Gelin, ‘cam tavanları’ hep birlikte yıkalım

Esra Hanım, sohbetimize hoş geldiniz. Hemen ilk sorumuzla başlayalım. Toplumsal cinsiyete dayalı yargılar, ‘cam tavanlar’, kadınların her alanda karşısına çıksa da kadınlar bunları tek tek kırmaya kararlı. Otokoç Otomotiv olarak 8 Mart’ta başlattığınız ‘Cam Tavan Arabada Güzel’ farkındalık projesi de bu anlamda önemli bir role sahip. Nereden çıktı böyle bir proje geliştirme fikri? 

Otokoç Otomotiv olarak tüm faaliyetlerimizi, insan odağını temel alan yaklaşımımız çerçevesinde yürütmeye büyük özen gösteriyor, işimizle ilgili her türlü yenilikçi uygulamayı geliştirip hayata geçirirken de bu inancımızın kılavuzluğunda hareket ediyoruz. 

Mesleklerin cinsiyetinin olmadığı bilinciyle hareket eden bir kurum olarak, bugünkü başarılı konumumuza da kadın çalışanlarımızın aklını, yaratıcılığını, gücünü ve çalışkanlığını her seviyede değerlendirerek ulaştığımızı düşünüyoruz. Elbette, bu yaklaşım şirketimizle sınırlı değil. İnsanlık açısından daha iyi ve sürdürülebilir bir geleceğin de ancak ve ancak kadınların yaşamın her alanında hak ettikleri yerde bulunabilmeleriyle mümkün olabileceğine inanıyoruz.

Bunun gerçekleşebilmesi için, kadınların her alanda karşılarına çıkan, çalışma hayatının ve sosyal hayatın tüm süreçlerinde yer alan, görünmez engellerin ortadan kalkması gerekiyor. Bunu yıkabilmek için kadınların da kendi değerlerinin farkında olmaları yaşamsal önem taşıyor.

İşte ‘Cam Tavan Arabada Güzel’ projemizi de bu gerçeklerden yola çıkarak, cinsiyete dayalı yargılara ve hayatın her alanında yaşanan eşitsizlik sorununa dikkat çekmek amacıyla başlattık. 

Sizce ‘cam tavanlar’ nasıl kırılabilir?

Kadınların çalışma ve sosyal hayatında adeta kılcal damarlarına işlemiş, görünmez engellerin ortadan kalkmasına ihtiyaç var. Bu dış kaynaklı engeller kadar, belki de daha büyük, daha etkili ve aşılması güç hale gelmiş olansa, biz kadınların adeta kendi camdan kafesimizi inşa edercesine ön kabullere dayalı olarak yarattığımız, kendimizi yetersiz gördüğümüz engeller. İşte asıl bu engelleri ortadan kaldırmak için kadınların kendi değerlerinin farkında olmaları ve cam tavanları yıkmaya gönüllü olmaları son derece önemli. Cam tavanları kırmak için önce toplumun tüm katmanlarının bu konuda bilinçlendirilmesine, sonra kadınların kendilerine inanmaları ve istedikleri tüm alanlarda yer alabileceklerinin farkında olmalarına ihtiyacımız var. Bu durumda STK’ların, önemli sektör oyuncularının, toplumun kanaat önderlerinin ve bizlerin daima bunun bilincinde olarak omuz omuza, birlikte çalışmaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. 

Proje kapsamında şimdiye kadar neler yaptınız?

 Cam Tavan Arabada Güzel projemizle, kadınların önündeki görünmez engelleri kaldırmayı, dünyayı değiştirme, dönüştürme ve sürdürülebilir bir geleceği var etme konusunda kendi güçlerini fark edip sahiplenmeleri ve tüm toplumsal katmanlar tarafından desteklenmelerini hedefliyoruz. Konuya dikkat çekmek ve bu doğrultuda ses getiren adımlar atmak son derece önemli, bununla birlikte gidilecek çok yolumuz olduğunun da bilincindeyiz. Bu yüzden de yola tek başımıza çıkmadık. Fenerbahçe Spor Kulübü, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) ve Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) ile gerçekleştirilen iş birlikleri, bu çerçevede atılan adımlardan yalnızca bazıları. Dünya Kadınlar Günü’nde lanse ettiğimiz proje kapsamında özel olarak hazırladığımız ‘Cam Tavan Arabada Güzel’ sosyal medya filtre çalışması, farkındalığı artırmak için sosyal medya fenomenleri ve destekçilerimizle filtre-post paylaşımı, çalışanlarımızın bilinç düzeyini daha da artırmak adına bilgilendirici içerikler, kamuoyunda bu hassasiyetin daha da yaygınlaşması için çalışmalar yapıldı. Online olarak gerçekleşen Dijital Elle Better ve Pazarlama Türkiye Zirvesi-Metaverse buluşmasında ‘Cam Tavan Arabada Güzel’ oturumlarına ev sahipliği yaparak, yüzlerce kişiye ulaştık. Projenin şimdiye kadar kamuoyu nezdinde gördüğü yüksek ilgi ve yarattığı etki de farkındalığı artırma hedefimize doğru, kararlı adımlarla ilerlediğimizi teyit eder nitelikte. Bu da hem bizler hem de mevcut ve gelecekteki destekçilerimiz açısından son derece cesaret ve ilham verici. Çalışmalarımızı, yeni destekçilerle yer aldığımız etkin platformlarda duyurmaya devam edeceğiz.

Bundan sonrası için neler yapılacak? Hedef nedir?

Gördüğümüz ilgi önemli olmakla birlikte, projemizi daha ileri taşıma hedeflerimiz doğrultusunda atılacak yeni adımları planlıyoruz. Sesimizi daha geniş kitlelere duyurmak için yol arkadaşlarımızla birlikte büyük bir heyecanla çeşitli platformlarda yer almaya devam ediyoruz. Bu projeyle birlikte hem şirketimiz içerisinde kadınlar adına önemli adımlar atmaya hazırlanırken, hem de temas ettiğimiz tüm noktalarda bizi hedefimize daha emin adımlarla ulaştıracak yeni iş birlikleriyle cam tavanları yıkmaya devam edeceğiz.

Peki, Otokoç Otomotiv’in nasıl bir toplumsal cinsiyet karnesi var? 

Hiçbir köklü ve kalıcı değişimin akşamdan sabaha gerçekleşmeyeceğinin bilinciyle bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile çalışıyoruz. 2019’da kadınların satış alanındaki temsiliyetlerini artırmayı ve güçlendirmeyi hedefleyen Women In Sales Platformu’na üye olduk. Cinsiyet ve fırsat eşitliği çerçevesinde önemli bir adım olan bu üyeliğin yanı sıra aynı yıl Koç Holding’le birlikte Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (Women’s Empowerment Principles–WEPs) imzaladık. Her çalışmamızı destekleyen Genel Müdürümüz İnan Ekici, kadınların iş hayatında sürdürülebilir şekilde var olmalarını ve yükselmelerini destekleyen gönüllü bir kuruluş olan PWN İstanbul’un projesi olan cinsiyet eşitliğini destekleyen CEO’lar arasına katıldı. Yeni iş birliği fırsatlarını da takip ediyoruz. Kadın çalışan oranımızı her yıl en az yüzde 10 oranında artırıyor ve bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cam Tavan Arabada Güzel projesi, bu alandaki farkındalığı kitlesel ölçekte destekleme hedefiyle çabalarımıza yeni eklenen önemli halkalardan biri. 

2012’den beri Otokoç Otomotiv’de sekiz ülkeden sorumlu Pazarlama Müdürü olarak görev alıyorsunuz. Otomotiv gibi erkek egemen bir sektörde bir kadın olarak var olmanın, üstelik de yöneticilik yapmanın zorlukları neler?

“Otomotiv sektörü erkek egemen sektörlerden biri” algısı maalesef oldukça yaygın. Ben de yıllardır bu sektörde çalışan bir kadın olarak bazı zorluklar tabii ki yaşadım. Bu durum beni yıldırmadı, aksine çalışma azmimi ve diğer kadınlara örnek olma isteğimi daha da kamçıladı. Otokoç Otomotiv bu konudaki önyargıları, kalıpları ve kısıtlamaları ortadan kaldırmak için yıllardır var gücüyle çalışan ve biz kadın çalışanları destekleyen bir kurum. Bu açıdan başta kendim olmak üzere kurumumuzda yalnızca yönetici değil, her konumda çalışan kadınların şanslı olduğunu düşünüyorum. Sektör lideri bir şirket olarak bu konuda hem sektördeki diğer oyunculara hem de genel olarak tüm kurumlara ilham verebilmek en büyük dileğimiz.

Genelde erkek çocuklara daha küçükken araba, kamyon alınır, kızlara bebek. Ailede araba varsa erkek çocuk şoför koltuğuna erken yaşta oturma alışkanlığı kazanır. Siz nasıl bir çocukluktan geçtiniz, otomotivin o zamanlarda hayatınızda bir yeri var mıydı?

İş hayatında olduğu gibi aile hayatımda da şanslı olduğumu düşünüyorum. Aile büyüklerimizin yaklaşımı sayesinde erkek akranlarımla aramda hiçbir kısıtlayıcı fark olmadığı ve kız çocuklarının da diledikleri her şeyi başarabilecekleri telkiniyle yetiştim. Eşim de benim bu konudaki en büyük destekçilerimden biri oldu. Sınırlara ve kalıplara pek yer vermeyen bu yaklaşım, ilgi alanlarım için de geçerliydi. Dolayısıyla bebeklere olduğu kadar arabalara, motor sporlarına da ilgi duyduğum dönemler oldu. İşin aslı, bebeklere olan ilgim zamanla azalsa da erkeklerin özel ilgi alanı gibi gözüken ama aslında öyle olmayan alanlara ilgim artarak devam etti. Otomotiv sektöründe uzun yıllardır çalışmanın yanında motor sporlarında kadınların varlığını artırmak için çalışmalar yapan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Kadınlar Komisyonu için de üyeliğim ve desteğim devam ediyor. 

Otomotiv alıcısı arasında kadınların sayısı azımsanmayacak kadar olsa da sanki hep erkeklerin alanıymış gibi bir algı var. Hatta emniyet kemerlerinin bile erkek bedenine uygun yapıldığını biliyoruz. Böylesi hayati, ancak göz ardı edilen şeyleri aşmak nasıl mümkün sizce? Siz otomotiv sektöründe bir pazarlama müdürü ve bir kadın olarak bu konuda neler yapıyorsunuz?

Öncelikle toplumsal cinsiyet eşitliğinin politik olarak doğru klişelerin ağır bastığı ya da yalnızca bir haklar manzumesi veya söylemden ibaret olmadığını çok net anlamamız ve anlatmamız gerekiyor. Hedef; bahşedilen değil, hak edilen kazanımların sözde kalmaması ve tüm toplum tarafından içselleştirilerek hayatın her alanında uygulamaya da geçirilmesi olmalı. Bunun yolu da, bu tür bütün kalıp ve önyargıların dönüştürülmesi ve ortadan kalkması için el birliğiyle çalışmaktan geçiyor. İşte biz de bu yüzden “Gelin bu çağrımıza ortak olun, cam tavanları hep birlikte kıralım” diyoruz.  

Pazarlama bir anlamıyla sosyolojik okuma da gerektiren bir iş; toplumların tüketim kültürlerini bilmek, kullanım alışkanlarına hitap edebilmek gibi altyapılar gerektiriyor. Bu anlamıyla sorumlu olduğunuz ülkeler arasında kadın-erkek kullanıcılar açısından nasıl farklılıklar gözlemliyorsunuz? Ya da kadın-erkek alıcılar için farklı stratejiler izliyor musunuz? 

Her zaman değindiğimiz gibi Otokoç Otomotiv olarak her şeyin odağında insanı görüyor, işimizle ilgili her türlü yenilikçi uygulamayı geliştirip hayata geçirirken de bu inancımızın kılavuzluğunda hareket ediyoruz. Bu noktada cinsiyetin de ötesinde ‘kişi’ye odaklanıyoruz. Müşterilerimize en iyi deneyimi yaşatmak hedefiyle öncü ve yenilikçi uygulamalara imza atıyor, yaşamlarını kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Bunu daha isabetli gerçekleştirebilmek amacıyla geri bildirim mekanizmaları da dahil, tüm süreçlerimizi dijitalleştirirken, veriye dayalı ileri analitik uygulamalarıyla müşteri memnuniyeti ekseninde bütünsel hizmet sunmaya devam ediyoruz.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Kadınlar Komisyonu üyesisiniz. Otomobil sporlarında kadın oranı nedir? Neler yapıyorsunuz?

Otomobil sporlarında kadınların varlığını ve gücünü artırmak için yıllardır çalışan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Kadınlar Komisyonu’nun bir üyesiyim. Komisyonda bulunan arkadaşlarımla birlikte kadın sporcularımıza desteğimiz yıllardır devam ediyor. Bu kapsamda TOSFED bünyesindeki lisanslı kadın sporcularımızın, toplam sporcularımıza oranı yüzde 7.5 civarında. Dünyadaki kadın yarışçıların, toplam yarışçı sayısına oranının ortalama yüzde 1.5 olduğu düşünüldüğünde, ülkemizde oldukça iyi bir noktada olduğumuzu gözlemliyoruz. Bu oranı daha da yukarı çekmek için TOSFED Kadınlar Komisyonu olarak, TOSFED Yönetim Kurulu’yla birlikte çalışıyoruz. 2021 itibarıyla, otomobil sporlarındaki toplam 2 bin 600 hakemimiz içinde 600’den fazla kadın hakem bulunuyor. Örneğin, yapılan uluslararası bir araştırmaya göre Türkiye’de kadın futbol hakemlerinin toplam hakem sayısına oranı yüzde 16 iken, otomobil sporlarında bu oran yüzde 23 civarında.

Tüm bu oranlar ve rakamlardaki artış, bize tablonun iyiye gittiğini gösterirken, TOSFED Kadınlar Komisyonu çıtayı daha da yukarı çıkartmak için çalışmalarını sürdürüyor. 

E-ticaret, Dijital Platformlar, Müşteri Deneyimi, Dijital Pazarlama, CRM, Omnichannel, Kurumsal İletişim ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk konularında birçok projede yer aldınız. Geçtiğiniz yola dönüp bakınca bütün bu yolculuk size neler kazandırdı? Başarınızın en önemli basamakları, dönüm noktaları nelerdi sizce? 

Teknolojinin getirdiği devinime bağlı olarak hızla değişen ihtiyaçları çok daha derinlemesine anlamak ve karşılamak, her geçen gün daha da kritik hale geliyor. Satış kanallarımızı artırmak ve Omnichannel kabiliyetlerimizi geliştirerek daha entegre hale getirmek için dijital dönüşüm yatırımları yapıyoruz. Müşteri deneyimini iyileştirmek için ses analitiği, AR/VR, chatbot, Metaverse teknolojileri üzerine çalışmalarımızı yürütüyoruz. Otokoç Otomotiv olarak bir çevik dönüşüm yolculuğu içerisindeyiz. Kurumsal iletişim olarak, sürdürülebilir projelerle çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 2017’den bu yana işitme engelli bireyler için yürüttüğümüz ‘Aynı Dili Konuşuyoruz Projesi’ bunların en önemlileri arasında yer alıyor. Aynı zamanda Otokoç Otomotiv’in 90 yılını ve Avis’in 40’ıncı yaşını gururla kutladık. Bu çalışmalar, istikrar ve emeğin karşılığı olarak bize güzel deneyimler kazandırdı. Ünlü yatırımcı Warren Buffett’ın çok sevdiğim, referans niteliğinde bir sözü var: “İtibar kazanmak 20 yıl alır ama o itibarı silmek için beş dakika yeter. Bunu unutmazsanız, başka türlü davranırsınız.” Dolayısıyla sürdürülebilirlik çok önemli, özellikle şu anda yaşadığımız gibi zorlu dönemlerde yeni dünyaya uyumlanmamız, ama aynı zamanda da köklerimizi unutmamamız gerekiyor. Yaptığım işi itibarlı kılanın bu yaklaşım olduğunu düşünüyor, “İtibar eşittir istikrarlı tekrar” diyorum.

Sizin gibi kendi alanında ‘cam tavanları’ kırmak için yola çıkan kadınlara neler önerirsiniz?

Cam tavanları, kadınlar toplumla birlikte kendileri de oluşturabiliyor.  En önemlisi kadınların önce hayal kurması, sonra bu hayali gerçekleştirmek için var gücüyle tüm engelleri yok sayarak ilerlemeleri. Çok isteyerek ve çok çalışarak hayallerimizi gerçekleştirebilmek her zaman mümkün. Son olarak genel bir çağrıda bulunmak istiyorum: “Gelin, ‘cam tavan’ları hep birlikte yıkalım.”

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER