İstifa Tufanında 4×4’

Zamansız bir konuyu tartışmaya açmak istiyorum. Pandemiye bağlı resesyon ile istihdamda daralma beklenen bir konuydu. Ama bu küçülmenin daha çok işten çıkarmalarla olacağı öngörülüyordu. Oysa işler beklendiği gibi gitmedi. Sadece ABD’de bir ayda 4 milyon insan işinden ayrıldı. Son 6 ayda 24 milyondan fazla çalışanın işini bıraktığı belirtiliyor. Türkiye’de de durum pek farklı değil. Şirketlerde işten ayrılma oranı en durağan sektörlerde bile iki katına çıktı. Sadece beyaz yakalı pozisyonlarla da sınırlı değil bu durum, mavi yaka olarak tanımladığımız saha rollerinde de benzer durum var. Bu konuyu ‘Zamansız’ etiketiyle gündeme getirdim çünkü sadece pandeminin etkisi olduğunu düşünmüyorum. Önümüzdeki dönem, hatta yıllar içinde çalışanları kurumlarda tutmanın yollarını, değişimi, kurumsal yaşamın gerçeklerini konuşmaya, tartışmaya devam edeceğiz. 

Peki çalışanlar neden işten ayrılıyor? Bu durumu değiştirecek neler yapılabilir? Kişisel yaşanmışlıklarımdan yola çıkarak, bir kalemde görüşlerimizi paylaşmak istiyorum. Ama konu bu kadar gündemde olunca kısa bir araştırma yaptım. Amerika, Avrupa ve Türkiye’de bu konuyu ele alan makale ve haberleri gözden geçirdim. Bazı araştırma raporlarını okudum. Glassdoor şirketinin geniş kapsamlı araştırmasında, çalışanların kurumlarından ayrılma sebeplerini ve bu sebeplerin kararlarındaki etki oranını değerlendirmişler. Ayrıca ayrılmaya etki eden unsurların, ücret kriterine göre etkisi de karşılaştırılmış. Çalışmanın ilgi çekici sonuçları var. Pandemi döneminde tükenmişlik, maddi beklentiler, hastalık vb. sebeplerin işten ayrılma sebepleri olarak öne çıkması bekleniyor ama öyle değil.

Mesela Covid-19 dönemindeki kurumun çalışan sağlığına gösterdiği özen ve hassasiyet , önemsenen ilk dört maddede yer alsa da etki açısından dördüncü sırada yer almış. 

Katılımcılar çalıştıkları şirketteki ‘Toksik Kültür’ün diğer kriterlere göre 10.4 kat daha fazla ayrılmalarında etkili olduğunu belirtiyor. Toksik bir kültürün olduğu işyerlerinde, kendilerine saygı gösterilmediği ve etik olmayan uygulamaların olduğunu belirtiyorlar. Toksik çalışma ortamı adaleti, hakkaniyeti, eşitlik ve kapsayıcılığı da olumsuz etkiliyor ve pandemi döneminde de bir numaralı işten ayrılma sebebi olarak gösteriliyor. İkinci sırada ise ücretle karşılaştırıldığında, işten ayrılmalarda 3.5 kat daha fazla etki eden iş güvencesi ve organizasyonlardaki değişim yer alıyor. Bireyler çalıştıkları işin geleceğinin olmasını istiyorlar. İşleri hakkında olumsuz gelecek beklentileri, yeni iş arayışına yöneltiyor. Yine şirkette işten çıkarmalarda, kalanların motivasyonlarının olumsuz etkilendiği yıllardır bilinen bir gerçektir. Yüksek seviyede inovasyonun ayrılma sebeplerinde üçüncü sırada yer alması şaşırtıcı gelebilir. Örneğin Tesla, Amazon gibi şirketlerde Covid döneminde ciddi işten ayrılmalar oldu. Çalışanlar yaratıcılığı kullanmayı inovatif bir ortamı motive edici bulsa da belirsizlik, yeni bir şeyi oluştururken yoğun çalışma saatleri, iş-özel hayat dengesinin bozulması da çalışanların bir süre sonra önceliklerini değerlendirmesine ve işten ayrılmasına sebep oluyor. Performansının ödüllendirilmemesinde konu ücret değil, öncelikle çalışanla çalışmayanın ayırt edildiğinin görülmesi ve takdir gibi unsurlar öne çıkıyor. 

Bu tufan kolay kolay durmayacak gibi gözüküyor. Pandemi öncesinde de özellikle ‘Y’ ve ‘Z’ kuşağının iş yaşamında hâkim olmasıyla, mevcut çalışma yaşamının kuralları sorgulanmaya başlamıştı. Hiyerarşi, çalışma saatleri, organizasyon ve çalışma modelleri, internet teknolojisinin içinde büyümüş yeni kuşağın beklentileriyle uyuşmuyordu. Pandemi ise mekândan bağımsız, her yerde çalışmanın mümkün olduğunu gösterdi. Kaos ortamında, odağın insan olması gerektiğini net bir şekilde anladık. Ayrıca kısa vadede şirketlerde yeniden yapılanmalar, işten çıkarmalar devam edecek. ‘Toksik kurum kültürü’nden bir günde kurtulmak, rekabetçi bir güç olan inovasyondan vazgeçmek mümkün olmadığına göre ne yapılabilir? Peki bu istifa tufanında bireyler iş dünyasına ne gibi mesajlar vermek istiyor? Kısa vadede istifa oranını azaltmak için işverenlerin elde tutma politikalarına rehber olmak amacıyla yine 2021 yılında yapılan bir başka araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak önerilerimi paylaşmak isterim. Fortune 500 şirketleri arasında yapılan araştırmaya göre 4 önemli unsur var. Ücret tabii ki hijyen faktör olarak olmazsa olmaz bir etken. Gerekli ama tek başına yeterli olmayan bir kriter olduğu artık bilinen bir gerçek. Buradan yola çıkarak aynen istifa analizlerinde olduğu gibi, elde tutmada da 4 faktörün ücrete göre etkisi de değerlendirilmiş. Bu faktörler şöyle sıralanıyor:

Paralel kariyer fırsatları

Kültürü besleyen sosyal iletişim ve etkinlikler

Mekândan bağımsız çalışma opsiyonu

Saha çalışanları için önceden belirlenmiş çalışma düzeni

Çoklu kariyer fırsatlarının, ücrete göre 2.5 kat daha fazla çalışanların işyerinde kalmada etkili olduğu görülmüş. Ama kariyer fırsatlarında herkesin terfi etmesi algılanmasın. Tam tersine paralelde farklı bölümlerdeki geçişler, işte yetkilendirme proje bazlı çalışmalar, uluslararası çalışma olanakları çalışanın motivasyonunda ve işyerinde kalmasında 1 numaralı faktör. Ardından ise güzel bir kültürü besleyecek, çalışanlar arasında etkileşimi arttırıp bağ kurmalarını sağlayacak sosyal etkinlikler (happy hours, eğitimler, görüş alma toplantıları vs.) çalışanları kuruma bağlıyor. Pandemide evden çalışmanın, çalışanı kurumdan kopardığı iddia edilse de bireyler için esneklik, mekândan bağımsız çalışma önemli bir kazanım ve çalışanlar bu esnekliği devam ettirmek istiyor. Dördüncü sırada ise saha elemanları için önemli olan, net bir çalışma planı. Saha çalışanı için vardiya düzeni, yapacağı fazla mesai düzenini örneğin 2 hafta önceden bilinmesi zihnini sakinleştirmede, uykusunu iyi almasına ve stresinin azalmasına sebep oluyor. Huzurlu çalışma saha çalışanı açısından şirkette kalması için önemli bir bağlayıcı faktör. 

İstifa tufanında liderler, ayrılanlar yerine yeni yetenekleri kazanmaya odaklanıyorlar. Yeni yetenekleri cezbetmek bir o kadar önemli bir konu olsa da, liderlerin önceliğinin kurum kültüründeki toksik unsurları temizlemek olması gerekiyor. 4X4’lük değerlendirmemizin okuyucularımıza yol göstermesi dileğiyle…

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER