Kredi politikaları toplumsal cinsiyet eşitsizliği savaşında bir müttefik mi?

Bir süredir önemli bir kamu bankasında, OECD Kalkınma Yatırımları Komitesi (DAC) prensiplerine göre kurumun kredi politikalarını yapılandırma ve kurum içinde toplumsal cinsiyet eşitliği açısından kurumsal dönüşümü hızlandıracak aksiyonları hayata geçirmek için çalışıyoruz. Projede kurumların kredi finansman politikalarının kurgulanmasında, OECD DAC prensiplerinin kadın girişimciliğini artırma, yoksullukla ve eşitsizlikle mücadelede ne kadar etkili olabileceğini fark ettim.

OECD Kalkınma Yatırımları Komitesi (DAC), 1961’den bu yana kalkınma yardımları konusunda standartları belirleyen ve kalkınma camiasına yön veren bir komite oldu. Bu standartlar pek çok devletin borçlanması süreçleri, kamu kuruluşu, banka ve kredi kurumunun faaliyetlerine yol gösteriyor. Bu makalede, size DAC’ı tanıtarak, özellikle finans sektöründeki kredi politikaları üzerindeki etkisini ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile yoksullukla mücadelede oynadığı rolü inceleyeceğiz.

OECD DAC, yardımlara ilişkin mali şart ve koşulların standartlarını belirlemiş ve en az gelişmiş ülkeler ile aşırı borçlu yoksul ülkelere sağlanacak yardımların şartsız olması hususunda görüş birliğine varmıştır. DAC ayrıca yoksullukla mücadele, cinsiyet eşitliği, donör uygulamalarının uyumlaştırılması, kalkınma politikaları bütünlüğünün sağlanması, kalkınma yardımlarının değerlendirilmesi gibi konularda hazırladığı politika rehberleriyle uluslararası kalkınma gündeminin oluşturulmasına katkı sağlamaktadır.

OECD’nin kurucu üyelerinden olan ve dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında bulunan Türkiye ise 30 üyesi bulunan DAC’a üye değil ancak gözlemci statüsünde toplantıları takip ediyor.

OECD DAC prensipleri, yardımların mali şartlarını ve koşullarını belirlemekle kalmamış aynı zamanda cinsiyet eşitliği, yoksullukla mücadele ve cinsiyet odaklı politikaların oluşturulmasına da katkı sağlamıştır. Cinsiyet eşitliği, DAC’ın çalışmalarında temel bir amaç olarak kabul edilmiş ve finans sektörünün bu hedefe nasıl katkı sağlayabileceği üzerine odaklanılmıştır.

DAC prensipleri, kurumların sürdürülebilirlik politikalarında, operasyonlarında cinsiyet lensli kredilendirme ve fonlama politikalarının kurulmasına rehberlik etmektedir.

OECD DAC prensiplerine göre hibe ve krediler yıllık olarak raporladıklarında, her proje/programın cinsiyet eşitliğini bir politika hedefi olarak hedefleyip hedeflemediğini belirtmek zorundadır ve bu üç puanlık bir skorlama sistemi kullanır. Kodlama, tasarım aşamasındaki projenin/programın niyetlerine dayanmaktadır. Proje/programlar önemli ve ana (skor 1 ve 2) olarak işaretlendiğinde, DAC tarafından cinsiyet eşitliği odaklı yardım/kredi olarak sayılır.

HEDEFLENMEMİŞ (PUAN 0)
Proje/program incelendi. Ancak içeriğinde cinsiyet eşitliğini hedefliyor gibi görünmüyor.
ÖNEMLİ (PUAN 1)
Cinsiyet eşitliği önemli bir amaç olsa da proje yürütmenin temel nedeni değil.
TEMEL HEDEF (PUAN 2)
Cinsiyet eşitliği, programın temel amacıdır ve tasarımının temelini oluşturur ve beklenen sonuçların içinde bu odağa yönelik kriterler vardır. Bu cinsiyet eşitliği amacı olmadan proje
yürütülmeyecektir.

Bu kriterler, bir program, proje veya faaliyetin değerini belirlemek için bir çerçeve sunmaktadır. Nitel bir araçtır. DAC kriterlerine göre program kapsamında verilen kredilerde 1 ve 2 olarak işaretlenen projelerin/programların toplam miktarları cinsiyet eşitliği odaklı kredi sayılmaktadır. Bu sistematiğe göre sınıflandırılan projelere göre verilen kredilerle kurumun kredi ve fon politikalarında aşağıdaki bilgiler sağlanmaktadır:

  • Öncelikle cinsiyet duyarlı bir kredi raporlaması ve etki analizi söz konusu olmaktadır. Kadın girişimcilerin takibi, finansmana erişimi ve kapasite gelişiminde desteklenmesi söz konusu olmaktadır.
  • Kredi alan, fonlanan kurumlar içinde kadın istihdamının artması, kadınların yönetimde temsili ve kurumsallaşmasının hızlandırılması söz konusu olmaktadır.
  • Kredi ve destek programlarının özellikle mikro işletmelerde, kadın ve dezavantajlı grupların girişimlerinde sayısal artış, cirosal büyüme ve sürdürülebilirliği takip edilebilmektedir.

OECD, cinsiyet eşitliği ve kadın haklarına destek veren yardımları kaydetmek için bir istatistiksel araç olan OECD DAC cinsiyet eşitliği politika işaretçisi kullanarak yardımı izlemektedir. Sadece DAC üyeleri değil aynı zamanda bazı hayır kurumları, özel sektör kuruluşları, bankalar, DAC üyesi olmayan bağışçılar ve diğer aktörler de faaliyetlerini politika işaretçisini kullanarak izlemeye başlamışlardır. İşaretçiye dayalı veriler, DAC üyeleri ve diğer aktörlerin cinsiyet eşitliği destekli olarak tahsis ettikleri kalkınma finansının bir ölçüsünü sunmaktadır.

Cinsiyet eşitliği odaklı projelerin finansmanına ek olarak, finans sektörünün genel işleyişi de cinsiyet duyarlı hale getirilmesi eşitsizliklerin azaltılması ve toplumsal gelişim açısından da önem taşımaktadır. Bu, her bir müdahalenin kadınlar ve erkekler, erkek çocuklar ve kızlar üzerindeki etkilerini analiz etmek için bir cinsiyet bakış açısının benimsenmesini gerektirir.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER