Liderliğin yeni boyutu: Güç ve sevgi dengesi

“Doğru anlaşılmış güç, amaca ulaşabilme yeteneğinden başka bir şey değildir. Sosyal, politik ve ekonomik değişimi gerçekleştirmek için gerekli olan dayanaklılıktır… Ve tarihteki en büyük problemlerden birisi güç ve sevgi kavramlarının hep birbirinin zıt kutuplarında konumlandırılmış olmasıdır. Yani sevgi gücün olmaması, güç ise sevginin inkârı olarak tanımlanmıştır. Şu anda doğru bildiğiniz şey budur. Anlamak zorunda olduğumuz şeyse sevgisiz gücün pervasız ve saldırgan, güçsüz sevginin ise duygusal ve zayıf olduğudur… Zamanımızda en büyük krizi yaratan şey, bu ahlaksız güç ve güçsüz ahlakın çarpışmasıdır.” Adam Kahane’in ‘Güç ve Sevgi’ kitabından.

Liderliğin değişen dinamikleri, özellikle de toplumsal cinsiyet rolleri, günümüzde daha fazla dikkat çekiyor. Adam Kahane’in ‘Güç ve Sevgi’ kitabı, bu değişen dinamikleri ele alarak toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın liderliği açısından önemli bir perspektif sunmaktadır. 

İş yaşamında da sosyal yaşamda da tecrübem hep bu iki kavramın çatışmasına ve kutuplaşmasına yönelik oldu.  Özellikle son dönemde ülkemizde seçim öncesi başlayan kutuplaşmayla kazananlar /kaybedenler olarak ayrışmamız, iş yaşamında güç ekseninde pozisyon belirlerken, bir yandan da değişim ve dönüşümden bahsetmemiz ne yaman bir çelişkidir değil mi? 

Felsefe ve psikolojide, dualite kavramı, zıtlıkların varlığını ve birbirini tamamlayıcı olduğunu ifade eder. Yin ve yang yine, Çin felsefesinde dualitenin bir ifadesidir. Yin, karanlık, pasif, yumuşak ve dişi enerjiyi temsil ederken; yang, ışık, aktif, sert ve eril enerjiyi temsil eder. Yin ve yang, evrende bir denge ve uyum yaratır. Bu dengenin sürdürülmesi, her iki enerjinin birbiriyle etkileşim içinde olmasına ve birbirini tamamlamasına bağlıdır.

 Güç ve Sevgi gibi birbirleriyle etkileşim içinde olan bu uzlaşmaz olarak görülen çift, insanların ve toplumların sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesine katkıda bulunabilir. Yine King’in belirttiği gibi: 

“ Sevgisiz güç pervasız ve saldırgan, güçsüz sevgi duygusal ve zayıftır.”

Bu yazımda size uluslararası alanda önemli bir arabulucu ve kolaylaştırıcı olan Adam Kahane’i tanıtmak ve Güç ve Sevgi kitabındaki başlıklardan yola çıkarak, kadın ve erkek liderler değişimin dinamiklerini bu iki kavram açısından değerlendirmeye çalışacağım.

Adam Kahane Kanadalı bir stratejist, danışman ve yazardır. Montreal’deki McGill Üniversitesi’nde fizik ve California, Berkeley Üniversitesi’nde enerji ve kaynak ekonomisi üzerine eğitim gördü ve çalıştı. Londra’daki Royal Dutch Shell’de küresel sosyal, politik, ekonomik, çevresel ve teknolojik senaryoların başında bulundu. 

1991 yılında Shell’den ayrılarak değişim, çatışma yönetimi ve liderlik üzerine kurduğu firmasıyla devletler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör liderleriyle çalışmaktadır. Ortadoğu, Güney Afrika, Avrupa, Hindistan, Guatemala, Filipinler ve ABD gibi farklı coğrafyalarda; iklim değişikliği, çocuk açlığı, Avustralya’da Aborjinler ve Kültürel Barış, İsrail-Filistin Bir Arada Yaşama Platformu vb. projelerde kolaylaştırıcı ve müzakereci olarak yer aldı. 

Aylardır politikacılar, gazeteciler, iş dünyasında liderler değişimden konuşuyorlar. Hepimiz değişim istiyoruz gözüküyor ama neden değişemiyoruz?  İş dünyasında ve toplumsal yaşamda toplumsal cinsiyet eşitliğini konuşuyoruz ancak son 10 yılda bir arpa boyu yol gittik. Özellikle Covid sonrası o kazanımları da kaybettik.  Dünya Ekonomik Forumu’nun gelişmişlik endeksi ve küresel cinsiyet eşitsizliği konusunda Türkiye 146 ülkede 122’nci sırada. Uçurumun aşılması ve eşitlik için bu hızla 132 yıl daha geçmesi gerekiyor. 

Bu değişimin özünde kadın ve erkeklerin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Eşitlik için sadece kadınların mücadelesi yetmiyor.  Kadın ve erkek lider yetkinlikleri bazında sorgulandığında gücün erkek, empati ve sevginin de kadın özelliği olarak tanımlanacağı hepimiz için aşikâr. Kadın ve erkek bireyler ve tabi liderler, güç ve sevgiyi kendilerinde dengeleyerek değişimi nasıl hızlandırabilirler?

Kahane’e göre liderliğin yeni boyutu, güç ve sevgi yaklaşımının dengelenmesinden doğuyor. Geleneksel liderlik anlayışında, güç kavramı otoriteye dayanırken, bu yaklaşımda güç, kararları şekillendirme ve istenilen sonuçları elde etme iradesini; sevgi ise sadece empati ve şefkat değil,  egoya kendisi dışında bir şeylerin olduğunu hatırlatan, ayrı olanları, farklılıkları birleştireni temsil eder. 

“Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır.” Atasözümüz bu dengenin başlangıç ve en değerli adımı bence. 

Kahane’in kitabında belirttiği gibi, liderler gücü kullanarak değişimi yönlendirebilirler ancak iradeyi , ayrı olanları birleştirme enerjisiyle birleştirdiğinde denge ve değişim gerçekleşiyor.  

Kahane de kitabını “Liderlik ileri adım atmaktır” sözüyle bitiriyor. Değişimi gerçekleştirmek kolay değil. Alışkanlıklarımızdan, önyargılarımızdan arınmak ve değişimi arzulasak bile değişim sürecinde vazgeçmeksizin konfor alanımızdan çıkıp yola devam etmek gerekiyor.  Yürümek için iki ayağa, uçmak için iki kanada ihtiyaç olduğu gibi toplumsal yaşamda dengeli birliktelik ve sürdürülebilir bir gelecek için kadın ve erkeğin eşit temsili, mutlak eşitlik gerekiyor.  

Güç ve sevginin dengede buluşması, eşitlik mücadelesi tıpkı yürümek gibi, ritmik bir şekilde bir adım diğerini takip eder. Sosyal değişimi gerçekleştirmek için beraber yürümemiz gerekiyor. Beraber yürümek, düşünce kalkıp devam etmek, bu yolda karşılaştığımız yeni gerçeklere ve farklılıklara kucak açmak…

“Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine…”

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER