Erkeklerle kendini tekrarlayan dünyada yeni yöntemlere ihtiyacımız var

Farklı alanlarda elde ettikleri başarılarıyla lider ve öncü konuma ulaşan kadınların bir araya geldiği IWF (International Women’s Forum) Türkiye’nin yeni başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün’le lider kadınları konuştuk. Kadın liderlere birbirlerinden ilham aldıkları ortamlar sunduklarını belirten Çiğdem Ayözger Öngün, Türkiye’de layıkıyla kullanılmayan önemli bir potansiyeli harekete geçirmeyi amaçladıklarını söyledi. Öngün, erkek liderler tarafından yönetilen dünyadaki sorunların çözüme kavuşturulması için yeni bakış açılarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Çiğdem Hanım sohbetimize hoş geldiniz. IWF (International Women’s Forum – Uluslararası Kadın Forumu) Türkiye’nin başkanlığına seçildiniz. Dişi Business ailesi olarak sizi tebrik ediyoruz. Lider ve yönetici kadınları temsil eden bir oluşumun başında olmak nasıl hissettirdi, duygularınızı alarak başlayabilir miyiz?

Öncelikle uluslararası alanda büyük önem taşıyan, etkin bir organizasyonun Türkiye bölümünün başkanı seçilmenin büyük bir onur olduğunu söyleyebilirim. Kız kardeşlik kavramı altında, lider kadınların birbirlerinden ilham alma ve birbirlerine ilham olma amacıyla bir araya geldiği bu organizasyonda ayrıca liderlik potansiyeli taşıyan kadınlara fırsat oluşturma imkânına sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Öte yandan bu göreve seçilerek üstlendiğim sorumluluğun da farkındayım. Başkanlığım süresince IWF Türkiye’nin hedeflerini en iyi şekilde ileri taşımak ve Türkiye’deki kadınların potansiyellerini kullanmalarını sağlamak adına çok sıkı çalışacağız. 

Çiğdem Hanım internet sitelerine baktığımızda sizinle ilgili hep iş odaklı bilgilerle karşılaşıyoruz. Ama biz Çiğdem’in kim olduğunu da merak ediyoruz. Bize kendinizi anlatır mısınız? 

Çok haklısınız. Bunun aslında iki sebebi var; biri mahremiyet yani özel hayatın gizliliğine verdiğim önem, diğeri ise iş hayatı konusunda kendime hem çok yatırım yapmış olmam hem de çok aktif olarak çalışıyor olmam. İnternetten ulaştığınız iş hayatındaki rollerimin yanı sıra anne, eş, kız kardeş, evlat gibi rollerim var. Ayrıca bir sivil toplum gönüllüsüyüm, pek çok dernekte rolüm var. Bunların yanı sıra sanat konusuyla da yakından ilgiliyim, özellikle Türk resmi konusunda bir koleksiyonerim, klasik otomobil tutkunuyum, caz müzik dinliyorum ve yoga yapıyorum.  

Çiğdem Ayözger Öngün iş hayatında, sosyal hayatında, liderlik yolculuğunda cam tavanlarla karşılaştı mı? 

Çok. Birçok kadın gibi ben de özellikle başta iş dünyasında olmak üzere hayatımda pek çok engelle karşılaştım. Ancak bu tür engellerin üstesinden gelebileceğime olan inancım bana daha çok çalışmak ve başarılı olmak için her zaman motivasyon sağladı. İş dünyasındaki kadınlar olarak önümüze çıkan engeller elbette olacaktır ancak bu yolculuk ne kadar zorlu olursa olsun bu engellerin bizi yıldırmasına izin vermeden devam etmemiz gerektiğine inanıyorum. 

Başkanı seçildiğiniz IWF’in nasıl bir kuruluş olduğunu ve neden lider kadınları bir arada buluşturduğunu anlatır mısınız?

Dünyada ve ülkemizde kadın liderler, toplumsal cinsiyet önyargılarının neden olduğu birçok engeli aşıyor ve dönüştürücü rol modeller olarak hem iş dünyasının hem de toplumun gelişiminde önemli sorumluluklar üstleniyorlar. IWF de farklı alanlarda elde ettikleri başarılarıyla lider ve öncü konuma ulaşmış etkin kadınları bir araya getirerek kadın liderliğini geliştirmeyi ve eşitliği hedefleyen uluslararası bir iletişim ve etkileşim ağı olarak karşımıza çıkıyor.

IWF Türkiye ise, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1982 yılında kurulan International Women’s Forum’un (IWF) 2014’te kurulan Türkiye yapılanmasıdır. IWF Türkiye olarak ülkemizde kadın liderlere birbirlerinden ilham aldıkları ortamlar sunarak sürekli gelişmelerini sağlıyor ve lider kadınlarla lider olma potansiyeline sahip kadınları bir araya getiriyoruz. Kadınlara liderlik nitelikleri kazandırma programları uygulayarak ülkemizde layıkıyla kullanılmayan önemli bir potansiyeli harekete geçirme amacı taşıyoruz. 

IWF, 33 farklı ülkede temsil ediliyor. Karşılaştırdığınızda özellikle Türkiye’de kadınların karşılaştığı, diğer ülkelerden bizi ayrıştıran sorunlar var mı? Yoksa dünyanın diğer ülkeleriyle de benzer sorunlar mı yaşıyoruz?

Tabi ki dünyadaki kadınların paylaştığı karşılaştığı pek çok sorun ve birçok sıkıntı var. Türkiye’deki kadınlar da dünyadaki diğer kadınlarla benzer sorunları yaşıyor. Ancak toplumumuzun yoğun ataerkil yapısı, kadınların toplumdaki etkinliğinin artırılmasının gerekli görülmemesi sonucunu doğuruyor. Bu da kadınların başarı kapasitesinin erkeklere oranla daha düşük görülmesi gibi bir algıyı ya da kadınların toplumdaki kabullenilmiş rollerinin dışına çıkmasının engellenmesi gibi bir süreci beraberinde getiriyor.  

Lider kadınların sorumluluklarının erkeklere göre daha fazla olduğunu düşünüyor musunuz?

Aslında böyle bir kıyaslama yapılmasının bizim iletmeye çalıştığımız mesaja aykırı olduğunu düşünüyorum. Bu karşılaştırmayı yapmaya devam ederek biz de kadın/erkek lider ayrımı algısına katkıda bulunmuş oluyoruz. Ne yazık ki ülkemizin ve kadınların gerçeği; bu ayrım gözetildiği için, kadın liderlere yolculuklarında karşılaştıkları sorunlara karşı destek olmamızı gerektiriyor.

Elbette neyi kastettiğinizin farkındayım ve cevabım evet. Kadın liderler erkek meslektaşlarının yaptığı işleri yaparken bir yandan da kendilerinden toplumsal diğer görevlerini yerine getirmeleri bekleniyor. Bu da kadın liderlerin birçok farklı konuda aynı anda ve erkeklere göre çok daha fazla çalışmasını gerektiriyor. Kadınların liderliğinin zayıf olacağı yönündeki algı da buna tuz biber oluyor ve kadın liderler bu önyargıyı kırmak için daha çok efor harcamak, kendilerini kanıtlamak durumunda kalıyorlar. 

Kadınların önündeki en büyük engel sizce nedir? Kadınlara yönelik oluşan algı, önyargı nasıl değiştirilebilir?

Önümüzdeki en büyük engel, kadınlara yönelik olan önyargı. Bu önyargı maalesef sadece erkeklerde görülmüyor, kadınların birbirlerine karşı da sürdürdükleri bir tutum olarak kendisini gösteriyor. Bu önyargıyı kırabilmek için öncelikle kadınların birbirlerine karşı değil birlikte hareket etmeleri gerekiyor. IWF de bu düşüncenin somut bir örneği. Birbirimize destek olarak bize karşı oluşturulan önyargı ve kalıp düşünceleri kırabilir, bunlara başarılarımız ve dayanışmamızla cevap verebiliriz. 

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için 300 yıldan fazla bir zamana ihtiyacımız var. IWF bu süreyi kısaltmak için neler yapıyor?

Cinsiyet eşitsizliğinin en büyük sebeplerinden birinin kadınlara ve potansiyellerine yönelik önyargı ve negatif algı olduğunu düşünüyoruz. Bunu yıkmak için IWF Global’in Dünya Liderlik Konferansı, Yönetici Gelişimi Yuvarlak Masaları, Yetkinlik Bursu, Harvard Business School ve INSEAD işbirlikleriyle kadın liderlere destek olmayı, başarılarının etkinliğini artırmayı amaçlayan programları bulunuyor. IWF Türkiye olarak, biz de bu programların bir parçasıyız ve destekçisiyiz. Ülkemizde kullanılmayı bekleyen büyük bir kadın gücü potansiyelinin olduğunun farkındayız. Bu potansiyeli farklı programlarla açığa çıkararak kadınların fırsat tanındığında ne kadar etkin ve başarılı olabileceklerini kanıtlamak için çaba sarf ediyoruz. Bu şekilde kadınlara yönelik önyargının kırılabileceğine ve cinsiyet eşitliği hedefine bir adım daha yaklaşabileceğimize inanıyoruz. 

Dünyadaki felaketlerden en fazla çocuklar ve kadınlar etkileniyor. Biz de 6 Şubat’ta büyük bir felaket yaşadık. 11 ili ve milyonlarca insanı etkileyen bu felaketin yaralarını sarmak için ve özellikle de oradaki kız kardeşleri için IWF Türkiye neler yapıyor? 

Öncelikle IWF Türkiye’nin değerli üyeleri depremin olduğu bölgelere yardım için giden, maddi ve manevi çok büyük destek olan, fabrikalarını tamamen o bölgenin ihtiyaçlarına dönüştüren, tüm çalışanlarını bölgedeki bir projeye destek için kaydıran kadınlar liderlerden oluşuyor. Biz network ağımızı ihtiyaçları analiz edilen projelere destek için yönlendirerek kullandık.  Ayrıca diğer kadın dernekleri ile koordinasyon içerisinde afet bölgelerindeki kadınlara destek olmak ve potansiyellerini kullanabilmelerine yardımcı olmak için detaylı bir proje için de halen çalışmaktayız. 

Çiğdem Hanım son olarak, sizce dünyanın neden kadın liderlere ihtiyacı var? Ve kadınlara mesajınız ne olur? 

Dünyamız çok uzun süredir erkek liderler tarafından yönetiliyor. Yüzyıllardır süregelen sorunlarımızın bir türlü çözülememesi, tarihin, savaşların, sorunların sürekli kendisini tekrarlaması ve bu eski problemlere bir türlü cevap bulunamaması yeni yöntemlere ihtiyacımız olduğunun göstergesi. Yeni yöntemler, yeni bakış açılarını ve perspektifleri gerektirir. Kadın bakış açısının ve bunun getirdiği yöntemlerin yönetim ve liderlikte daha fazla yer alması, çözülemeyen düğümlerin açılması için önemli bir adım olacaktır. Kadın bakış açısı tolere edebileceğimizden çok daha uzun bir süredir arka planda bırakılıyor, göz ardı ediliyor. 

Kadın liderlerin öncelikle kendilerine güvenmeye ihtiyaçları var. Potansiyellerinin büyüklüğüne ve bunu gerçekleştirmek için gerekli olan güce sahip olduklarına inanmaya ihtiyaçları var. Kadınlara mesajım, hepimizin benzer zorluklara göğüs germek zorunda kaldığı bu yolda önceliğimizin birbirimize destek olmamız gerektiğidir.  Umarım kadınlar bir araya gelip potansiyellerini gerçekleştirmek için kız kardeşlerinin desteğini almaya ve onlara destek vermeye devam ederler. Lider kadınlar birbirlerinden ilham almalı ve birbirlerine ilham kaynağı olmalıdır.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER