Kadına şiddet ‘plaza’da!

Şiddet dediğimiz, her senaryoda kendine farklı roller bulan, bazen büyük harflerle değil parantez içlerinde sinsice yuvalanan bir kavramdır. Kadına şiddet konusunda ne yazık ki bu sadece belli bir sosyoekonomik kitlenin sorunuymuş gibi bir yanlış değerlendirme mevcut. Bu yazımızda, plazaların, yüksek lisanslı kartvizitlerin, kurumsal hayatın parıltılı dünyasının içerisinden kadına şiddete bakmaya ne dersiniz? 

Kurumsal hayat, temelini dayandırdığı kurumsal organizasyon yapısının içerisinde iyi denetlenmediğinde suiistimale ve bireysel yanlış uygulamalara müsait bir hale gelebilir. Bu noktada insan kaynakları profesyonelleri kurumsal yapının sürdürülmesi, problemlere zamanında müdahale edilmesi ve çalışanların, alt ve üst ilişkisinin kurumsal güvence altında devam etmesi konularında hayati bir rol üstleniyor. 

Özellikle kadına şiddet açısından konuya yaklaştığımızda psikolojik şiddet, cinsel taciz, sözle uygulanan şiddet, mobbing gibi kadın çalışanlarını olumsuz yönde etkileyen pek çok durumla karşılaşıyoruz. Üstüne üstlük çoğu kadın çalışan karşılaştıkları şiddet olaylarında aksiyon almıyor ve sessiz kalmayı tercih ediyor. Kadın çalışana kıyafeti hakkında yapılan bir yorum, hamilelik izniyle ilgili farklı bir uygulama talep edilmesi, kadınlık çerçevesinden performansının olumsuz yorumlanması gibi pek çok farklı örnek ile kadına şiddet karşımıza çıkabiliyor. 

Bu tablo karşısında işyerinde kadına karşı şiddeti durdurmak için yapılabilecekleri ise şöyle listeleyebiliriz: 

Kurumsal eğitim politikası içerisinde, işyerinde şiddet kavramının soru işareti bırakılmayacak şekilde tanımlandığı ve örneklerle açıklandığı programlar mutlaka eklenmeli. Böylece “Bunda ne var ki? Sadece iltifat ettim/Uyardım/Onun iyiliği için söyledim” gibi yadsımalara yer bırakmayacak şekilde kadına şiddetin tanımı yapılmış ve farkındalık yaratılmış olur. 

İnsan Kaynakları personelleri bu konuda aktif ve çalışanın yanında bir politika izlemeli, açık kapı politikası ile iletişimi kolaylaştırmalı ve geri bildirimleri cesaretlendirmeli. Vakalar karşısında da, hem güvenilirlik hem de gizlilik konusunda profesyonelce davranışlar devam ettirilmeli. 

Son olarak da, işyerinde şiddete maruz kalan kadın çalışan, mutlaka yetkililere olayı bildirmeli. Tekil vakaların yönetim tarafından ciddiyetle ele alınması, genel caydırıcılık özelliği de sağlayacaktır. Bu nedenle, kadın çalışanlar sadece kendilerinin değil, gelecekte gerçekleşebilecek benzer vakaların da sorumluluğu ile hareket etmeli. 

Gelecek yıllar ile ilgili en büyük isteğim, tüm dünyada genel bir sorun olan kadına şiddetin son bulması, gelişmiş bir ülke olmanın en önemli kriterlerinden olan şiddet yaşamayan kadınların ülkemizde çoğunluk haline gelmesi. Gerçek olacağına inanıyorum, tabii ki elimizden geleni hep beraber yaparsak…

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER