Girişimciler neden başarısız oluyor?

Girişimciler yenilik, cesaret ve başarı arzusuyla hayatlarında risk alarak attıkları adımda başarısızlıkla karşılaşabiliyor. Başarı arzusuyla çıkılan bu yolda elbette başarısızlık istenmeyen bir durum fakat yapılan araştırmalara göre yeni kurulan işletmelerin neredeyse yarısı ilk beş yıl içerisinde iflas ediyor. Başarısızlık oranı bu kadar yüksekken şu soruları sormak gerekiyor: Girişimcilik ‘gerçekten’ nedir? Girişimciler neden başarısız oluyor ve biz bu hatalardan kendimize hangi dersleri çıkarabiliriz?

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre girişimci, “üretim için bir işe girişen, kalkışan kimse, müteşebbis”; “ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse, müteşebbis” olarak tanımlanıyor. En temel anlamıyla girişimciliği, birtakım riskler alarak kâr amacı güdülen bir iş kurmak olarak ifade edebiliriz. 

Girişimcilik dinamik bir süreç. İçerisinde vizyonu, yaratıcılığı ve değişimi barındırıyor. Girişimci elindeki maddi olanaklarla yeni fikirleri buluşturarak sosyal bir fayda ya da ticari bir faaliyet olarak yeni bir değer üretendir. Onu diğer insanlardan farklı kılan ise diğerlerinin karmaşa ve kaos gördüğü yerde fırsatları görmesidir. Diğer insanların çözemedikleri ya da zorlandıkları problemleri çözebilmek için değişik kaynaklara başvurur ve devreye sokar girişimci. 

Girişimciler, işletme sahibi olmak için farklı sektörlerde iş kurabilirler aynı zamanda mevcut işletmeler de girişimci ruhlarıyla birlikte inovasyon ve büyüme gerçekleştirebilirler. Bu anlamda ekonomide önemli bir rol oynayan girişimcilik, yeni işletmelerin oluşturulması ve büyütülmesi için bir anahtardır. 

Girişimciliğin birçok türü var: Yaratıcı girişimcilik, ticari girişimcilik, iç ve dış girişimcilik, kamu girişimciliği, kadın girişimciliği, sosyal girişimcilik, internet girişimciliği…

Yaratıcı girişimcilik, yeni bir fikir ve icadın ya da mevcutta var olan bir mal ya da hizmetin iyileştirilerek kâr elde edilebilecek bir şekilde pazara sunulmasıdır. Yaratıcı girişimcilik girişimcinin bilgi birikimi ve entelektüelliğini bir araya getirerek yeni bir iş modeli kurmasıdır. Bugün hayatımızın bir parçası olan akıllı telefonlar, her gün kişisel veya iş hayatımız için kullandığımız sosyal medya platformlarından biri olan Facebook bu tür bir girişimciliğin ürünüdür.

‘Özel sektör girişimciliği’ olarak da bilinen ticari girişimcilik ise kâr amacı ile üretim faktörlerinin bir araya getirilmesidir. Ticaret adına yapılan her türlü eylem bu girişim türünün kapsamına girer. Ticari girişimcilikteki nihai amaç elbette kâr elde etmektir.

İşletme veya örgüt içerisinde gerçekleştirilen her türlü girişimcilik faaliyet, iç girişimcilik olarak tanımlanır. Bunun dışında kalan girişimcilik faaliyetleri ise dış girişimcilik olarak adlandırılır. İç girişimcilik faaliyet gösteren bir işletmenin pazara sunacağı yeni bir ürün veya hizmetten yönetime, pazarlamadan satın almaya, üretimden satışa kadar tüm alanlarda yapılan yeniliklerin ticari hale gelme çabası ve aslında sonuçlarıdır. Özetle, iç girişimcilik kurumun kendi içerisinde fikir ya da proje üretmesidir. Örnek vermek gerekirse işletmenin sistemlerini otomize etmesi, yeni teknolojilere başvurması iç girişimcilik olarak değerlendirilir. İç girişimcilik işletmelerin itici gücüdür ve işletmelere değer katar. İç girişimciliği düşük olan işletmelerin yaşam, direnç ve gelişme güçleri zayıftır.

Kamu girişimciliği ise girişimcinin bir şahıs ya da özel bir kurum olmadığı durumlardır. Bu girişimcilik türünde yaratıcı bir fikirle kamu kurumu (devlet) sermayeyi ve fikri kendisi ortaya koyar. Diğer bir ifadeyle yaratıcı fikrin yaşama geçirilmesi işlemini devlet kendisi üstlenir, mal veya hizmeti kendi eliyle üretir. Buna ek olarak devlet eğer bir girişimciye katkıda bulunuyorsa bu da kamu girişimciliğinin kapsamına girer.

Girişimcilik yaklaşımlarının öncelikli olarak toplumsal sorunlara uyarlanması ise sosyal girişimciliktir. Sosyal girişimcilik; insan hakları, çevre, kalkınma gibi çeşitli toplumsal sorunları çözebilmek için sistematik ve yaratıcı çözümler geliştirilmesini kapsar. Bir sosyal girişimci, toplumun kompleks ve karmaşık sorunlarına çözümler üretmeyi amaçlar. Sosyal girişimci parçası olduğu toplum içerisinde ortaya çıkan veya var olan toplumsal problemleri fark ederek o güne kadar akla gelmeyen, fark edilmeyen veya cesaret edilemeyen bir yaklaşımla aksaklıkların üstüne gider, üretkendir, duyarlı ve gerçekçi bir tavırla farkındalık oluşturur.

Günümüz dünyasında doğan yeni bir girişimcilik türü ise internet girişimciliğidir. İnternet girişimciliği risk alarak yaratıcı veya yenilikçi çözümler üreten, bunları iyi bir yönetimle birleştiren, internet olmadan var olamayacak biçimlerde ekonomik bir faaliyet ya da sosyal bir fayda yaratmaktır. İnternet girişimciliği kendini en çok e-ticaret alanında gösterir. İnternet girişimciliği diğer girişimcilik türlerinden farklı olarak düşük bir başlangıç sermayesi gerektirir. Düşük işletme giderleri ve geniş bir pazara erişim imkânı bugün internet girişimcilerinin sayısını artıran faktörlerdir. Diğer alanlardaki girişimcilere kıyasla internet girişimcileri daha az sermaye ile çok daha hızlı bir şekilde büyüme fırsatına sahiptir.

Ve elbette kadın girişimciliği… Etkin bir şekilde ekonomide varlığını göstermeye başlayan kadınlar olarak, girişimcilik alanında da var olmaya başladık ve kadın girişimcilerin de olabileceğini gösterdik. Genel anlamda kâr amacı güderek ekonomik mal veya hizmet üreten veya pazarlama amacıyla üretim faktörlerini sistemli bir biçimde birleştiren, girişimlerinin sonunda oluşabilecek riskleri göze alan kadınlar “kadın girişimci” olarak tanımlanıyor. Ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynayan kadınların birer girişimci olarak yeni fikirler üretmesi, işlerini kurması kadın girişimciliğidir.

Günümüzde kadınların girişimciliğe yönelmesinin pek çok nedeni var. Çok sayıda kadın kendi işinin patronu olma, bağımsız çalışma, risk almaya yatkınlık, yenilik ve değişim arzusunu tatmin etme vb. gibi sebeplerle girişimciliğe yöneliyor. Bugün sosyokültürel yapıda meydana gelen değişimler, kadınların eğitim ve çalışma hayatına katılımlarının yükselmesi nedeniyle kadınlara ait girişimlerin sayısı her geçen gün artıyor. 

Fakat aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınlar iş dünyasında birçok zorlukla karşı karşıya geliyor. Aynı zamanda özel alandaki yoğun sorumluluk nedeniyle erkek meslektaş ve girişimcilere kıyasla üstesinden gelmeleri gereken daha çok şey var. Bu nedenle kadınların ekonomiye ve istihdama katılımının desteklenmesi, ekonomik gelişme ve kalkınma adına oldukça önem taşıyor. 

Peki girişimcilerin öne çıkan özellikleri neler?

Birçok girişimcinin sahip olduğu birtakım özellikler söz konusu fakat bir girişimci için olmazsa olmaz üç özellik var: Tutku, risk alma istekliliği ve güçlü iletişim kurma becerisi.

  • Tutku: Hiçbir işi tekrar ve tekrar yapmaya çalıştınız mı? Aynı işi tekrar yapmaktan çok sıkıldığınız oldu mu? Girişimcilikte bir vizyonu takip etmek için tutku kritik bir özelliktir. Girişimciler en nefret ettikleri işleri yapmak zorunda kalsalar dahi bundan asla sıkılmazlar. Başarılı bir girişimci ise her zaman işinde kendisini eğlendiren, ilgisini çeken bir şeyler bulmanın yolunu keşfeder. Bunu tutkularına dönüştürür ve kendisini adar.
  • Risk Alma İstekliliği: Başarılı girişimciliğe giden yolda her zaman riskler olacak. Bu her işletme sahibinin unutmaması gereken bir şey. Ne kadar risk almamaya çalışırsanız çalışın mutlaka bir yerde, bir dereceye kadar emin olmadan kararlar vermeniz gerekecek. Girişimciler risk alma istekliliği gösterirler. Yani bu tür durumlardan korkmak yerine bu durumları her zaman bir öğrenme deneyimi olarak görürler ve çözümler için kutunun dışında düşünürler.
  • Güçlü İletişim Kurma Becerisi: Girişimciler güçlü iletişim kurma becerileriyle doğru kontaklar kurarlar. Başarıya ulaşmanın kolay olmadığını ve tek kişinin işi olmadığını bilirler. Başarılı olmak için girişimcilerin tutkularını paylaşan yetenekli kişileri ekiplerine dahil etmeleri gerekir. Unutmayın ki bir işi, o işte yer alan kişiler başarılı yapar. Bu kişiler ise sadece çalışanlardan oluşmaz, tüm paydaşları içerir. Girişimciler ise bunun farkına vararak güçlü ilişkiler kurmak için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar, her zaman çevrelerinde olup bitenlerden haberdar olmak için onlara faydalı olacak sektörler ile ilişkiler kurarlar. Girişimciler her zaman takdir etmeye özen gösterir, işlerinin başarısını söz konusu başarıda payı olanlarla mutlaka paylaşır.

Girişimciler neden başarısız oluyor?

Girişimcilerin başarısız olmasının birçok nedeni olabilir. İşte girişimcilerin başarıya ulaşmasını engelleyen bazı yaygın nedenler: 

Pazarı Anlamamak

Bir girişimci için pazarı ve pazar ihtiyaçlarını doğru anlamak oldukça önemlidir. Girişimci ürün veya hizmetlerinin gerçekten kimin için olduğunu, müşterilerin neye ihtiyaç duyduğunu ve söz konusu ihtiyaçları nasıl karşılayabileceğini bilmelidir. Eğer girişimci pazarı ve müşteri ihtiyaçlarını doğru bir şekilde analiz edemezse ne yazık ki sonuç başarısızlık oluyor.

Yetersiz Finansman

Girişimcilerin yeterli finansmana sahip olmaması büyümelerinin ve rekabet etme güçlerinin önündeki büyük bir engel. Yetersiz finansman girişimcilerin önemli kararlar almasında büyük bir zorluk yaratabilmekte. Birçok girişimci yeterli miktarda sermayeye sahip olmadığından dolayı başarısız oluyor.

Planlamanın Olmaması

Bir iş planına sahip olmak girişimciler için kritik bir öneme sahip. Başarı arzusuyla yeni bir işe adım atan girişimcilerin eğer yazılı bir planları bulunmuyorsa sonuç genellikle başarısızlıktır. İş planı sağlıklı bir şekilde hazırlanmadığında stratejik kararların verilmesi ve işletmelerin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi oldukça zorlaşıyor.

Yüksek Rekabet

Günümüzün kalabalık pazarları girişimciler için zorlu bir ortam yaratıyor. Yeni kurulan bir işletme sahibi olmak halihazırda faaliyet gösteren pek çok işletmeyle mücadele etmeyi beraberinde getiriyor. Yoğun rekabet pazarda tutunmanızı zorlaştırabilir ve başarısızlığa uğramanıza neden olabilir. Eğer benzersiz bir satış öneriniz yoksa müşterilerin neden sizi tercih etmesi gerektiğini bilmiyorsanız bu rekabet gücünüzü olumsuz etkileyecektir.

Hızlı Büyüme

Büyümek güzeldir ama zordur. Girişimciler genellikle hızlıca büyümek isterler. Fakat hızlı büyüme sizi başarıdan ziyade başarısızlığa götürebilir. Eğer yeterli kaynaklara sahip değilseniz, işletmenizi sağlıklı bir şekilde yönetmek için gereken becerilere henüz ulaşamadıysanız büyümek sizin için yanlış bir tercih olabilir. Unutmayın ki hızlı büyüme finansal kaynaklarınızı tüketebilir ve kontrolünüzü kaybetmenize neden olabilir.

Yanlış Ortak

Ortaklık ilişkileri girişimcilerin önündeki bir diğer önemli konu. Yanlış ortaklıklar girişimcilerin başarısız olmasına neden olabilir. Bu nedenle ortaklar arasında hedef, değer ve vizyon birliğinin olması oldukça önem taşıyor.

Kötü Yönetim

İyi yönetim girişimcileri başarıya taşırken kötü yönetim girişimcilerin başarısızlıkla karşılaşmasına neden oluyor. Etkili liderlik ve yönetim becerilerine sahip olmayan bir girişimci çalışanlar, müşteriler ve işletme sahipler gibi paydaş gruplarını memnun etmekte zorlanır, işletmelerini büyütmek için gerekli olan kaynakları yönetemez. Bu nedenle bir girişimci başarılı olmak istiyorsa iyi yönetim becerilerine sahip olmalı, söz konusu becerilerini geliştirmelidir. Başarılı olmak için girişimcilerin iyi bir yönetim planı oluşturmaları, işletmelerinin finansal ve operasyonel yönlerini iyi yönetmesi gerekir.

SELDA DOĞANCAN
Latest posts by SELDA DOĞANCAN (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER