Erkeklerin daha iyi müttefikler olmasına ihtiyacımız var

“İş dünyası kadına göre yapılandırılmış bir dünya değil. Ben de tam bu nedenle bu sistemden çıkmayı tercih ettim ve dışarıdan müdahale edebileceğim alan olan sivil topluma geçiş yaptım” diyen Selen Okay Akçalı, YANINDAYIZ Derneği’nin yeni başkanı oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında kadınların bilinçlendirilmesi kadar erkeklerin tutum ve davranışlarının değiştirilmesinin gerektiğini belirten Akçalı, YANINDAYIZ Derneği’nin kadınların yanında durmayı bilen bir erkeklik anlayışını inşa ettiğini vurguluyor.

 

Röportaj: DENİZ DALLI

Selen Hanım sohbetimize hoş geldiniz. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Kendimi sivil toplumcu olarak tanımlamayı seviyorum. Yedi seneyi aşkın süredir aktif olarak bu sektörün içerisindeyim. Toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışıyorum. Aynı zamanda yönetim danışmanlığı yapıyorum ve bir teknoloji girişiminin kurucu ortağıyım. Evliyim, İstanbul’da yaşıyorum ve iki kız çocuğu annesiyim. Yakın zamanda YANINDAYIZ Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devraldım. Endüstri mühendisiyim. İş hayatına 2004’te Koçtaş Yapı Marketleri’nde pazarlama uzmanı olarak başladım, 2007’de Turkcell ticari pazarlama ekibine katıldım. 2013-2015 yılları arasında Turkcell Bireysel Satış biriminde Kategori Yönetimi Bölüm Müdürü olarak çalıştım.  İşimi çok severek yaptım ancak 30’larımın başlarında iş yaşamımın dinamiklerini sorgulamaya başladım. İş dünyası kadına göre yapılandırılmış bir dünya değil. Ben de tam bu nedenle bu sistemden çıkmayı tercih ettim ve dışarıdan müdahale edebileceğim alan olan sivil topluma geçiş yaptım. Açıkçası sivil toplum sektörünü tanımıyordum. Sadece kendi geçtiğim yollardan geçecek olanların aynı sıkıntılarla mücadele etmemesi için ‘Ne yapabilirim’i sorguluyordum. Örneğin ben kendimi bildim bileli bilimle, fizikle ve matematikle ilgiliydim, araştırmaya ilgi duydum. Hep mühendis olmak istedim, başka bir meslek düşünmedim. Ancak koşullar, rol model eksikliği, toplumsal önyargılar beni üretim alanında çalışmaktan uzak tuttu. Mesleğimi tam anlamıyla yapamadığımı hep hissettim. 12 senelik özel sektör deneyiminin ardından iş hayatında fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın liderliği konularını incelemeye başladım ve proje danışmanı olarak Yönetim Kurulunda Kadın platformu için çalıştım.  2017 senesi başında platformun dernek statüsüne geçişinde aktif rol aldım, derneğin kurucu yönetim kurulu üyesi olarak beş seneyi aşkın süre ile Genel Sekreter görevini üstlendim. Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin (YKKD) 2019 senesi boyunca Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Dış İşleri Bakanlığı koordinasyonunda yürüttüğü Yerel STK’lar Avrupa Birliği projesinin koordinatörlüğünü yaptım. Genç nüfusun istihdamını destekleme amaçlı bir start-up olan Agenti’nin melek yatırımcısıyım. Forum İstanbul Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi, SES Derneği YK Üyesi, Marmara Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi Danışma Kurulu Üyesiyim. Arya Women, IWF, TurkishWIN üyesiyim. Fırsat eşitliği, eğitim ve genç istihdamı konularında faaliyet gösteren platformlara gönüllü katkı sağlıyorum. Sivil toplumda bu çok katmanlı etkileşimin yarattığı sinerjiye çok inanıyorum.

YANINDAYIZ Derneği olarak toplumsal cinsiyet eşitliği için göstermiş olduğunuz mücadeleyi ve çabayı anlatır mısınız? Bu konuda kişisel ve/veya temsil ettiğiniz sivil toplum kuruluşunun duruşunu paylaşabilir misiniz?

Eşitsizliğin yok edilmesi için dünya üzerinde pek çok oluşum kadının güçlendirilmesi faaliyeti yürütüyor. YANINDAYIZ Derneği ise toplumsal cinsiyet eşitsizliği meselesinin çözümüne bambaşka bir yerden yaklaşıyor. Dünya genelinde çok yeni bir akımın temsilcisi. Son 20 yıldır erkeklerin de “Toplumsal cinsiyet eşitliği nedir? İnsan hakları temelli eşitlik nedir?”i sorgulamaları, bu konuda aktif çalışmalar ortaya koymaları söz konusu. Erkekler de eşitlik için üstlerine düşen rolü yerine getirmeye hazırlar. Konuya dahil olup hem kendi içlerindeki ataerkilliği sorguluyor hem de toplumda bu anlamda bir dönüşümü sağlama konusunda öncü rol üstleniyorlar.

YANINDAYIZ Derneği, erkeklerin aktif katılımıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlayan Türkiye’deki ilk, dünyadaki sayılı sivil toplum kuruluşlarından biri. Promundo, Menengage, Champions of Change Coalition dünyada YANINDAYIZ ile aynı amaçla çalışan derneklerden.

Erkek egemenliğinin ortadan kaldırılması açısından pro-feminizmin önemli bir rol oynadığının toplum olarak daha fazla farkına varmamız gerektiğinize inanıyor ve kadın-erkek eşitliği hareketinin yaygınlaştırılması ile YANINDAYIZ Derneği’ni Türkiye’de öncü konumuna getirmeyi hedefliyoruz. Dernek üyelerimiz toplumun her alanında -iş dünyası, siyaset, akademi, kamu, sanat, spor gibi- ülkenin önde gelen kurumlarında yer alan tanınmış, etkili temsilcilerinden oluşuyor. Kadınların yanında durmayı bilen bir erkeklik anlayışının inşa edildiği bir dernek olarak tanımlıyoruz YANINDAYIZ’ı.

Derneğimizin yürüteceği tüm proje, eğitim ve iletişim kampanyaları pro-feminizm farkındalığını artırmaya yönelik olacak.

Erkekleri bilinçlendirirken önceliğimiz kadına ve çocuğa yönelik şiddeti sonlandırmak. Şiddetin her türlüsü insan yaşamına ve onuruna aykırı, eşit bir toplum ancak şiddetin sonlanmasıyla mümkün. Ataerkilliğin erkeklere yüklediği en önemli rollerden biri güç. Bu nedenle erkeklerin şiddeti sonlandırmak için savunu yapmaları ve birbirlerini ikna etmeleri bir o kadar değerli. Bunun yanı sıra “Toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı” ve “Kadınların iş hayatında varlığı ve karar alma süreçlerine katılımı”, “Eğitimde, sağlıkta, sporda cinsiyet ve fırsat eşitliği”, “Ev emeğinde ortaklık” başlıca çalışma alanlarımız.

Derneğimiz, her anlamda savunduğu vizyonu kendi yapısına entegre edebilmiş bir yapı diyebilirim gönül rahatlığıyla. Ağırlıklı erkeklerin oluşturduğu alanında etkin üyeler bir kadın liderliğinde çalışmalarını sürdürüyor. “Kadınların ve her türlü ayrımcılığın YANINDAYIZ” diyorlar.

YANINDAYIZ, toplumun her alanından toplumsal cinsiyet eşitliği meselesini içselleştirmiş, ‘YANINDAYIZ Erkekleri’nin bu meselenin çözümü için aktif katkı sağladığı bir hareket. Bu yönüyle toplumsal cinsiyet eşitliği (TCE) alanında faaliyet gösteren oluşumlardan farklılaşıyor.

Biz çözüme, kadının güçlendirilmesiyle değil ‘erkeğin zihin dönüşümü’ yoluyla ulaşmayı seçmiş bir oluşumuz. Hedefimiz aynı ama yolumuz ve yöntemimiz farklı. Dünyada da zaten çok yeni sayılabilecek bir akım bu.

‘Pro-feminist bir erkek inisiyatifi’ olarak nitelendirilen YANINDAYIZ Derneği’nin yaptıklarını sizden dinleyebilir miyiz?

Hayata geçirdiğimiz projelerde özellikle yerel yönetimler ve özel sektörün gücünü de yanımıza alarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılmasını ve bu yolla meselenin farkındalığını özellikle erkeklerde artırarak, etki alanı oluşturmayı önemsiyoruz.

Bu kapsamda 2023 yılında;

  • İsveç Başkonsolosluğu tarafından desteklenen ve belediye çalışanları ile muhtarlarda toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı artırmayı amaçlayan ‘Yerelde eşitiz’ projesiyle
  • Fransa Büyükelçiliği tarafından desteklenen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki toplu taşıma ve taksi şoförlerinde taciz ve şiddet farkındalığı eğitimleri sağladığımız ‘Şiddete yol verme’ projelerimizle büyük ilgi uyandırdık.
  • Bu yıl finalize ettiğimiz diğer projemiz ise İsveç Enstitüsü’nün destekleriyle gerçekleştirdiğimiz ‘Global guy talk’ oldu. Türkiye’deki uygulaması, ilk kez YANINDAYIZ yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘Erkekler konuşuyor’ projesiyle, özel sektörde hedef kitlemiz olan erkeklerle bir araya geldik ve farklı toplumsal cinsiyet serüvenlerinden yola çıkarak ‘Erkeklik hallerine’ ayna tuttuk. İsveç menşeili firmalarla işbirliği içerisinde olduğumuz projeye ABB Türkiye, Atlas Copco, Astra Zeneca, Autolive Türkiye, Ericsson, H&M, Volvo çalışanları dahil oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığının sağlanması, meselenin özellikle erkekler arasında konuşularak görünür olmasının yanı sıra, ilham vererek örnek teşkil eden projelerimizin toplumun her kesimine dokunmasına özen gösteriyoruz.
  • Bu yıl itibarıyla başlayan ve devam eden projelerimizin ilki ise Friendrich Naumann Vakfı tarafından ikinci kez desteklenen ‘İşyerimde tacize ve şiddete yer yok!’ oldukça ilgi gören projemizin ikinci faz saha uygulamasını tamamlamak üzereyiz. Bu proje kapsamında Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinden en az 10 tekstil üreticisine ulaşarak özellikle mavi yaka çalışanlarda işyerinde taciz ve şiddet farkındalığı sağlamayı hedefliyoruz.
  • Devam eden diğer projemiz ise H&M in COS markası tarafından fonlanan ‘Toplumsal dönüşüme katkı: Taciz ve şiddet farkındalığı’ projesi. Proje kapsamında toplumun genelinde 5 bin kişiye ulaşmayı ve toplumsal cinsiyete dayalı taciz ve şiddet farkındalığı eğitimleri sağlamayı amaçlıyoruz.

YANINDAYIZ Derneği, sizin başkanlığınızdaki ilk bir yılda hangi faaliyetlere imza atacak?

Erkekleri hedef almaya devam edeceğiz. Yakın dönem için olgunlaştırdığımız birkaç projemiz var.  Yaş skalasını genişletmek, çocuklara ve gençlere daha çok seslenmek istiyoruz. Eğitim ve farkındalık projeleri kurguluyoruz.

İş dünyasının dışına çıkacağımız, bu anlamda biraz da risk alacağımız ses getirecek işler yapmak istiyoruz.

Yerelde daha aktif olmak, yerel yönetimlerle iş birliklerini artırmayı hedefliyoruz.

Özel sektör daha deneyimli olduğumuz alan, yakın vadede bu defa kamu kurumlarıyla ortak proje planlarımız var.

Daha önce deneyimli olmadığımız sektörlere girmek de önceliklerimiz arasında. Örneğin biz bugüne kadar daha çok tekstil sektöründe faaliyet gösterdik -ki büyüklüğünü düşünürsek çok doğru bir alan, devam da edeceğiz- ancak farklı uygulamaları farklı kurumlarla birlikte keşfedelim istiyoruz.

STK işbirliklerimizi artırmak da yakın dönem planlarımız arasında.

Erkeklerin aktif katıldığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı ses çıkardığı YANINDAYIZ Derneği olarak #kadınerkekeşittirnokta konferansı düzenleyeceksiniz. Konferansla ilgili detay verir misiniz? Neyi amaçlıyor bu konferans? Neler konuşacaksınız?

YANINDAYIZ Derneği’nin bu yıl 4’üncü kez düzenleyeceği #kadınerkekeşittirnokta Konferansı’nı 11 Ekim 2023 tarihinde İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleştireceğiz.

#kadınerkekeşittirnokta Konferansı’nın ana temasını Cumhuriyet’in 100’üncü yılında ‘Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Eşitlik’ olarak belirledik. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin dünyada ve Türkiye’de nasıl uygulanabildiğinin örneklerle gösterileceği konferansta, ilham verici oturumlar ve konuşmacılar yer alacak.

#kadınerkekeşittirnokta Konferansı ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin sadece kadın meselesi olmadığını, erkeklere de bir o kadar iş düştüğünü hatırlatmak istiyoruz. Konferansta Cumhuriyet’in 100’üncü yılında kadının dününe ve bugününe bakacak, değişen erkeklik hallerini konuşacak, Cumhuriyet döneminde sanatçının yüzyılına dair sanatçılarımıza söz verecek, geleceğimizi şekillendirecek gençleri sahneye davet edeceğiz.

Türkiye’den birbirinden değerli konuşmacıları ve iş insanlarını buluşturan konferansın sunuculuğunu Oyuncu ve YANINDAYIZ Derneği Başkan Yardımcısı Mert Fırat ile Oyuncu Özge Borak üstlendi.

İş insanları ve fikir önderlerinin bir araya geleceği konferansta bu yıl ‘Değişen Hayat – Değişen Erkek (Lik)’, ‘Cumhuriyet Bir Kadın Devrimidir’, ‘Yüzleşmeler’, ‘Erkekler Gerçekten Eşit Olmak İstiyor mu?’, ‘Kadın Voleybol Ülkesi Türkiye’de Bir Başarı Hikâyesi’, ‘Sanatçının Yüzyılı’ ve ‘İkinci Yüzyılda Gençlik Perspektifinden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ konu başlıklı oturumlar yer alacak.

İş insanlarını, akademisyenleri, sivil toplum kuruluşlarından temsilcileri, sanatçıları, siyasi liderleri, girişimcileri ve gençleri ağırlayacak olan konferansımızın bu yıl ana sponsorluğunu aynı zamanda kurumsal üyemiz olan Arkas Holding üstlendi.  #kadınerkekeşittirnokta Konferansı’nın platin sponsorları BP, DFDS, İGDAŞ, NET Holding A.Ş, Sarp Intermodal ve QNB FinansBank oldu. Altın sponsorlar arasında ise Ajinomoto Türkiye, Esas Gayrimenkul, Faik Sönmez, Merit International ve TeknoSA yer aldı. Konferansın gümüş sponsorları ABC Lojistik, Barry Callebaut, Cemre Shipyard ve Universalis var.

Bu yıl gençlerin biletlerini satın alarak konferansı ücretsiz, davetli olarak izleme olanağını sağlayacak olan kurumlar arasında ise Mavi, Ege Yat, Imperium, Kibar Holding, Suteks ve Tepe Emlak yer alıyor.

Konferansımızla farklı bir uygulamayı da hayata geçiriyoruz. Üniversite öğrencilerini ücretsiz ağırlayacağız. Salonumuzun yarısını onların doldurmasını istiyoruz. Bu kapsamda üniversite kulüpleri, STK’lar ve spor kulüpleriyle işbirliği yapmaktayız. Gençlere yeni perspektifler sunmak, onların görüşleriyle bu tür iletişim etkinliklerimizi geliştirmek, ayrıca gençler ve iş dünyası arasında köprü kurmayı amaçlıyoruz.

Kadınların Güçlenmesi Endeksi (WEI) ve Küresel Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nden çıkan sonuca göre küresel olarak kadınlar, tam potansiyellerinin yalnızca yüzde 60’ını hayata geçirebiliyor. Ülkemizde kadınların bu potansiyelinin artırılması için neler yapılabilir?

İş hayatında kadınlar ve erkekler eşit fırsatlara sahipler diyebilmemiz için uzun bir yapılacaklar listesi var. İşe alımdan performans değerlendirme kriterlerine, liderlik stiline kadar iş hayatına dair tüm önyargıların önüne geçmek, yeterince temsil edilmeyen her gruba aynı duyarlılıkla yaklaşan kapsayıcı şirket politikaları üretmek, kadın liderler yetiştirmek için özel çaba sarf etmek, kadınları iş hayatında tutabilmek için esnek çözümler üretmek bunlardan bazıları.

Yapılması gerekenleri biliyoruz ancak asıl mesele bu reçetenin uygulanmasında. Devletin ve kurumların politikaları önemli, bir o kadar da bireylerin bu kuralları uygulamasına, cesaretine, harekete geçmelerine ihtiyacımız var.

Artık “Bu bir kadın meselesi” deyip geçilmemesi gerekiyor. Özel sektörde şirket değerleri ve organizasyon kültürü toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde şekillenmeli, yönetim birimi kadın ve erkek eşitliğine duyarlı bir hale gelmeli, kapsayıcılık ilkesine dayanan stratejiler oluşturulmalı, kesinlikle cinsiyet kotası uygulanmalı, ‘kadınlara özgü’ veya ‘erkeklere özgü’ kabul edilen işlerde tam tersine erkeklerin veya kadınların çalışması teşvik edilmeli, kadınların annelik izinlerini kanunlara uygun bir şekilde kullanmaları, erkeklerin de babalık izinlerini kullanmaları teşvik edilmeli.

Son dönemde farkındalık düzeyimizin arttığını düşünsem de uygulamaya geçirmede maalesef geride kaldığımız aşikâr. Bir an önce yapmamız gereken ancak yapmadıklarımızla yüzleşmeli ve harekete geçmeliyiz. Karar mekanizmalarında ağırlıklı olarak erkekler yer aldığı için de harekete geçme sorumluluğu da ağırlıklı onlarda. Özetle önce yüzleşmeli sonra da zihinsel dönüşümü yaşamalılar ki karar vericiler olarak bu toplumsal dönüşüme katkı sağlayabilsinler.

İş hayatında en tepeye çıkan kadın sayısı oldukça az. Türkiye’ye baktığımızda yüzde 5 oranında kadın genel müdür var. Tabii karar merciine kadın çıkamadıkça ücrette de aşağıda kalıyor. Bu sebeple kadınlar hem statü hem ekonomik olarak dezavantajlı durumda. Bunun için sağlamamız gereken temel şeyin fırsat eşitliği olduğunu düşünüyorum.

Cinsiyete dayalı istihdam politikaları nedeniyle işlerin tanımı bile eril olarak yapılıyor. İstihdamda ve terfilerde erkeklere öncelik veriliyor. Kadınların çalışma yaşamında üst düzey yönetime ulaşmalarındaki fırsatlardan yoksun kalmalarıyla ilgili bir kavram olan ‘Cam Tavan’, yalnızca örgütsel yaşamda değil, kadının bulunduğu siyaset, eğitim gibi alanlarda da görülmekte.

Ayrımcılık ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için her alanda tam eşitliğin sağlanması için oldukça çok kişiye eşitliği anlatmamız, eğitimler, atölyeler yapmamız ve bu farkındalığı sağlamamız gerektiğini düşünüyorum. Özellikle erkeklerin tutum ve davranış değişikliğini sağlayacak toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları çok çok önemli.  Kadınlara da hakları konusunda farkındalık yaratmak oldukça önemli.

Yönetimde karar verici pozisyonlarda kadın çalışan sayısı elbette yeterli değil. Bugün hemen hemen tüm karar verici pozisyonlarda ataerkil zihniyetin egemenliğinden kaynaklı olarak erkekleri görüyoruz. Birçok firma sürdürebilirlik açısından son 10 yıldır yönetimde kadın oranını artırmak için çalışmalar yapsa da ne yazık ki hâlâ istenilen eşitlik seviyesine gelmiş değiliz. Bugünü anlayabilmek için tarihsel süreci de iyi analiz etmemiz gerekiyor. Kadının toplumdaki yapısı uzun yıllar boyunca aile ve ev olarak konumlandırılarak, iş hayatında bile olmaları engellenmiş. Oldu ki iş hayatına katıldılar, bu sefer de yönetici pozisyonuna ulaşmalarında cam tavanlarla karşılaşıyorlar. Her ne kadar son yıllarda toplumlarda sosyoekonomik dönüşümler meydana gelerek kadınların istihdama katılmalarına yönelik çalışmalar yapılsa da maalesef geldiğimiz noktada pek memnun edici bir seviyede değil.  Ne yazık ki yönetimde karar verici birimlerde her anlamda tam eşitlik sağlanmadığı sürece bir yeterlilikten de bahsedemeyeceğiz. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen umutları da taze tutmak lazım. Gayret içinde olmaya devam etmeliyiz. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlar yöneticilik pozisyonları için yeteri kadar talepkâr davranmıyor. Bu alanda yılmadan, usanmadan talep eden konumda olmak tek çare gibi görünüyor. Özgüvenli ve cesur kadınların sayısı arttıkça üst yönetimde istenilen seviyede kadın istihdamının sağlanacağına yürekten inanıyorum.

Selen Hanım, sohbetimizi erkeklere mesajınızla tamamlayalım. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda erkeklere ne söylemek istersiniz?

Herkes için daha adil bir dünya yaratmak için erkeklerin daha iyi müttefikler olmasına ihtiyacımız var!

UNFPA ve Promundo ABD’de bir araştırma gerçekleştirmiş. Araştırma şunu söylüyor: Konu cinsiyet eşitliğini desteklemek olduğunda erkeklerin çoğunluğu hem siyasette hem de işyerlerinde liderlik pozisyonlarında daha fazla kadının olması gerektiğine inanıyor. Ancak ayrımcılığı azaltmaya yardımcı olmak için ellerinden gelen tüm adımları atmıyorlar.

Erkeklerin ve kadınların aynı sorumlulukları ve fırsatları paylaşmalarını sağlamak, politika ve kurumsal düzeyde ve bireylerin tutum ve davranışlarında gerçek, sürdürülebilir bir değişim gerektiriyor. Bu araştırmadan 7 maddelik bir reçete çıkmış. Bunları paylaşmak isterim:

  1. Kadınların bakış açılarını aktif olarak dinleyin, hikâyelerini dinleme fırsatlarını arayın, endişelerini ciddiye alın.
  2. Bir erkek olarak kendi gücünüzü ve ayrıcalığınızı düşünün. Cinsiyetiniz, hayatınızda karşılaştığınız fırsatları nasıl etkiledi? Sadece erkek olduğun için ne yapabiliyorsun?
  3. Kadın iş arkadaşlarınızın fikirlerine adil bir şekilde itibar edin.
  4. İşyerinde cinsiyet eşitliğine dayalı politikaları savunun. Niyet ve eylem arasındaki uçurumu kapatın, eşitliği ilerleten politikalar için sesinizi yükseltin.
  5. Cinsiyetçiliğe meydan okuyun ve cinsiyetçi bir dil duyduğunuzda sesinizi yükseltin.
  6. Evde harekete geçin, ev işleri ve çocuk bakımı konusunda üzerinize düşenin tamamını üstlenin. Kadınların işyerinde ilerlemesi, evde üstlenmeye devam ettikleri orantısız sorumluluklar nedeniyle engelleniyor: Ev işleri, çocuk bakımı ve perde arkasında her şeyin sorunsuz ilerlemesini sağlayan görünmez işler şu anda ağırlıklı kadınlarda.
  7. İnandığınız kadın liderleri destekleyin.

Dile ve yaşam pratiğine yerleşmiş önyargılar temizlenmeli

YANINDAYIZ Derneği Başkanı Selen Okay Akçalı’nın vurguladığı müttefiklerden biri de Fuat Pamukçu. YANINDAYIZ Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Pamukçu, ‘Kadın pilot’, ‘erkek hemşire’ gibi zaman içinde dile ve bilinçaltına yerleşmiş damgalamalardan kurtulmak gerektiğini belirtiyor.

Fuat Bey yeni dönemde YANINDAYIZ Derneği’nde Yönetim Kurulu Başkan olarak görev aldınız. Sizi tebrik ediyoruz ve başarılar diliyoruz. Sizi tanıyabilir miyiz?

22 Şubat 1983 tarihinde New York’ta (ABD) doğdum. Lise eğitimini Robert Koleji’nde tamamladım. Sonrasında Northwestern Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği ve Ekonomi bölümlerinde çift ana dal yaptım. DFDS Akdeniz İş Biriminde Satış, Pazarlama, İş Geliştirme ve Strateji Başkan Yardımcısıyım. İtalya’da Samer Seaports Terminals srl iştirakinde 2013 yılından beri Yönetim Kurulu Üyesiyim. Öncesinde 2005-2007 yılları arasında Londra’da Citigroup’ta Yatırım Bankacılığı bölümünde analistlik yaptım.

Mesleki temsilciliklerim: 2011 yılından beri YASED Uluslararası Yatırımcılar Derneği Temsilcisi ve Temmuz 2017’ye kadar Intermodal Taşımalar Alt Çalışma Grubu Başkanlığı görevini yürüttüm. Uluslararası Kombine Taşımacılar Derneği (UTIKAD), Türkiye Liman İşletmecileri Derneği, Demiryolu Taşımacıları Derneği, TÜSİAD ve 17’inci dönem başkanlığını yaptığı GYİAD’ın üyesiyim. YANINDAYIZ Derneği Başkan Yardımcısı, SEDEFED, TÜRKONFED ve CILT (The Chartered Institute of Logistics and Transport) Yönetim Kurulu Üyesiyim. Bir kız çocuğu babasıyım.

Fuat Bey, bir erkek neden toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan tarafta olmalı? Sizi YANINDAYIZ Derneği yanında yer almaya iten duygular nelerdi?

Kadın ve erkeğe sosyal olarak verilen roller nedeniyle hak, fırsat ve kaynakları kullanmada cinsiyetler arası ayrımcılık yapılması global bir sorun. Toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmek, ekonomik büyümeden, sağlıklı toplumların ve nesillerin yetişmesine ve toplumsal barışı ve refahı sağlamaya kadar daha birçok alanda toplumsal kalkınmaya destek oluyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, insan haklarının ve temel özgürlüklerin gerektiği şekilde uygulanması açısından da hayati öneme sahip.  Bu nedenle, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyetten bağımsız olarak tüm bireylerin mücadele etmesi, adım atması gereken bir hedef.

Kadınları toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlendirmek önemli. Ama erkeklerin ve ‘erkekliğin’ dönüşümü için neler yapılmalı?

Öncelikle hayatın her alanında karşımıza çıkan cinsiyet eşitsizliğinin toplumsal bir sorun olduğunu kabul etmeliyiz. Dolayısıyla bu eşitsizliğin giderilmesinde erkeklere de çok ciddi görevler düşüyor.

Cinsiyete toplum tarafından biçilen rol, sorumluluk ve bazı davranış beklentilerinin, belli görevlerin kadınlara ait olduğu önyargısının ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun için de hem zihniyet hem de dilde bu yaklaşımdan kurtulmak gerekiyor. ‘Kadın pilot’, ‘erkek hemşire’ gibi zaman içinde dile ve bilinçaltına yerleşmiş damgalamalardan kurtulmak gerekiyor. Dile yer etmiş ‘elinin hamuru’, ‘adam gibi’, ‘iş adamı’ gibi kalıpları ve bu bakış açısını temizlemek çok önemli.

Erkekler, toplumda üstlendikleri farklı roller çerçevesinde de toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadele edebilir. Örneğin bir baba figürü, kız çocuklarına da eşit eğitim imkânlarını tanımalı ya da çocuklarını yetiştirirken eril bir dil kullanımından aile içinde erkek ve kız çocuklara biçilen rollere kadar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körükleyecek kalıp ve davranışlardan uzak durabilir. Aynı şekilde iş hayatında bir erkek yönetici benzer kalıp ve davranışlarla mücadele ederek toplumsal cinsiyet eşitliğine hizmet edebilir. Özetle, cinsiyet farkları üzerinden kurgulanan hiyerarşik ilişkilerin ortadan kaldırılması için toplumun her kesiminden erkeklerin bakış açısını değiştirmek gerekli diye düşünüyorum.

Kısacası, ancak tüm önyargıları yıkarak ve gerek dile gerekse de yaşam pratiğine yerleşmiş önyargıları temizleyerek bu dönüşümü gerçekleştirmek mümkün olabilir. YANINDAYIZ Derneği de bu dönüşüm sürecinde çok kilit bir rol oynuyor.

Sürdürülebilir bir toplumsal hayat için erkeklere ne mesaj verirsiniz?

Kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşamın her alanına eşit katılımları, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türlü ayrımcılığın önüne geçilmesi büyük önem taşıyor. Ve bu amaç doğrultusunda erkeklere de büyük görevler düşüyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için, öncelikle toplumda bu eşitsizliğe ve adaletsizliğe neden olan tüm unsurların belirlenmesi ve ortadan kaldırılması gerekir. Kadınlara ve kız çocuklarına uygulanan ayrımcılık ve bunların toplum içinde normalleştirilmiş olması, bu ayrımların artık fark edilmez olmasına yol açıyor. Erkeklerin bu normalleştirme ile mücadele etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Toplumsal cinsiyet eşitliği demek, fırsat eşitliği demektir. Atatürk’ün hedef koyduğu münhasır medeniyetler seviyesine ulaşmış güçlü bir Türkiye demektir. Geleceğin bilim insanlarının, rekortmen sporcularının, başarılı iş insanlarının, akademisyenlerinin, siyasetçilerinin yetişmesi demektir. Yarınlara güvenle bakan nesiller demektir. Toplumsal barışın sağlanması demektir. Bu amaca giden yolda hemcinslerime büyük sorumluluklar düşüyor.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER