Nehir Boyacıoğlu

Nehir Hanım merhaba. Sohbetimize Vahaa’nın kuruluş hikâyesiyle başlayalım isterseniz. Vahaa nasıl  yeşerdi?

Aslında Vahaa farklı farklı zamanlarda 3 kurucunun da dünyadaki gıda problemini fark etmesiyle oluştu diyebiliriz. Hepimiz 9 yıl önce global bir ilaç firmasında çalışırken tanışmıştık ve sonra kariyerlerimiz doğrultusunda farklı yönlere eğildik. Ben girişimcilik ekosistemine atıldım ve Avrupa’dan fonlanan etki odaklı girişimcilik programları yönetiyordum. Hedefimiz dünyadaki kaynakları irdeleyerek dünyanın en büyük problemlerine çözüm bulmaktı. Emre Boyacıoğlu (Vahaa Kurucu Ortağı) ise dünyanın en büyük bilişim şirketinde yazılım danışmanlığı yapıyor, farklı müşterilere farklı teknolojiler sağlıyordu. Hobi bahçeciliği ve yemek kendisinin tutkusu. Orhan Çelebi (Vahaa Kurucu Ortağı) ise Ortadoğu’daki yurtdışı tecrübesinde iklimlendirme projeleri üzerinde çalışıyordu ve aslında taze gıda üretiminin ne kadar ulaşılabilir olması gerektiğini deneyimlemişti. Yani kısaca üçümüz de farklı açılardan Vahaa’nın yeşermesi için gerekli olan farkındalığa ulaşmıştık diyebiliriz. Bir gün dışarıdaki bir akşam yemeğinde “Kurumsal hayatta en küçük süreci iyileştirmek için ya da minicik bir vakit kazanmak için bile çok detaylı inovasyon projeleri yaptık. Peki aldığımız eğitim ve kazandığımız tecrübelerle daha büyük sorunları çözemez miyiz?” dedik. Cesaret ettik, ellerimizi taşın altına koyup girişimci olmaya karar verdik ve Vahaa’nın ilk tohumlarını attık. 

Evinizin ya da yaşam alanlarınızın herhangi bir yerine kurabileceğiniz bu akıllı bahçelerinizin çalışma prensibini anlatır mısınız?

Vahaa Akıllı Bahçe’ler hidroponik olarak adlandırılan topraksız ve su odaklı üretim prensibine dayanarak çalışıyor. Bitki toprak yerine besin içeren bir su kültüründe yetişiyor. Ürünümüze akıllı dememizin sebebi de aslında bu bahçelerin birçok farklı ortamda dış etkenlerden bağımsız bir şekilde akıllı ışıklandırma ve sulama özelliklerine sahip olması ve Vahaa mobil uygulama tarafından yönetilmesi. Mobil uygulama üzerinden gelen bildirimlerle hiçbir tarım bilgisine sahip olmayan biri bile ilk günden kendi meyvesebzesini yetiştirmeye başlayabilir. Sıfır pestisitle üretim yapılabilmesi en büyük avantajlarından. Ayrıca bitkilerin kökleri su içerisinde kalmaya devam ettiği için taze kalıyor ve şehirli insana dalından koparma deneyimi sunuyor ve atığı azaltıyor. Son olarak da optimum besin ve ışık sağladığımız için daha lezzetli ürünler ortaya çıkıyor. 

İnsanoğlunu göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçiren tarımsal üretimin teknolojiyle buluşup evlerin içine taşınması artık tarımsal üretimin yeni normali mi?

Belki bunu şu an söylemek için çok erken ama yakın gelecekte yeni normali olacak demekte bir sakınca görmüyorum. İnsanların gıdaya erişiminde yaşanan maliyet artışları, hızla gelişen teknolojiler ve artan sürdürülebilirlik bilinciyle beraber yakın gelecekte insanların ev tipi akıllı üretime hızla yönelmesini bekliyoruz ve araştırmalar da bunu gösteriyor. Örneğin Z jenerasyonunda her 10 kişiden 8’i kendisini bitki ebeveyni olarak tanımlıyor. Yani evinde ev bitkisiyle ilgileniyor ya da gıda yetiştirme yapıyor. Artık hep birlikte doğayı özledik ve köklerimize dönmek istiyoruz sanırım.

Koronavirüs (COVID) insanları evlerine hapsetti. Bu gelişme size yönelik talebi nasıl etkiledi?

Biz seri üretim ürünümüzü satışa sunmamış olmamıza rağmen Covid-19 bize karşı olan ilgiyi çok etkiledi. O kadar fazla mail, telefon aldık ki ‘Evimde kendi meyve-sebzemi nasıl yetiştirebilirim?’ şeklinde. Çünkü boş raflar herkeste endişe yarattı, hijyen konuları ve erişilebilirlik önem kazandı. Pandemide globalde tohum ve fide satışları inanılmaz arttı. Evde bitki yetiştirme önem kazandı. Pandemiden önce Vahaa’dan bahsettiğimizde bu kadar ilgi çekmiyordu fakat -maalesef ki- pandemi akıllı bahçe pazarını olumlu etkiledi ve süreci hızlandırdı. Tabii bunda aslında evlere hapsolmanın dışında artan sağlıklı besin tüketimi bilincinin de çok etkili olduğunu söylemekte fayda var.

Vahaa olarak ilk başladığınız günden bugüne ne kadar büyüdünüz?

Ekip olarak baktığımızda 3 kişi başlamıştık, şu an çekirdek ekip olarak 5 kişiyiz. Ve tabii arkamızda her zaman 9 kişilik bir yatırımcı/danışman kadromuz var. Vahaa çok multidisipliner bir yapıda olduğu için iş ortaklarımız bizim için çok kıymetli. Yaptığımız anlaşmalarla beraber çok fazla büyüdüğümüzü söylemek yanlış olmaz. Üretim için Karel’le yaptığımız stratejik işbirliği ve bitki bilim tarafında Gebze Teknik Üniversitesi’yle yaptığımız üniversite-sanayi işbirliğini düşününce ciddi bir büyüme yakaladık. Yine Türkiye’de ürünlerin satış ve pazarlaması için yaptığımız kurumsal anlaşmayı da düşününce hatırı sayılır bir mesafe kat etiğimizi söyleyebilirim.

Sizi kadınlar mı erkekler mi daha çok arıyor, bu konuya ilişkin elinizde veri var mı?

Bu konuda ağırlıklı olarak bir tarafı seçemeyeceğim, birbirine çok yakın çünkü. Fakat şöyle ilginç bir verimiz var. Çoğu erkeği Vahaa’yı almaya iten öncelikli sebep teknolojisi sebebiyle bir nevi oyuncak/hobi gibi görülmesi; çoğu kadını iten ağırlıklı sebep ise pestisitsiz, taze ve kolay üretimin yapılabiliyor olması. Tabii genellemeler dışında kalan müşterilerimiz de mevcut. 

Bu yöntem kadınların hayatını nasıl etkiledi ya da etkileyecek sizce?

Özellikle şehirde yaşayan kadınlar olarak biz sürekli pratik çözümler aramak durumundayız. Hayatın akışında hayat kalitemizi yükseltirken zamanımızı da çok almayacak şeyler bizim için kıymetli oluyor. Bu sebeple temiz ya da organik gıdaya erişimin zor olduğu bu dönemde kadınlar akıllı bahçeler kullanarak kendileri ve varsa aileleri, çocukları için sağlıklı gıdaya erişme şansı yakalayabilirler. Ayrıca benim gibi yoğunluktan tüketemediği ve sürekli bozulan yeşilliklerini çöpe atmak zorunda kalan kadınlar için gıda atığını minimize etme anlamında çok cezbedici. Bunun dışında şu anda detaylarını açıklayamayacağım ama özellikle dezavantajlı kadınlara yönelik bazı etki odaklı projeler üzerinde heyecanla çalışıyoruz. Bizim için şehirli insanların hayatını kolaylaştırırken teknolojimizi iyilik için kullanmak da bir o kadar önemli. 

Bitkiler toprak yerine su çözeltisinde yetiştiriliyor. Her bitkiye aynı çözelti mi veriliyor? Bu çözeltinin içerisinde neler var? Toprakta yetişen bitkiye göre besin değerinde bir eksiklik olur mu?

Şu an için yaklaşık 14 çeşit bitkimiz var, bunlar için besinlerimiz standart ve hepsinin validasyonu Gebze Teknik Üniversite’sinde laboratuvar deneylerimizde yapılmış durumda. Çözeltinin içeriği Vahaa tarafından global şirketlerle çalışarak hazırlandı ve en optimum formülasyon bulundu diyebiliriz. Dünyada da su çözeltisinde üretim, verim ve yer avantajı sebebiyle gittikçe artıyor. Bitkiler topraktan ihtiyaç duydukları elementleri her zaman bulamıyorken, su çözeltisinde bitkinin ihtiyacı olan besinler optimum seviyede verilebiliyor ve bu besin değeri daha yüksek ve lezzetli ürünlerin üretilmesini sağlıyor. Topraklı tarımda pestisit kullanımı çok yaygın ve giderek de yaygınlaşıyor. Bu yöntemde ise pestisitsiz üretim mümkün ve böylece temiz gıdaya erişim sağlanabiliyor. 

Topraksız tarımın güven noktasında kat etmesi gereken zorlu bir yolu var mı? İnsanların algılarını değiştirmek için çalışmalarınız var mı?

Topraksız tarım, topraklı tarımla kıyasladığımızda çok verimli ve avantajlı bir üretim aslında. İnsanların gözünde güven noktasında bir eksiği olduğunu düşünmüyoruz ancak farkındalık eksikliği olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple, biz de ürün tanıtımlarında bu noktaları dikkate alacak şekilde pazarlama, tanıtım çalışmalarımızı hazırlıyoruz. Ayrıca globalde ve Türkiye’de farklı iş modelleri ile topraksız tarım yapan şirketlerin büyümesi de bizim için çok olumlu. 

Akıllı bahçeler, mobil uygulama ile de yönetilebilen bir uygulama haline geldi. Bu, ne gibi artılar sağlıyor? Bahçenizi karavanınıza koyup istediğiniz yere götürebilir misiniz? Ya da şehirdeki evinizden alıp yazlığınıza götürebilir misiniz?

Son sorunuzla başlayayım, aslında Vahaa Akıllı Bahçe’leri elektriğe bağlayabileceğiniz her yere götürmeniz mümkün. Tabii dilerseniz mobil uygulama üzerinden seçebileceğiniz “Tatildeyim” moduyla beraber siz evden uzaktayken dahi Akıllı Bahçe bitkileri daha stabil bir durumda tutmak adına gerekli ayarlamaları yapıyor ve siz evinize döndüğünüzde bitkilerinizde bir çürüme, yıpranma görmüyorsunuz. Akıllı bahçelerin telefonlar üzerinden yönetilebilmesi kullanıcıyı ‘sürekli ilgilenmem gereken bir sistem’ bakışından kurtarıyor çünkü mobil uygulama zaten size gerekli hatırlatmaları ve uyarıları yapıyor. Böylece kullanıcılar minimum eforla maksimum verimi elde edebiliyor.

Yeni start-up projeleriniz var mı?

Şu an için tüm odağımız ekip olarak Vahaa’nın üzerinde. Amacımız Vahaa’yı globalde bilinen ve akıllı tarım ürünleri içerisinde lider konumda bulunan bir markaya çevirmek. Bu hedef doğrultusunda da Vahaa harici bir odağımız bulunmuyor. Fakat Türkiye’de sürdürülebilirlik ve teknoloji konusunda bilinci artırmak adına gönüllülük çalışmalarımıza devam ediyoruz. 

Nehir Boyacıoğlu’nun evinde bir akıllı bahçesi var mı?

Tabii, evimde 3 tane Vahaa var. Üretimimi bir döngüye oturttum ve artık dışarıdan salata malzemesi almayı bıraktım mesela. Misafirlerim için çok ilginç oluyor, çok şaşırıyorlar. Ayrıca yeni bitkiler deneme kısmı da çok eğlenceli. Mesela turp bile yetiştirdim. Üniversitede yapılan gerekli validasyonlardan sonra müşterilerimize de sunacağız.

En çok hangi bitkiyi, sebzeyi, meyveyi seviyorsunuz?

Ben tam bir salata insanıyım. Marul hem sağlıklı hem lezzetli olması sebebiyle en sevdiklerimden.  Sonra da domates geliyor sırada. Domates için deneylerimiz devam ediyor. Marul konusunda ise dışarıdan bulamayacağınız anlaşmalı tohum firmasının tat ve görüntü olarak bildiklerimizden farklı özel serisini kullanıyoruz. Şu anda en çok marul, fesleğen, reyhan, kırmızı pazı ve nane yetiştiriyorum.

Akıllı bahçelerinizde meyve seçenekleri de olacak mı?

Meyveler genellikle ağaç üzerinde yetiştiği için hepsi Akıllı Bahçe’ler için çok uygun olmayabiliyor. Ancak çilek yetiştirmeyi denedik ve bir Adanalı olarak çocukluğumda yediğim çileklerin tadını aldım diyebilirim. Tabii kullanıcı açısından çilek yetiştirmek zor. Çünkü ekstra işlemler gerekebiliyor. O yüzden kullanıcının üretebileceği seviyeye getirince onu da müşterilerimize sunmak istiyoruz.

Akıllı bahçenizde kaç çeşit sebze üretilebiliyor? Listesini bizimle paylaşır mısınız?

Şu an için 14 çeşit bitkimiz var: Fesleğen, reyhan, 4 çeşit marul, maydanoz, nane, dereotu, zahter, kekik, limonotu, kırmızı damarlı pazı ve beyaz damarlı pazı. Ancak çeşit sayımızı artırmak için halihazırda onlarca çeşit bitkinin deneyleri de devam ediyor. 

Sizi tanımayanlar için kısaca kendinizi anlatır mısınız?

Adana doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olup yaklaşık 8 yıl global kurumsal firmalarda ilaç, otomotiv gibi sektörlerde çalıştım. Daha sonra bir girişim hızlandırma şirketine ortak oldum ve Avrupa’dan fonlar alarak girişimcilik programları yönettim. Daha sonra kendi inovasyon danışmanlık firmamı kurup kurum ve girişimlere danışmanlıklar sağladım. Ve 1.5 yıl önce de Vahaa’yı başlattık. Şu anda Vahaa’ya da yatırımcı olan ve benim girişimcilik serüvenimde büyük öneme sahip Arya Kadın Yatırım Platformu gönüllüsüyüm.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER