Etik Değerlerimiz Geliştiğinde, Aynada Gördüklerimiz de Güzelleşir

Bu sayıda biraz provokatif olmak istedim. Etrafımızda bilgisel yetenek, etik değerlere önem veren, üstüne de üretkenlik ve yaratıcılıkla ışıldayan ve sadece bugüne değil geleceğe de yön veren kaç insan ya da kurum sayabiliriz?

Instagram’da beğeni sayısının ya da popüler kavramların her zaman gerçeği yansıtmadığının ne kadar farkındayız?

Savunduğumuz ve sürekli konuştuğumuz kişisel ya da kurumsal marka değerlerimizin gerçek yaşamda ne kadar arkasındayız? 

Günümüzde neye ‘evet’ neye ‘hayır’ demeyi… Kendimiz, işimiz ve dünyamız için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmek, bunun arkasında sağlam durmak için de kendimizi geliştirmek önemli bir sorumluluktur.

Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde altın harflerle yazılan ve ‘kendini bil’ anlamına gelen ‘gnothi seauton’ ‘know thyself’, sadece psikolojimiz için değil işimiz ve geleceğimiz için şimdi her zamankinden de çok kıymetli.

Yuval Noah Harari ‘21. Yüzyıl İçin 21 Ders’ adlı kitabında ‘Dünyayı anlamıyorsak haklı ve haksızı nasıl ayırt edeceğiz’, ‘Büyük veri bizi sürekli izlerken seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz’, ‘Yalan ve çarpıtılmış haber karşısında ne yapabiliriz?’i sorgularken savunduğu güzel çözümlerden biri de kendini, dünyayı, verileri doğru anlayan bireylerin geleceğe yön verecekleridir.

O kadar haklı ki…

Düşünsenize, yapay zekânın kodlanmasına baz olan girdilere eklik eden nörobilim, NLP (nörölinguistik programlama ya da sinir dili programlaması), yani basitçe bizim algılama, duygu, düşünme ve davranış süreçlerimizse, teknolojinin ve yapay zekânın hızla insanla yarıştığı bir ortamda…

1) Bizler kendimizi ne kadar bilirsek gelecekte o kadar ‘var oluruz’.

2) Kendimizi manipülasyonlardan ve doğru olmayan içeriklerden ne kadar koruyabilirsek iş ve özel hayatımızda sağlam ve sağlıklı kararlar verebiliriz.

Peki tüm bu bilgiler ışığında sürekli değişim ve belirsiz gelecek çağında gençlere, çalışanlara, iş kuranlara ve geleceği önemseyenlere tavsiyelerim nedir diye sorarsanız: 

TAHMİN ETTİĞİMİZDEN ÇOK AZ ŞEY BİLDİĞİMİZİN FARKINDA OLARAK BİLGİYE, BİLİME VE SÜREKLİ GELİŞMEYE ÖNEM VERMEK

Ve bunu yaparken de çok seçici olmak. 

Günümüzde içerik sıkıntımız çok az, her yerden bilgi fışkırıyor, ağzı olan konuşuyor, herkesin bir fikri var, bakın ben dahi yazı yazıyorum, herkes çok biliyor ve haklı olduğunu savunuyor.

Benim çok sevdiğim iki söz vardır: ‘Ne bilmediğimizi bilemeyiz’ ve ‘Boş başak dik durur’. 

O yüzden lütfen öğrenme kaynaklarınızı çok iyi seçin ve bilgiyle, tecrübeyle ve temiz suyla beslenmemiş boş başaklardan uzak durun.

HAYATTA HER ZAMAN BELİRSİZLİKLERİN OLACAĞININ, BELİRLEYİCİ OLANIN BİZİM DURUŞ VE AKSİYONLARIMIZIN OLACAĞINI İYİ ANLAMAK

Tam da şu anda hayatımızda ne kadar da çok belirsizlik var değil mi? “Dolar kuru ne olacak? Rusya- Ukrayna savaşının dünyaya etkileri ne olacak? Eşim beni ne kadar seviyor? Korona virüsünün vücudumuza bilinmeyen etkileri var mı? Acaba kaç yaşına kadar yaşayacağım? 2050 yılında ortadan kalkacak ya da önemini yitirecek meslekler neler?” diye başlayıp listeyi daha da uzatabiliriz. Bunların hiçbirini yüzde 100 tahmin etmek imkânsız.

Ama kendini ve yeteneklerini bilen , bu durumda güveneceği değerleri ve kişileri iyi seçen, olanları ve verileri iyi anlayan, sağlam bir muhakeme yeteneğiyle yapıcı aksiyon alan insanlarla endişeyi ve paniği seçenler arasındaki farkı hepimiz biliyoruz. 

Kaldı ki hepimiz zaman zaman kendi zihnimizin ve tecrübelerimizin panik tuzağına düşmüyor muyuz? Farkındaysak durdurabiliriz. İnanıyorsak aksiyon alabiliriz.

Aksiyon almanın adımlarını da kendimce söyle sıralayabilirim:

  1. a) Önce edilgenlikten çıkmayı seçmek. 
  2. b) Hedefi ve süreçleri tasarlamak. Unutmayalım hedef bir sonuç değil yolculuktur.
  3. c) Sadece konuşmak ve düşünmenin bize faydası olmayacağını bilerek eylemin önemine inanmak. 
  4. d) Yolda değişiklikler olabileceğini bilerek revize etmek.
  5. e) Revize yaparken verileri, olan biteni, sonuçlarını iyi anlamak
  6. f) Düştüğünde kalkmayı bırakmamak.
  7. g) Hem anlamayı hem de aksiyon almayı 

kolaylaştıracak yol/takım/hedef arkadaşlarını iyi seçmek. 

* Bu aksiyonu sayısız ve limitsiz aksiyon arasından seçtiğimiz gerçeğini bilerek, seçimlerimizin arkasında durmak, farklı bir şey mi yapsaydım endişesini bırakıp bayrağı gururla, güvenle ve kararlılıkla taşımak.

Tüm bu adımları atarken ya da bazen gerektiğinde sakinlikle beklerken çok yararlanabileceğimiz bir bakış açısı var: Objektif olmak,. kişiselleştirmeden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmak, aksiyonu neden aldığımızı ve hedefimizi unutmamak.

BİLGİYİ VE AKSİYONLARIMIZI ETİK DEĞERLER VE ANLAMLA BİRLEŞTİRMEK 

Ben iş hayatında sadece para odaklı olmadan, anlam, üretkenlik ve etik değerlere sahip çıkarak da çalışıp ‘para kazanılacağına’ inananlardanım. 

Para olmadan iş de olmaz diyenler için bir sonraki sayımızda ‘performans yönetimi ve kârlılık’tan bahsedeceğim. Ama önce etik ve anlam…

Bu konuda YouTube’ta İonna Kuçuradi’nin etik değerler eğitimlerini dinlemenizi tavsiye ederim. Kuçuradi’ye göre “Her birey çocukluğundan itibaren etik değerler bilgisiyle eğitilebilir. Eğer yaşamı etik değerlerle sürdürmeye karar verdiyseniz gerekli olan bu bilgidir. Normlara göre hareket etmenin ötesinde değerler bilinciyle hareket edecek bir eğitim verilmelidir”.

Diyelim bir sene önce kurulan teknoloji girişiminin ortaklarından Ali Bey, yatırım almak için bir sunum hazırlıyor. Enerjisinin bir kısmını şirketini nasıl daha başarılı hale getireceğine harcayacağına, daha fazla yatırım alabilmek için rakamları ve hedefleri gerçek dışı ‘makyajlayıp’ yatırımcıyı kendi çıkarları doğrultusunda yanlış yönlendirmeyi seçiyor. 

Ya da kurumsal hayatta çalışan Nesrin Hanım, daha fazla bonus almak için bayilerine satamayacakları stokları yığmaya çalışıyor.

İş ve özel hayatımızda bu ve benzeri durumlarla karşılaşmışızdır. Bu örneklerdeki bayi ve yatırımcı adayı eğer yeteri kadar tecrübeliyse oyuna gelmeyecektir.

İnsanlar ‘iyi’ olmayı seçtiklerinde ise bu olayların sayısı ve etkisi azalacaktır.

Unutmayın, bilgisel yetenek ve etik değerlerimiz geliştiğinde aynada gördüklerimiz de güzelleşir. 

Yapay zekâ ve teknoloji çağının kodlanmasında bizim bugünkü tutum ve seçimlerimiz gelecekteki ‘gerçekliğe’ yön verecektir. Sorumluluğumuz bugün bildiğimizden de çok büyük.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER