Emekli olmayan emeklilerin kurumsal hayata etkileri

İçinde bulunduğumuz iş hayatı, geniş bir çerçeveden bakınca aslında bir komedi senaryosuna benziyor. Bakın anlatayım.

Çalışanlar henüz 40’lı yaşlarında emekliliğe hak kazanabilmeyi şans olarak görüyor. 40’lı yaşlarda emekli olmanın adı ‘Erken Emeklilik’.

Peki ‘erken emekli’ olanlar evde otururken sıkılmıyorlar mı? Neden emekli olmak istiyorlar? Ee! Çünkü emekli olmuyorlar ki! Yani adı emekli ama çalışma hayatına tabii ki devam ediyorlar. Peki neden emekli olmayı o kadar istediler? 

Tabii ki çift maaş! 

Ama çalışıp gelirini elde eden kişiye neden devlet artık çalışamayan yaş grubuna rahat etmesi için vermesi gereken maaşı veriyor? 

Kazanılmış hak!

Olayı geniş çerçeveden incelediğimize göre, çalışmaya devam eden ve hatta kariyer beklentileri de devam eden çalışanların kurumsal hayattaki rollerine bir bakalım. 

EYT’liler ve kurumlar arasındaki ilişki, kurumun iç işleri olarak değerlendirildi ve çalışanın emeklilik sonrası çalışmaya devam edip edemeyeceği kuruma bırakıldı. Beyaz yakalı çalışanların bir kısmı kurumlarının EYT sonrası çalışmalarına izin vermemesi veya koşulları ağırlaştırması nedeniyle motivasyon kaybı yaşadı ve ikilemde kaldı. Özellikle EYT kapsamına giren beyaz yaka kadınların iş hayatından ayrılmak istediğini gözlemliyoruz. Kurumsal hayat, ortalama 45 yaş beyaz yaka kendi alanında yetkin kadın çalışanını kaybediyor. 

Bazı kurumsal şirketlerde ise çalışanlar emekli olduktan sonra şirketlerinde aynı pozisyonda işlerine devam edebiliyor ve aynı maaşı alıyorlar. Bu durum aynı deneyim ve pozisyonda çalışanlar arasında büyük maaş farkına sebep oluyor. 

Peki bu maaş farkı ilerleyen dönemlerdeki performans değerlendirmelerini etkileyebilir mi? 

Pozisyon değişikliklerinde, terfilerde veya işten çıkartmalarda iki aday arasında kalındığında, emeklilik nedeniyle ayrı bir gelir kalemi daha olan çalışan farklı değerlendirilebilir mi? 

Tüm bunları zaman içerisinde, EYT’li beyaz yakalıların kurumsal sisteme uyum sağlaması ve sistemin koşullarının belirginleşmesiyle daha net görebileceğiz. 

Gelişmekte olan ekonomilerin vazgeçilmez özelliği olan dinamizm sayesinde her geçen gün yepyeni bir ‘normal’e uyanıyoruz. Alışmaya zaman yok, hemen yaşamaya başlıyoruz. Bakalım kurumsal hayatlarımızda, özellikle İK çerçevesinde aynı yaş, deneyim ve pozisyondaki iki çalışandan birinin diğerinden yüzde 50 fazla kazanmasını nasıl normalize edeceğiz? 

Sanırım yaşayıp göreceğiz.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER