Liderlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği nasıl bir araya gelir?

Merhaba.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin, kadın ve erkeklerin eşit haklara, fırsatlara ve sorumluluklara sahip olması anlamına geldiğini hepimiz biliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği aynı zamanda kadınların liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almasını ve karar alma süreçlerine katılmasını da içerir. Peki toplumsal cinsiyet eşitliği liderlik üzerinde nasıl bir etki yaratıyor? Bu sorunun cevabı için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bazı verilere ve raporlara bakmakta yarar var.

Öncelikle Türkiye’de durum nedir? Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2022 yılı verilerine göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 29’u kadın, yüzde 71’i erkek. Kadınların yüzde 17’si yönetici pozisyonunda çalışırken, erkeklerin yüzde 83’ü yönetici pozisyonlarında. Kadın yöneticilerin yüzde 60’ı orta düzeyde, yüzde 40’ı ise üst düzeyde görev yapmakta. Erkek yöneticilerin ise yüzde 52’si orta düzeyde, yüzde 48’i üst düzeyde çalışıyor. Bu veriler bize Türkiye’de kadınların hem iş gücüne katılımının hem de liderlik pozisyonlarına ulaşmasının erkeklere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.

Peki ya dünyada durum nasıl? Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi ve BM Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA) tarafından 2022 yılında yayınlanan ‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarında (SKA) İlerleme: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2022 Durum Raporu’na göre, küresel krizler, kadın haklarının ve cinsel ve üreme sağlığının olumsuz gidişatı, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştirmektedir. Rapor, mevcut ilerleme hızına bakıldığında SKA 5, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amacına 2030 yılına kadar ulaşılamayacağını söylüyor. Rapor ayrıca mevcut ilerleme hızında, kadınların iş yerindeki liderlik pozisyonlarında eşit bir şekilde temsil edilmelerinin 140 yıl ve kadınların ulusal meclislere eşit bir şekilde katılmalarının ise en az 40 yıl alacağını tahmin etmekte. Çok uzun bir zaman olacağı kesin. Yine de ben ümidimi koruyorum. Son dönemdeki farkındalık ve çalışmalarla bu sürenin kısalacağına inanıyorum.

İşte bu veriler bize toplumsal cinsiyet eşitliğinin liderlik üzerindeki etkilerinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlandığında liderlik daha demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir nitelik kazanıyor. Aynı zamanda liderlikte farklı bakış açılarına, deneyimlere ve yeteneklere yer açıyor.

Liderlik nedir? En basit anlamıyla bir grup insanı ortak bir amaç doğrultusunda yönlendirmek ve motive etmek olarak tanımlanabilir. Liderlik, sadece iş hayatında değil, sosyal hayatın her alanında da önemli bir rol oynar. Günümüzde hizmetkâr liderlik, güçlendiren liderlik, fasilitatif liderlik gibi farklı kavramları görüyoruz. Artık hiyerarşi ve otorite değil, geliştiren, dinleyen, kararlara ortak eden liderlikle daha ileri gidebileceğimiz ortada. 

Peki liderlik yeteneğinin toplumsal cinsiyetle ilişkisi nasıl? Kadınlar ve erkekler arasında liderlik tarzları açısından farklılıklar var mıdır? Toplumsal cinsiyet eşitliği liderliği nasıl etkiler? Bu soruların cevaplarını aramak için yine toplumsal cinsiyet kavramını açıklamak gerekir. Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyetten farklı olarak, toplumun kadın ve erkek rolleri için belirlediği normlar, beklentiler ve davranış kalıplarını içerir. Kültürel ve tarihsel olarak değişkenlik gösterir ve bireylerin kimlikleri üzerinde etki yaratır.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini ise ‘kadın ve erkeklerin eşit haklara, fırsatlara ve sorumluluklara sahip olması’ olarak tanımlamıştık. Hem bireysel hem de toplumsal gelişim için gerekli olsa da ne yazık ki dünyanın birçok yerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği hâlâ devam etmekte. Kadınlar, erkeklere göre daha az eğitim, istihdam, gelir ve siyasi temsil imkânına sahiptirler. Kadınlar ayrıca şiddet, taciz ve ayrımcılığa daha fazla maruz kalmaktalar.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini liderlik alanında da görüyoruz. Dünya genelinde lider pozisyonlarda çalışan kadınların oranı yüzde 29, Türkiye’de yüzde 17. Kadınların liderlik potansiyelleri çoğu zaman görmezden geliniyor veya engelleniyor. İyi de bunda biz kadınların hiç mi rolü yok? Elbette var; lider pozisyonlarına kendimizi layık görmeme, zaman alacak ve zorlayıcı olacak diye kendimizi geri planda tutma, toplumsal rolleri kabullenme, zaten erkeğe işi – kadına evi yakıştırma ve daha pek çok sebeple, ne yazık ki biz kadınlar da bu duruma katkı sağlıyoruz. 

Oysa toplumsal cinsiyet eşitliğinin liderlik üzerindeki etkileri konusunda yapılan araştırmalar daha iyi bir toplum olmanın bir yolu olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, çoğunlukla kadınların liderlik tarzları erkeklerden daha demokratik, işbirlikçi ve dönüştürücü. Kadın liderler çalışanların motivasyonunu, bağlılığını ve performansını artırmakta biraz daha becerikli. Kadın liderler göreceli olarak daha yaratıcı ve yenilikçi. Bu nedenle erkekler kadar kadınların da lider pozisyonlarda olması, cinsiyet dengeli iş yaşamı ve gelişmiş toplum olma yolunda çok önemli bir değerdir ve çok önemlidir. 

Toplumsal cinsiyet eşitliği çeşitliliği, katılımcılığı ve adaleti artırır. Bu sayede kadınlar ve erkekler liderlik potansiyellerini ortaya koyabilir ve geliştirebilirler. Son bir söz; daha iyi bir dünya, daha iyi bir toplum ancak toplumsal cinsiyet eşitliğiyle mümkündür.

Sağlıcakla kalın.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER