebeplerinden biri, kamusal politikalarda regl bakım ihtiyaçlarının görünmezliği, konuşulmuyor oluşu, bunun da sebebi yine mücadele ettiğimiz tabu. Her ikisini de yıkmak için mücadelemiz devam edecek, konuşacağız.  

2016 yılından beridir Anadolu’da bu konuda mücadele ediyorsunuz. Son dönemde de deprem sahasında yoğun olarak çalıştınız. Anadolu’da gerçekleştirdiğiniz araştırma ve çalışmalarda nelerle karşılaştınız? 

Deprem bölgesinde regl bakımı ihtiyaçları hâlâ sürdüğünden bu soruyu deprem sahası çalışmalarımızdan izlenimlerimizle cevaplamak isterim ki bugüne kadar Türkiye’de 32 ilin üzerinde gerçekleştirdiğimiz saha çalışmalarında gözlemlediğimiz pek çok deneyimle paralel. Öncelikle, biz dernek olarak regl bakım ihtiyaçlarının çeşitliliğinin farkındayız. Dini ve kültürel inançların, bireysel değerlerin regl bakım ihtiyaçlarını ve davranışlarını etkileyebildiğini kabul ederek yola çıkıyoruz. Başka ürünlere erişimi olmadığı için ya da böyle tercih ettiği için hijyenik ped veya tamponun dışında bebek bezi, kumaş ve bez gibi alternatif ürünler kullanan, bu şekilde çözüm üreten pek çok kişi var. Burada parmak sallayan, regl bakımının belirli bir şekilde sağlanmasını dayatmadan, eldeki imkânlarla nasıl en güvenilir şekilde bakım sağlarız, bunun üzerine yoğunlaşıyoruz. Regl hakkında konuşmak ve ihtiyaçları dile getirmek konusunda herkes rahat ve güvende hissetmiyor. Ancak biz deprem sahasında oluşturduğumuz kadın çemberleri ve ergen oturumlarında güvenli alanlar yaratmaya, duygudaşlık oluşturmaya çalışıyoruz. Regl bakımı ve hijyeni üzerine konuşurken, konunun döngüsel bedenlere gelmesi, paylaşılan deneyimlerin ortaklaşması, normalleşmesi, kontrolsüzlük hissinin uzaklaşıp güven algısının güçlenmesine yarıyor. Özellikle afet sonrası çalışmalarımızda, imkânlar elverdiği kadar regl bakımı için ihtiyaç duyulan koşulları ve ürünleri sağlamaya çalıştık. Sadece deprem sahasında değil, bütün saha çalışmalarımızda, hijyenik pedi ambalajından çıkarıp külotun ağ kısmına yapıştırdığımız anda kıkırdamalar, gülüşmeler oluyor. Ancak bu ortak deneyimi açıkça ve güvenle konuştukça, herkes birbirinin deneyimini dinledikçe ve paylaştıkça kadın dayanışmasının güçlendiğini görüyoruz.  

Bugüne kadar kaç genç kız ve kadına ulaştınız?

Regl yoksulluğu ve tabusuyla mücadelemizde 1,2 milyon kişiye ulaşmayı başardık. Ulaşmayı öncelediğimiz gruplar mevsimlik tarım işçileri, mülteci ve göçmenler, köy okullarına giden çocuklar ve ne yazık ki 6 Şubat 2023 itibarıyla depremden etkilenen kadınlar ve kız çocuklar.

Menstrüel ürünlere kolay ulaşım için çözüm önerileriniz nelerdir? Vergi sanıyorum bu konudaki en önemli noktalardan biri. Bu konudaki mesajınızla sohbetimizi tamamlayalım.

Regl yoksulluğu ve tabusuyla mücadele, akut ihtiyacı gidererek, paketlerce hijyenik ped dağıtarak çözümlenebilecek bir konu değil. Menstrüel ürünlere kolay ulaşım, bu karmaşık, kesişimsel sorunun yalnızca bir bölümü. Konuşmamız Gerek ekibi olarak kendimize sorduğumuz bir soru şu: Ne zaman derneğe ihtiyaç kalmaz? Ne zaman misyonumuzu gerçekleştirmiş oluruz? Bu soruların yanıtı şöyle: Türkiye’nin herhangi bir yerinde, bir okulda bir kız çocuğu ilk defa regl olduğunda, bu konuda kimse onunla dalga geçmezse, bu konudaki sorularının yanıtını bulabileceği kaynaklara, kişilere erişimi olursa ve regl bakımı için ihtiyaç duyduğu bütün ürün ve koşullara rahatça erişebilirse. Sizin de değindiğiniz gibi, menstrüel ürünlere erişim ancak bu alanda kapsamlı kamusal politikalar üretilmesiyle mümkün. Örneğin menstrüel ürünlerden alınan katma değer vergisi yüzde 8 (Ki bu oranın yüzde 18’den düşürülmesi de büyük bir kazanımımız.) oranından düşürülerek tamamen kaldırılmalı. Vergi indirimi, yalnızca tek kullanımlık hijyenik pedler ve tamponları değil, bütün menstrüel ürünleri kapsamalıdır. Vergi indirimlerinin menstrüel ürün fiyatlarına yansıyıp yansımadığı menstrüel ürün markaları ve marketler odağında denetlenmeli. Menstrüel ürünler, mümkün olduğunca fazla çeşidi içerecek şekilde devlet okulları, yurtlar ve üniversiteler başta olmak üzere kamusal alanların tuvaletlerinde ücretsiz olarak bulundurulmalı. Deprem deneyimlerinde de gördüğümüz üzere, regl bakım ihtiyaçları doğal afet hazırlık eylem planlarına mutlaka dahil edilmeli.

Röportaj: Deniz Dallı

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER