Göçmen yetenekler

Dijital alanda yeteneğe ihtiyaç hızla büyüyor. Uzakdoğu, Afrika, Asya ve tabii ki Türkiye’den pek çok genç, Avrupa’da yeni bir yaşam kurmanın cazibesiyle ülkeleri dışındaki iş fırsatlarını takip ediyor.

Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık’ın Ağustos 2020’de yayımladığı araştırmaya göre, eğitim ve iş amaçlı başka ülkede geçici olarak yaşama fırsatı tanınırsa Türkiye’den ayrılacaklarını söyleyen gençlerin oranı yüzde 76. Son üç yılda yurtdışına göç etme oranı yüzde 97 artmış durumda. Sadece sağlık alanında iki bine yakın doktor ve sağlık personeli yurtdışına göç etti. Genç nüfusla övündüğümüz ülkede üstelik en fazla 25-29 arası genç kuşak ülkelerini terk ediyor. 

Yüksek eğitimli, nitelikli işgücü için cazibe merkezi olan ülkelerin hangi kriterle öne çıktığına dair OECD bir araştırma yapmış. OECD’nin değerlendirmesine göre fırsatların kalitesi, gelir üzerindeki vergiler, aile çevresi, beceri ortamı, kapsayıcılık, yaşam kalitesi, gelecek beklentisi kriterleri göz önüne alındığında İsviçre, Avusturya, İsveç, Yeni Zelanda, Kanada ilk beşte yer alıyor. Maalesef OECD ülkeleri içinde Türkiye bu tabloda Meksika’nın ardından en sonda yer alıyor. Tabi göç kabul eden ülkeler kadar, hangi ülkelerde nitelikli insan gücü oluyor bunu tahmin etmek de zor değil. Afrika ve Asya’dan Hindistan, Pakistan başta olmak üzere, Türkiye’nin de dahil olduğu ülkelerden eşitsizlik, iş gücü piyasasındaki olumsuz koşullar, ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık göç oranını artırıyor. 

Bu noktada, yazımda yurtdışına göçü farklı bir boyutuyla ele almak istiyorum.

Yeni bir yaşam kurmayı tecrübe etmek ve Avrupa’da yaşamak gençlere cazip geliyor. Maalesef başvururken nasıl bir ortamda neyle karşılaşacaklarını büyük çoğunluk düşünmüyor.  Yeteneklerini ve becerilerini kullanıp, farklı bir ülkenin kültürüne uyum sağlayıp mutlu çalışan bir kitle olsa da hiç azımsanmayacak sayıda göç eden ise işi bırakıyor. Uyum sağlamakta zorluk çekiyor, yalnızlık duygusuyla mücadele etmeleri gerekiyor ve mutsuz oluyorlar. Yetenek ihtiyacı o kadar hızla artıyor ki, farklı ülkelerden istihdam konusunda en tutucu ülkelerde bile yabancı istihdamına talep artıyor ama diğer yandan işe başlayan profiller arasında;

  • Kısa sürede işi bırakma sayısı artıyor.
  • Kültüre ve çalışma ortamına uyum sağlayamayan yabancı çalışandan istenilen ölçüde faydalanılamıyor.

Geçtiğimiz hafta Frankfurt’ta işbirliği yaptığım, arkadaşım Biz4d firmasının CEO’su sevgili Eleonore Wall ile bu konuyu konuştuk. Eleonore özellikle bilişim alanında firmalara istihdam sağlıyor, aynı zamanda global ölçekli mentoring ve eğitim programlarını yürütüyor. Kurum yabancı personel seçerken tabi ki değerlendirme yapıyor, temel yetkinliklerde değerlendirmeye çalışıyor ama bu yeterli olmuyor. Çünkü yurtdışından gelen kişi, bir ülkeye göç etmek ne demek, nelerle karşılaşacak tahmin etmiyor ya da bunu düşünmek istemiyor. O ülkenin iş piyasasının öncelikleri, beklenen davranış ve yetkinlikler, kültürü, çalışma değerleri, sosyal hayattaki farkları neler, bilmiyor. Sonuç iki taraf için de mutsuzluk, ciddi bir zaman ve ekonomik kayba sebep oluyor. 

Eleonore, başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya göç etmeyi planlayan nitelikli gençlere destek olmak için bir eğitim programı geliştirmiş. Dijital ortamda, Almanya’da bilişim alanı başta olmak üzere çalışmak isteyen kişilere bu programda;

  • Almanya’da aranan nitelikler
  • Uluslararası alanda çalışma disiplini
  • Temel performans beklentileri
  • İş arama sürecindeki kritik bilgiler
  • Alman kültürünü tanıtma
  • CV check-up & öneriler yer alıyor.

Ardından da bence en cazibi, Almanya’da istihdamda mevcut müşteri portföyüne yönlendirme yapıyor. Almanya istihdamı sürecinde de ilave danışmanlık desteğiyle tüm başvuru, taşınma, yerleşme sürecindeki sosyal, yasal akışta destek sağlıyorlar.

Eleonore’dan o kadar farklı iş bırakma hikâyeleri dinledim ki, işveren ve çalışan açısından zaman kaybını, hayal kırıklığını dikkate aldığımda böylesine bir farkındalık programı cazip geldi. Son dönemde büyük istifanın ardından bir de ‘sessiz istifa’nın tartışıldığı iş piyasasında bu tip destek programları ve mentoring çözümlerini daha çok tartışacağız gibi gözüküyor. Siz ne dersiniz?

 

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER