Kim demiş aşkın rengi kırmızıdır diye

Bazı markaların görkemli sunumlara, büyük etiketlere ya da canlı bir tabelaya ihtiyacı yoktur. Sadece basit bir renkle tüm vücudunuza endorfin salgılamanızı sağlayabilir. Yaklaşık 200 yıldır Tiffany mavisi işte böyle bir güce sahip. 

Lüksü ve mücevheri seven insanların içine işlemiştir Tiffany. Sanki bilinçaltınıza ulaşıp orada kalıcı bir yer edinen etkili bir uyaran gibi. En basit dokunuşları akılda kalır hale getirip heyecan uyandırmakta ustalaşmıştır. İşte bu yüzden dünyanın en ikonik mücevher markaları arasındadır. 

1837 yılında Charles Lewis Tiffany tarafından kurulan marka, lüks eşya mağazası olarak hayatına başlamış, 1867’de Paris Fuarı’nda o dönem sahip olduğu muhteşem gümüş işçiliğiyle büyük ödülü kazanmış, 1887 yılına geldiğinde ise Fransız kraliyet mücevherlerinin 3’te 1’ine sahip olarak ‘Pırlantalar Kralı’ lakabını almıştır. Aynı yıllarda isminin bütün dünyada tanınmasını sağlayacak olan, Güney Afrika’da çıkarılmış 287 karatlık bir elması satın almış ve Tiffany Elmas’ı adını vermiştir. Bu muhteşem elmas daha sonra 1961 yılında meşhur ‘Tiffany’de Kahvaltı’ filminin yıldızı Audrey Hepburn’un boynundaki kolyede görünecektir. Bu kanarya sarısı renkli pırlanta halen markanın New York’taki amiral gemisi mağazasında sergilenmektedir.

1900’lerin başında Charles’ın oğlu Louis, şirketin başına geçti. Bu yıllar, bütün dünyada yeni sanat akınımın yükselişe geçtiği zamanlardı ve Louis o dönem için yenilikçi hamlelerle cam, mine ve değerli taşları bir arada kullandığı doğadan esinlenen tasarımlar yaratarak öne çıkmaya başladı. 

“Böyle anlarda işe yarayan tek şey bir taksiye atlayıp hemen Tiffany’e gitmek. Sakinliği ve gururlu görüntüsü beni hemen sakinleştirir.” Breakfast at  Tiffany’s

Tiffany’de Kahvaltı filmi, içinde barındırdığı muzip romantizm ile büyük bir arzu duyulan Tiffany markasını buluşturarak markayı mücevhere ilgi duyan duymayan herkese tanıtmayı başardı. 

Filmle özdeşleşen güzeller güzeli aktris Audrey Hepburn’ün filmde geçen Tiffany replikleri marka için adeta slogan niteliğindeydi. 

Ardından 1953 yapımı Gentlemen Prefer Blonde filminde Marlyn Monroe’nun akıllardan uzun süre çıkmayan dansı eşliğinde söylediği ‘Diamonds are a Girl’s Best Friend’ şarkısında markanın ismi bir kez daha kulaklara doluyordu. İlk günlerinden itibaren ünlü, başarılı ve güzel isimlerle anılan marka günümüzde Audrey Hepburn’den 60 yıl sonra halen Charlize Theron, Gal Godot, Jennifer Garner, Halle Berry gibi isimlerle kırmızı halı seremonilerinin de en göz kamaştırıcı ikonlarından olmaya devam etmektedir.

Tiffany & Co. markası, ilk kez piyasaya sürdüğü Tiffany tarzı tektaş yüzüğüyle, 1886 yılından beri evlilik tekliflerinin romantizmine eşlik etmiştir. O zamana kadar daha önce yapılmamış bir şekilde pırlantayı ön plana çıkaran görünmez 6 tırnaklı yüzükler ve Tiffany mavisi kutu, kadınların bu en unutulmaz anlarından birini daha da heyecanlı hale getirmiştir. 

Bugün özel bir kadına -ki bu kendiniz de olabilirsiniz- özel bir hediye almak isterseniz, Tiffany & Co. marka bir mücevherin mükemmel bir seçenek olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü göz kamaştırıcı yüksek mücevherlerin yanı sıra, markanın isminin baş harfinden esinlenen minimalist tasarımlı ‘T’ koleksiyonu hem günlük kullanıma uygunluğu, hem de mücevher dünyasıyla yeni tanışan kişilere hoş geldin rahatlığını hissettirişi açısından en risksiz hediyelerdendir.

 Mücevher trendleri gelip geçicidir. Tasarımlar, değerli taşlar, taş kesimleri değişebilir. Ancak meşhur Tiffany mavisi kutu ve beyaz saten kurdelesi, görüldüğü an heyecan uyandıran başlı başına bir marka gibidir. 

Bugün dünya çapında 300’den fazla mağazası bulunan Tiffany, yaklaşık 200 yıldır, hayatın herhangi bir anında, dünyanın herhangi bir yerinde güzel bir kalpte mutlu çarpıntılar yaratmaya devam ediyor.

EKREM SAĞEL
Latest posts by EKREM SAĞEL (see all)
Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER