Koçluk nedir, ne değildir?

Uzunca bir zaman, birçok insan kaynakları profesyonelinin gerek özgeçmişlerine gerekse LinkedIn hesaplarına eklemek için aldıkları bir konu olarak gördüm koçluk eğitimlerini. İlk, orta ve üst düzey yöneticilere özel olarak hazırlanan koçluk programlarının ne kadar içinde olup eğitimleri dinlesem de “Ben de diğerleri gibi mi olurum acaba?” diye düşünmekten akredite bir programa dahil olmayı epey erteledim. Sonunda iki arkadaşımın da ısrarıyla Türkiye’de oldukça ünlü ve iyi olan bir kurumda akredite koçluk programına katıldım. Eğitimleri alırken ilk başta yazdığım düşüncem değişmemekle birlikte, aslında kendim ve konuyla ilgili farklı başlıklar görme şansım oldu. Tabi ki yine zihnimde bir sürü soru belirdi. Konuya bir de eleştirel düşünmeyle bakınca durum daha da karıştı ve kelimenin nereden geldiğine kadar gitti bu iş. Aklımdakileri de bu işe gönül vermiş hatta çalıştıkları şirketlerde ‘koçluk merkezi’ adı altında uygulayan arkadaşlarıma danıştım.

Akredite olamayan programları dinlerken derdim ki hep ‘Ben doğuştan koçum.’ Anlatılanları, verilen içerikleri hayata o kadar kolay geçirir ve uygulardım ki “Tamam” derdim, “İşte bu kadar.” Ancak işin rengi öyle değilmiş. Uluslararası kurallar çerçevesinden bu işi yapmak hatta bırakın onu, bu kurallara uygun yapılan görüşmelerde kendini keşfetmek bile farklılaşıyormuş. Nereden mi biliyorum? Eğitim sırasında bana yapılan bir koçluk seansından. Seans sırasında eğitmenle iş hayatında yaşadığım bir konuyu konuşuyoruz. Gerçekten kurtulmak istediğim konu üzerine öyle bir soru soruyor ki kendimi lise yıllarımda yaşadığım bir konuya gitmiş, aynı duygu durumuna girmiş, hatta o kadar insanın içinde gözyaşlarımı tutamaz halde buluyorum. O günden sonra bu durum bana bu işi ciddiye alan ve gerçekten yapan herkesin, karşısındaki kişiler üzerinde inanılmaz etkileri olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Koçluk kelimesinin kökeni

Özgün anlamıyla ‘Coach’, insanları bir yerden bir yere taşıyan demektir. Kelimenin kökü Fransızca olmakla birlikte geçmişi daha eskiye, 1500’lerin Macaristan’ına dayanır. Macaristan’ın Kocs köyünde yapılan ve adını da oradan alan ‘yaylı araba’ demektir. Günümüzde de hâlâ bazı ülkelerde şehirlerarası otobüslere ‘coach’ adı verilir. (Baltaş – 2017)

İş hayatında kullanılan koçluk anlamını da literatüre kazandıran Thomas J. Leonard olmuştur. 1980’lerde genç profesyonellere, büyük meblağlı kazançlarını nasıl değerlendirmesi noktasında danışmanlık yaparken aslında bu kişilerin daha fazlasını konuşmak istediğini fark ediyor. Hayata dair konuşmanın ve planlamanın bu kişilere daha çok heyecan verdiğini gözlemlediğinde de mali danışmanlıktan vazgeçip ‘hayat planlama’ danışmanlığına geçiş yapmıştır. Bir müşterisi de kendisine yaptığı işe ‘koçluk’ demesini önerdi. Böylece 1980’lerin sonunda Thomas J. Leonard koçluk görüşmeleri yapmaya başladı. 1992’de önce bir koçluk programı ardından da koçluk üniversitesi kurarak o dönemde küçülme ya da büyümeyle gelen şirketlerdeki yeniden yapılanma bu sisteme ilgiyi daha da artırmıştır. (Baltaş – 2017)

Globalde 1995 yılında kurulan, ülkemize de 2005 yılında gelen International Coaching Federation’e (ICF) göre koçluğu ‘günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında özellikle önemli olan, kişisel ve mesleki potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için ilham veren, düşünmeye teşvik eden ve yaratıcı bir süreçte müşteri ile ortaklık ilişkisi’ olarak tanımlanmaktadır. Bu ortaklık ilişkisi koçluk alan kişilere iş ve sosyal hayatlarındaki potansiyellerini fark etmelerine ve bu doğrultuda gelişmelerine imkân sunmaktadır.

Yine ICF’ye göre akredite olan koçlar karşına gelen her müşteriyi kendi hayatlarının uzmanı olarak görür ve her müşterinin yaratıcı, becerikli ve bütün olduğuna inanırlar. Bu doğrultuda akredite olan koçların bazı sorumlulukları vardır:

  • Müşterinin ulaşmak istediği şeyleri keşfetmek, netleştirmek ve uyum sağlamak,
  • Müşterinin kendini keşfetmesini teşvik etmek,
  • Müşterinin ürettiği çözümleri ve stratejileri ortaya çıkarmak,
  • Müşteriyi sorumlu ve hesap verebilir kılmaktır.

Koçluk, bireylere ve ekiplere odaklanır. Yetkinlik, karar verme ve yaşam kalitesini artırmak için alternatif yollar görmelerine ve test etmelerine yardımcı olur. Koçluk, müşterinin kendi kaynaklarına güvenen profesyonel ve kişisel gelişim alanındaki faaliyetlerdir.

 

Peki Koçluk ne değildir?

Sistem hakkında birçok kaynakta yazılanlara göre koçluk çoğu kez mentoring (akıl hocalığı), danışmanlık (consulting) ve psikoterapiyle karıştırılmaktadır. Ortak özellikleri var olsa da bahsedilen başlıkların tümünden farklıdır.

  • Koçluk bir psikoterapi değildir. Problemlerle uğraşmaz; kişinin geçmişiyle ilgilenmez ya da insan davranışını anlama çabası göstermez. Kişinin kendine bireysel ve mesleki hedefler koymasına ve bunları uygulamasına odaklanır. Koçlar da terapist değildir. Teşhis koyma yetkisi olmadığı gibi sizi tedavi de edemez.
  • Koçluk bir mentorluk çalışması değildir. Mentorluk bir kişinin sahip olduğu tecrübeyi kendisine danışan kişilere aktararak rehberlik etmesidir. Deneyimlerini paylaşarak kişinin özellikle iş hayatındaki gelişimine yön verebilir. Koç, mentor değildir. Çünkü size akıl veremez.
  • Koçluk bir danışmanlık değildir. Çünkü danışmanlık kişi ya da şirketlerin problemini belirler ve buna uygun çözümler sunarlar. Koç bir danışman değildir. Sizin hayatınız sizden daha iyi bilemez ve size çözümle gelemez.

Bir koçla neden çalışmalıyım?

Aşağıda sıraladığım birçok farklı konu sebebiyle koçlarla çalışabilirsiniz. Ancak kendinizi bununla da sınırlamayın. Etik davranış kurallarına bağlı kalan koçlarla dilediğiniz her konu üzerinde ilerleyebilirsiniz.

  • İş ve sosyal hayatta sağlayamadığımız dengenin hayatımıza istenmeyen sonuçlar yaratması
  • Bilgi, beceri, güven ya da kaynaklarda var olan eksiklikler
  • Net ve açık bir şekilde karar verme isteği
  • Sonuçlara daha hızlı ulaşma arzusu
  • Zorlayıcı ya da heyecanlandırıcı bir kazanım isteği

“Bunları okusam aklıma şu sorular gelirdi sanırım” diye kendimle mini bir sohbetim oldu. Bir koçla çalışmaya karar verdim, konuyu da buldum. Peki kendime en uygun koçu nereden bulacağım ve beni nasıl bir süreç bekliyor? Konu tam da bu noktada güzelleşiyor ve dünya standartları devreye giriyor. Öncelikle kendinize bir koç bulmak istiyorsanız ICF Türkiye (https://www.icfturkey.org/) sayfasını mutlaka ziyaret etmeniz gerekiyor. Daha sonra da ‘Bir Koç Bul’ (www.icfturkey.org/uyelik/uyeler) linkine tıklıyor ve karşınıza gelen akredite koçlardan birini tercih ediyorsunuz. Verilen iletişim bilgisiyle kendisine ulaşıp bir tanışma görüşmesi yapıyorsunuz. Kimyalar uyarsa da sistematik olarak yapılandırılmış aşağıdaki 4 başlıkta belirtilen koçluk sürecine başlıyorsunuz.

    1. Sözleşme/Anlaşma: Danışanın koçluk görüşmesindeki beklentisinin netleştiği aşamadır.
    2. İçerik: Danışanın ne söylediğinden ziyade nasıl söylediği ve bu söylemlerin de onun için ne ifade ettiğini anlamaya yönelik detaylandırma çalışmasıdır.
    3. Farkındalık Yaratma: İçerik aşamasında koçun duyduğunu danışana yansıtma ve sağlıklı bir farkındalık sağlama aşamasıdır.
  • Sonuç ve Aksiyon: Danışanın hazır olduğu zamanda koçun elde ettiği farkındalıkla ne yapılacağının sorulduğu ve danışanın aksiyon alacağı alandır.

Koçluk aldık, kendimizi de fark ettik. Peki “Nasıl koç olabiliriz?” sorusuna geldiyseniz ve “Ben de bir koç olmak istiyorum, ne yapmalıyım?” diyorsanız kendinize öncelikle şu 3 soruyu sormanızı tavsiye ederim.

  • Koç olmak için gereken yetkinliklere sahip miyim?
  • Geliştirmem gereken becerilerim neler?
  • Müşterilerin kendi çözümlerini bulmalarına yardımcı olma konusunda tutkulu ve sabırlı mıyım?

Bu sorulara aldığınız yanıtlar doğrultusunda ICF’nin onayladığı bir kuruluştan temel koçluk için en az 60 saat eğitim almanız gerekmektedir. Sonrasında kendinize koçluk yapacağınız nish alanlar belirleyerek eğitim aldığınız eğitmenden sizi bu yönden daha geliştirmesini isteyebilirsiniz. Tüm gelişim programlarını bitirdiniz, en az 100 saat koçluk görüşmeleri deneyimlediniz. Bundan sonra da ICF’nin açtığı sınavdan başarılı şekilde geçmeniz ve akreditasyonu hak etmeniz gerekmektedir.

Bireysel olarak koç olmak için eğitim almak istediğinizde Türkiye’de ortalama 10 bin ile 40 bin TL arasında değişen bir ücreti bu iş için ayırmanız gerekmektedir. Bundan sonraki süreçte de kendinize müşteri bulabilmek için de çokça farklı kanaldan kendinize network oluşturmanız gerekiyor. Tüm bu noktalar olmadığı zaman, akredite olmak için doldurmak zorunda olduğunuz koçluk saatine ulaşmakta zorlanabilirsiniz. Ancak şanlıysanız ve şirketiniz bu tarz çalışmalara açık bir kuruluşsa, o zaman işin rengi oldukça değişiyor.

Sürdürülebilir gelecek için stratejiler üreten, eğitim ve gelişim faaliyetlerini bu yönde ilerleten her organizasyonda şirket bünyesi içinde bir koçluk merkezi yapılanıyor. Böylelikle hem çalışan memnuniyetini artırırken hem de şirket performansını daha üst seviyelere çıkartabiliyor. Kurulan koçluk merkezlerinde alınan eğitimler hem dışarıya göre çok daha uygun hem de birden farklı koçluk ekollerinin deneyimlerini de içeriye aldırabiliyor, kendi kurum kültürünüzle harmanlayabiliyorsunuz. “O halde nasıl kuracağız bu koçluk merkezini?” dediğinizi duyar gibiyim. Aşağıdaki 6 adımda koçluk merkezinin temellerini atabilirsiniz.

Projenin oluşturulması: Proje liderinin belirlenmesi, kurulmak istenen sistemin amacı, katılımcılar, koçların belirlenmesi, süreç tasarımı yapılır.

İç iletişim: Projenin doğru anlaşılması için en doğru ve etkili şekilde kurum içinde duyurulması gerekmektedir. Bu aşamada projenin hedefine ulaşmasında doğru algı yönetiminin yapılması açısından önemli bir yere sahiptir.

Seçim ve eşleştirme: Daha önce belirtildiği gibi adaylar arasından danışan ve koç seçilmesi ve gerekli eşleştirmelerin yapılması adımlarını kapsar.

Yetiştirme: Koçlara ihtiyaç duyulan eğitimlerin verilmesi aşamasıdır. Bazı kurumlar aynı zamanda danışanlarına da tanıtım amaçlı bazı eğitimler vermekte ve bu süreçteki adaptasyonu olumlu yönde etkilemektedir. Bu sebeple maddi ve manevi kaynaklar mevcut ise çift yönlü eğitim ve bilgilendirme faydalı olacaktır.

Takip ve değerlendirme: Ara dönemlerde ve sürecin sonunda mutlaka çift yönlü bir değerlendirme yapılmalı ve gerekli noktalarda aksiyonlar alınmalıdır. Burada alınacak aksiyon danışan ve koç değişimi, sürece dışarından bir profesyonelin desteği gibi aksiyonlar olabilir.

Süpervizyon: Bu aşama koçlar içindir. Ne kadar deneyimli olursa olsun her koçun süpervizyon desteği alması süreci iyileştirir ve geliştirir, bu sebeple ara dönemlerde süpervizyon hizmeti alınması sürecin performansını olumlu yönde etkileyecektir.

Bu aşamaları geçseniz de süreciniz bitmiyor. En önemli konu, bunu içeride bir kurum kültürü haline getirmek, yapılan koçluk süreci sonunca performansa yansımalarını alabilmek için ayrıca ölçüm sistemleri kurabilmektedir. Sistemi doğru çalıştırıp ilerlettiğinizde, oldukça güzel sonuçlar elde etmemeniz imkânsız hale geliyor.

Bütün okuduklarım ve araştırmalarım doğrultusunda koçluk merkezi olan ve çalışan sayısı belli bir büyüklüğe gelmiş büyük organizasyonlarda yıl içinde ortalama 500 ile 600 arasında koçluk seansları gerçekleşebiliyor. Koç olmak isteyen çalışanlarda eğitim aldıktan sonra gözle görülür bir şekilde bağlılık ve fayda odaklılık görüldüğü gözlemleniyor. Bu merkezlerde koçluk alan yöneticilerin yüzde 77’sinin astlarıyla ilişkilerinin düzeldiği, koçluk alan yönetici altı pozisyonların yüzde 71’i de yöneticilerini daha iyi yönettiklerini ifade ediyorlar. Böylelikle bu merkezlere yatırım yapan firmalar hem kendilerine hem içinde bulundukları sektöre hem de ülkemize güzel katkılar sağlamış oluyor.

TUĞBA TUĞRUL
Latest posts by TUĞBA TUĞRUL (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER