İşe dönüş ama nasıl?

İş dünyası ve tüm profesyonel, son 3 seneyi hazırlıklı olmadığı pandemi koşullarına uyum sağlayarak
ve pek çok alanda dönüşüm geçirerek atlattı. Daha önce deneyimlemediğimiz pek çok kavram
gündelik hayatımızın tam merkezine oturdu ve yeni alışkanlıklar kazanmamızı sağladı. Ancak şimdi
‘normale dönüş’ zamanının gelmesiyle birlikte karşımızda cevaplanmayı bekleyen sorular var. Evet,
‘normale dönüş’ ama nasıl?
Pandemi dönemiyle iş dünyasının temellerini değiştiren en önemli kavram şüphesiz ki uzaktan
çalışma oldu. Online toplantılar, iş görüşmeleri, hatta iş arkadaşlarıyla hiç yüz yüze tanışmamış, işe
yeni başlayan çalışanlar… Acaba şimdi gerçekten ‘ofislere geri dönüş zamanı’ geldi mi?
Bu konuda üç seçenekle karşılaşıyoruz. Uzaktan çalışmaya devam etmeyi uzun vadede sürdürmeyi
planlayan kurumlar bu süreçte ‘yerleşik ofis maliyetlerinin azalması, çalışan verimliliğinin artması,
çevreye duyarlı politikaların uygulanabilmesi’ gibi pek çok avantajı yaşadılar. Ancak tabii ki burada iş
tanımlarının ve özellikle faaliyet gösterilen sektörün uzaktan çalışmaya uygun olması büyük bir artı
olarak karşımıza çıkıyor. Her sektörün dijitalleşme üzerine kurulu bir düzende performans
kaybetmeden operasyon sürdürebilmesi mümkün görünmüyor.
İşe geri dönüş kavramının her zamankinden daha fazla konuşulduğu bugünlerde, bazı şirketler ise
çözümü hibrit çalışma düzeninde bulmuş görünüyor. Haftanın bazı günleri ofise gelen, diğer günleri
ise uzaktan çalışmaya devam eden bir kurumsal yapıda hedeflenen insan ilişkileri ve sosyalleşmeyi
kaybetmeden, sıcak iletişimi sağlayarak bir yandan da çalışanların uzaktan çalışma avantajlarını
tamamen kaybetmemelerini sağlamak.
Peki uzaktan çalışma bazı şirketler için tarihe karışmak üzere mi? Son zamanlarda basında oldukça
geniş yer bulan Amerikalı teknoloji girişimcisi Elon Musk’ın tüm çalışanlarını ofise geri çağırdığı, bunu
reddeden çalışanlarıyla yollarını ayıracaklarını sert bir dille ifade ettiği mail’ine belki de
rastlamışsınızdır. Bazı kurumların tamamen ofise geri dönüş politikaları çalışanlar için ne anlama
geliyor, biraz da bunu irdeleyelim.
Öncelikle bazı sektörlerde uzaktan çalışmanın verimli olarak sürdürülemeyeceği aşikâr. Bunun dışında
kurum olarak yüz yüze iletişime önem veren bir politikanın sürdürülmek istenmesi, yönetim ve ekip
ruhunun bir araya gelindiğinde daha kolay sağlanabileceğinin düşünülmesi tamamen ofise dönüş
politikasının nedenlerinden birkaçı. Çalışan açısından baktığımızda ise uzun bir süredir uzaktan
çalışma üzerine düzenini kurmuş profesyonellerin bu konuda isteksiz olması, hatta iş değişikliği için
bir sebep olarak bile görmesi olası.
Bu noktada, bu üç yöntem arasında hangisinin ideal olduğuna karar vermek hiç de kolay görünmüyor.
Sektörel farklılıklar, kurum politikaları, verimlilik analizleri ve kurumların gelecek projeksiyonları tek
bir doğru yöntemde uzlaşmayı zorlaştırıyor.
Gelecek günler bize iş dünyasının çalışma düzeninin nasıl şekilleneceğini gösterecek. Ancak şu an için
yapabileceğimiz birkaç tahmin var. Görünen o ki gelecek günlerde ‘sürdürülebilirlik’, ‘verimlilik’,
‘çevreyi korumak ve iklim değişikliğini durdurmak’ ve ‘dijitalleşme’ en önemli kavramlar olarak
kurumsal dünyanın merkezine oturacak.

Önümüzdeki dönemde hem kurum politikalarının verimliliğinin korunmaya hem de çalışan
memnuniyetlerinin sağlanmaya çalışıldığı, her yapının kendi gerçekleri ve gereksinimleriyle
şekillenecek yeni ve birbirinden farklı pek çok çalışma düzeniyle karşılaşacağız.
Sonuç olarak değişim ve dönüşüm devam ediyor, hızına ayak uydurabilenler kazanacak!

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER