Ellerinin Hamuruyla İşe Karışsınlar İcat Çıkarsınlar

Nurten Öztürk hanım, bir yılı aşkın süredir Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler  Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyorsunuz. Pandemi şartlarının toplumu ve direkt olarak kadınları etkilediği bir dönemde başkanlığa geldiniz. Kadınlar, kadın girişimciler bu dönemde nasıl etkilendi?

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu olarak misyonumuzu, ‘Ülkemizdeki kadın girişimci potansiyelini nicelik ve nitelik bakımından geliştirmek ve daha donanımlı hale getirmek, girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesine öncülük etmek’ olarak belirledik. Amacımız ülke geneline yayacağımız eğitim programlarıyla kadınlara birçok alanda eğitim vererek her alanda desteklemek. Mevcut girişimcilerin korunması ve sürdürülebilmesiyle ancak kadın girişimci sayısını artırabiliriz. Bu nedenle var olan kadın girişimcilere koçluk desteği sağlamayı çok önemsiyoruz. Kadınların pes etmeden hayallerinin peşinden koşması, ‘icat çıkarması’, ‘elinin hamuruyla işe karışması’ ile yüzde 10 olan kadın girişimci oranını artırabileceğimizi düşünüyorum.  Pandeminin kadınları daha fazla ve daha olumsuz etkilediği maalesef bir gerçek. Salgın döneminde evden çalışmanın ve ev içinde geçirilen zamanın artmasıyla, kadınlar ve kız çocuklarının üzerindeki bakım yükümlülükleri ve ev işlerine harcanan zamanın arttı. Kadınlar ve kız çocukları aynı zamanda artan oranda aile içi şiddetle mücadele etmek zorunda kaldı. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) raporuna göre Covid-19 salgını öncesi cinsiyet eşitsizliğinin 100 yıl içinde son bulması beklenirken, bu hesaplama pandeminin kadınlar üzerindeki negatif etkisiyle 135.6 yıla çıktı. Eşitliğe ulaşılacak sürenin 36 yıl uzaması bir neslin daha cinsiyet eşitliği olan bir dünya göremeyeceği anlamına geliyor. Dünyada kadınların erkeklerle eşit ücrete sahip olması içinse 268 yıl geçmesi gerekiyor. Pandemi dönemi sonrasında kadınların işgücüne dönmesinde azalma bekleniyor, buna fırsat vermemeliyiz. Kadınların girişimcilik ekosistemine girmeleri gerek. Topluma mesleğin cinsiyeti  olmadığını anlatmalıyız, rol modelleri daha çok öne çıkarmalıyız, cesaret vermeliyiz, deneyimimizi bilgimizi  paylaşmalıyız. 

Başkanlığını yaptığınız kurulun, kadın girişimcilere yönelik teşvik edici hangi çalışmaları var? 

Girişimcilik için iyi bir fikrinizin olması yeterli değil. Zira başarılı olabilmenin yolu, fikrin ürün olarak ortaya konulması ve ürünün pazarlanabilir olmasından geçiyor. Dolayısıyla kadınların satış-pazarlama konusundaki yetkinliklerinin geliştirilmesi için eğitimler düzenleyerek tasarım odaklı düşünmelerini amaçlıyoruz. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak, 81 ilde faaliyet gösteren kurul başkanlarımız ve üyelerimizle kadının üretime daha fazla katılması, üniversiteler işbirliğiyle eğitimler verilmesi, kadın istihdam eden şirketlerin ödüllendirilmesi, kooperatifleşme, Cinsiyet Eşitliği Farkındalık Programı, rol model buluşmaları gibi birçok konuda projeler geliştiriyoruz. Bunların başında Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (HBÖGM), Türkiye Odalar  ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET’in işbirliğiyle hayata geçirilen ‘İşimiz Temiz Projesi’ geliyor. Geçtiğimiz yıl 16 Ocak Dünya Hijyen Günü’nde lansmanı yapılan projemizi konaklama, yiyecek-içecek ve ulaşım sektöründeki mikro işletmelere yönelik hijyen eğitimlerini kapsayacak şekilde kurguladık. Bir yıl boyunca proje paydaşlarıyla birlikte araştırmalar, çalıştaylar, eğitici eğitimleri ve eğitim içerik çalışmaları sonunda 5 Ekim 2021 tarihinden itibaren Halk Eğitimi Merkezleri’nde ‘Mikro işletmeler için hijyen eğitimi’ verilmeye başlandı. Bu projeyle işletmelerin hijyen kapasitelerini ve tercih edilebilirliklerini artırmak amaçlanıyor. Projenin ilk yılı için pilot olarak seçilen Antalya, İzmir ve Muğla’da başlayan eğitimlerle 3 ay gibi kısa bir sürede açılan toplam 26 kursa 500’e yakın işletme temsilcisi katıldı. İl Esnaf Odaları ile Hayat Boyu Öğrenme Müdürlükleri desteğiyle yeni kurs açılışları devam ediyor. 2022’de ise online eğitimlerle projenin kapsamı genişletilecek. Ayrıca işletmelere projenin web sitesine kayıt olarak başvuru olanağı getirilecek. Web sitesine kayıt olan ve eğitimini tamamlayan işletmelere özel ‘İşimiz Temiz’ işletme belgesi verilerek işletmelerin kalite ve hijyen kurallarına uydukları belgelenecek. İşimiz Temiz kapsamındaki tüm eğitimler hijyen konusunda bilgi seviyesini artırmak isteyen işletme sahipleri, çalışanlar ve tüm bireylere ücretsiz olarak sunuluyor. 

Teknolojinin gelişmesi, e-ticaretin hayatımıza girmesiyle girişimcilik anlayışının ve maliyetinin değiştiğini düşünüyor musunuz?

Yeni dijital dünya, geleneksel girişimcilik kültürünü de adeta altüst ederek yeniden şekillendiriyor. Dijital dünyaya adapte olabilen KOBİ’ler ayakta kalıyor, işini teknolojiyle harmanlayan girişimciler bir adım öne çıkıyor. E-ticaret kadınlar için yeni fırsatlar barındırıyor. Evlerinde ya da atölyelerinde ürettikleri ürünleri online pazaryerleri aracılığıyla satışa sunarak ticarete atılan ve girişimci olan kadınların sayısı her geçen yıl artıyor. Özellikle pandemi döneminde online alışveriş büyük bir ivme kazandı. Biz de kadın girişimcilerin dijital dünyada daha fazla yer alması için Facebook ile ‘SheMeans Business’, Coca Cola ile ‘Kız Kardeşim’, Turkcell ile ‘Geleceğini Yazan Kadınlar’ projelerini gerçekleştirdik. Hepsiburada ve Çiçeksepeti ile yapmış olduğumuz işbirliğiyle kadın girişimcilerimizi e-ticaretle tanıştırıyor, online pazaryerleri ile buluşturup, satış ve pazarlamalarına destek olmayı hedefliyoruz. 

Bugün bir kadın 81 ildeki kurullarınızdan herhangi birinin kapısını çalsa ve iş hayatına atılmak istediğini söylese ona hangi destekleri veriyorsunuz?

Girişimci ruhlu kişilere, bu özelliklerini daha etkili ve verimli kullanabilmelerini sağlayacak ve iş kurmayı düşünenlere kuruluş ve devamında işi sürdürme süreçlerinde ihtiyaçları olacak temel bilgileri vermek ve yol göstermek amacıyla seminer, panel ve bunun gibi eğitim, etkinlikler düzenliyoruz. Özellikle mentorluk desteğini çok önemsiyoruz. 7000 üyemizin her biri ayrı ayrı kendi sektörlerinde rol model. Kadın girişimcilerimizi üyelerimizle buluşturarak tecrübe ve bilgi paylaşımında bulunmalarını sağlıyoruz. 81 il başkanı ilin dinamiklerine ve yapısına göre kadın girişimcilerin önünü açacak birçok proje geliştiriyor. Sanayi yoğun illerimizde kadınları sanayiye özendirme çalışmaları yapılırken, tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu illerde kooperatifçilik çalışmaları öne çıkıyor. İş hayatına atılmak isteyen kadınların her ilde bulunan Sanayi ve Ticaret Odalarına giderek kurul başkanımız ve üyelerine ulaşmalarını tavsiye ediyorum. KOSGEB destekleri, teşvikler gibi birçok konuda güncel bilgilere ulaşabilirler. Yeni girişimci kadınların il kurullarının düzenledikleri eğitimlere katılmalarını, kendilerini geliştirmelerini, rol modeller ile buluşmalarını, başarı hikâyeleri olduğu kadar ders almak için başarısızlık hikâyelerini de dinlemelerini çok önemsiyorum. 

 

Kadın girişimciler için eğitimleriniz seminerleriniz var mı? Varsa burada kaç kadına eğitim verildi? Sayıları bizimle paylaşır mısınız?

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak birçok konuda kadınlara eğitimler vererek gelişmelerine destek olmaya çalışıyoruz. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ve Beko işbirliğinde, Arçelik Perakende Akademi desteğiyle hayata geçirilen Girişimin Kadın Kahramanları Projesi kapsamında 16 ilde kadınlara satış, pazarlama, finans ve insan kaynakları yönetimi, müşteri ve hizmet odaklı yaklaşımlar konusunda eğitimler verildi. Facebook ile hayata geçirdiğimiz ‘She Means Business’ projesiyle girişimci kadınlara sosyal medya üzerinden ürünlerini pazarlama konusunda eğitimler veriliyor. Program kapsamında şimdiye kadar Türkiye’nin farklı bölgelerinde 5.000’den fazla kadın, dijital pazarlama araçlarının kullanımına dair çeşitli eğitimlerle desteklenmiştir. Söz konusu eğitimlerle program, girişimci kadınların ve kadın adayların dijital mecraları daha etkin bir şekilde kullanarak yurtdışına açılmalarını teşvik etmektedir. İnternetle Hayat Kolay projesi ile toplumda online hayatla tanışmamış, dijital dönüşümünü tamamlayamamış kesim için internet kullanımı konusunda temel bilgi eksikliğini gidermeyi amaçlamaya yönelik eğitimler verildi. Kadınların ekonomik hayata katılımı konusunda gerekli bilgi ve becerilerle donanarak toplumsal ve ekonomik konumlarının güçlenmesi ve ekonomik kalkınmada aktif rol almaları için desteklenmesi amacıyla TOBB, Habitat Derneği ve Coca-Cola Türkiye işbirliğiyle yürütülen ‘Kız Kardeşim Projesi’, bu eşitsizliği ortadan kaldırmakta önemli rol oynamış olup 2015-2020 yılları içerisinde 81 ilde gerçekleştirilmiş finans, bilişim, iletişim ve girişimcilik eğitimleriyle yüz yüze ve online olarak 100.000’den fazla kadına ulaştı. Ayrıca 81 ilde ayrı ayrı üniversiteler ve diğer paydaşlarla markalaşma, online ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat, protokol eğitimi gibi birçok konuda eğitimler veriliyor. Son dönemlerde odağımıza kadın kooperatiflerinin gelişmesini ve sürdürülebilir olmasını aldık. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak kadın kooperatifçiliğinin önünü açmaya, destekleyici faaliyetlerde bulunmaya ve sorunlarına çözüm üreterek kalkındırmaya çalışıyoruz. Kadın kooperatiflerini ziyaret ederek ihtiyaçlarını belirliyoruz. İhtiyaçları doğrultusunda kendilerinden gelen talep ve beklentileri gerekli bakanlıklarla paylaşıyoruz. 

Bir yılı aşkın süredir yürüttüğünüz başkanlığınız sırasında karşılaştığınız en önemli birkaç sorunu bizimle paylaşır mısınız? Erkekler iş hayatında kadınları bir tehlike olarak görüyor mu? 

Kadınların iş hayatında karşılaştıkları en büyük sorun, kadının toplumdaki rolüne dair kalıplaşmış fikirler. Kadının yapabileceği ya da yapamayacağı işlere dair önyargı ve ayrımcılık önlerindeki en büyük engel. Bunu eğitim yetersizliği ile maddi ve manevi destekten yoksun olmak izliyor. Kadınların herhangi bir konuda fikirlerinin önemsenmemesi ve erkek fikrine muhtaç olduğuna dair görüşler, kadının hassas olduğu ve erkeğin korunmasına ihtiyaç duyduğu önyargıları, iş dünyasında kadınların motivasyonunu etkileyen en önemli konular arasında yer alıyor. Aslına bakıldığında eski çağlarda kadın ve erkek üretim hayatında, evlerinde ve tarlalarında ‘omuz omuza’ çalışıyordu. O dönemlerde kadın ve erkek arasında mükemmel bir işbirliği olduğu biliniyor. Sanayileşmeyle birlikte kadın ve erkeğin rolleri ayrışmaya başlıyor. Erkekler sanayileşmeyle birlikte dışarıda çalışmaya başlıyor ve kadınlara ise evlerini idare etme görevi atfediliyor. Cinsiyet eşitsizliğinin başlangıcı o dönemlere dayanıyor. Günümüzde artık kadınların her işi yapabilecek yetkinlikte olduğu bir gerçek. Cinsiyet eşitliği tüm dünya için bir zorunluluk ve gereklilik. Sürdürülebilir büyüme ve refahın artması için kadınların iş hayatında daha fazla yer bulması şart. Kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması yönünde atılan adımlar mutluluk verici ancak yeterli değil. Hedefimiz mesleğin cinsiyeti olmadığı algısının toplumsal düzeyde benimsenmesini sağlamak, kadınların çalışma hayatının her alanında fırsat eşitliği ilkesi çerçevesinde başarıyla var olabileceğini göstermek. 

 

Kurulunuzun cinsiyet eşitliğine ilişkin hazırladığı bir karne var mı?

Elbette var. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) öncülüğünde, TEPAV iş birliğinde hazırlanan ‘81  İlde Türkiye’nin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi’ sonuçlarını geçtiğimiz yıl kamuoyuna duyurmuştuk. Kadının iş gücüne katılımında istatistiklerin, nüfus oranının çok çok altında kaldığına dikkat çeken raporumuzda Türkiye’nin en eşitlikçi ili Muğla olurken, Muğla’yı sırasıyla İzmir, Yalova, İstanbul, Kırklareli, Çanakkale, Sinop, Tunceli, Aydın ve Balıkesir illerinin takip ettiğini gördük. 43 ilimiz Türkiye’nin ortalama değerinden daha düşük bir toplumsal cinsiyet eşitliği performansına sahipken geri kalan 38 ilimiz ise Türkiye’nin ortalama performansından daha iyi bir performans sergiliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini 81 ilde ‘eğitime katılım’, ‘üretim faaliyetlerine katılım’ ve ‘siyaset ve ekonomide temsil edilme’ boyutlarında değerlendiren rapora göre Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda en çok gelişim göstermesi gereken alanın ‘üretim faaliyetlerine katılım’ olduğunu gördük. Ayrıca ülkemizde hem yerel hem de ulusal düzeyde kadınların siyasi hayata katılım oranlarının, AB ortalamasının altında yer aldığını da raporumuzla gözlemledik. 

Yönetim kurullarında yer alan kadın sayısına ilişkin elinizde veri var mı?

Kadın ve erkek yöneticilerin, yönetim ekiplerine çeşitli alanlarda getirdiği güçlü yönler ile fark yaratılacağını düşünüyorum. McKinsey’in 2016 yılında yayınladığı ‘Women Matter’ raporu, yönetim kurulunda bulunan kadın sayısı ile finansal performansları arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, en az üç kadın yöneticisi bulunan şirketlerin finansal performansları ve kurum içi birçok diğer faktör, kadın yöneticisi bulunmayan şirketlere göre daha yüksek.Verilere baktığımızda ise TÜİK’e göre Türkiye’deki şirketlerde üst düzey ve orta kademe yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 17.5. Sabancı Üniversitesi’nin yayınladığı 2020 Yönetim Kurulunda Kadın Türkiye Raporu’na göre ise en az üç kadın üyesi olan 41 şirket, tüm BIST şirketlerinin sadece yüzde 10’unu oluşturuyor. The Economist’in her yıl yayınladığı ve OECD ülkelerinde iş yerinde fırsat eşitliğini ölçümlediği Cam Tavan Endeksi’nin 2019 raporuna göre, Türkiye 29 ülke arasında Güney Kore ve Japonya’dan sonra 27’nci sırada yer alıyor. Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin yayımladığı rapora göre 2020 yılında Borsa İstanbul (BIST) yönetim kurullarında yer alan kadınların oranının yüzde 15.9’dan yüzde 17’ye çıktı. 2019-2020 yıllarında BIST100 şirketleri içinde yönetim kurullarında yer alan kadınların oranı yüzde 13.7 iken bu oran yüzde 15.6’ya yükseldi. Aynı rapor 2020’de BIST-100’de yer alan 25 şirketin yönetim kurullarının tamamının erkeklerden oluştuğunu da ortaya koydu. Serbest Piyasa Kurulu’nun önerdiği minimum kadın üye oranı yüzde 25. Buna göre yönetim kurullarında yer alan kadın oranının önerilen seviyeye gelmesinin 11 sene alacağı tahmin ediliyor.

Çalışan kadın sayısını artırmak için hangi girişimleriniz var, yeni projeleriniz var mı?

Bu konuda OPET olarak istasyonlarımızda yürüttüğümüz ‘Kadın Gücü Projesi’ var. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve OPET işbirliği ile hazırlanan proje kapsamında akaryakıt istasyonlarımızdaki insan kaynakları süreçlerini gözden geçirerek her istasyonunda en az iki kadın çalışan olmasını hedefledik. Akaryakıt ve market satış yetkilisi, istasyon yöneticisi, vardiya amiri, muhasebe elemanı gibi farklı pozisyonlarda kadınlara çalışma olanağı sunulmasını amaçladığımız bu projeyle de ‘mesleğin cinsiyeti olmaz’ mottosundan hareketle ‘erkek işi’ diye tabir edilen bir alanda kadınlar için istihdam sağladık. Bugün 77 ilimizde istasyonlarda pompa başında sahada akaryakıt satış yetkilisi olarak çalışan ‘Kadın Gücü’ görmek ne kadar kıymetli bir  projeye imza attığımızın kanıtı. 

Yeni girişimcilerin karşılaştıkları ilk zorluklarda vazgeçmemeleri için tavsiyeniz ne olur? 

Avrupa’da nüfusun yüzde 52’si kadın olmasına rağmen kendi işletmesinde çalışanların yüzde 34.4’ü, start-up girişimcilerin ise yüzde 30’u kadın. Kadın girişimciliği, geliştirilmesi gereken bir konu. Bu nedenle kadınları cesaretlendirmek ve kendi işletmelerini kurarak hem aile ekonomilerine hem de ülke ekonomilerine katkıda bulunmalarını sağlamak amacıyla kadın girişimcilere özel önem verilmesi gerekiyor. Bugün kadınların önü hiç olmadığı kadar açık. Dijitalleşmeyle birlikte kadın artık çok önemli bir role sahip. Önümüzdeki yıllarda tüm dünyayı çarpıcı gelişmeler bekliyor. Teknolojinin başrolde olduğu günümüz dünyası, ayrımcılığı hiçbir şekilde kabul etmiyor. Kadınların iş hayatına aktif katılımına engel niteliğindeki tüm engeller aşılabilir. Çocuğunu büyütürken büyük başarılara imza atan birçok kadın bilim insanı, araştırmacı, iş insanı, girişimci, yönetici bu önyargıların aksini ispatlıyor. Bizim bu başarı hikâyelerini daha çok anlatmaya, paylaşmaya kadınlara ilham vermeye ihtiyacımız var. Cinsiyeti öne çıkaran eski anlayış değişiyor, bir işi en iyi şekilde yapılması için gereken yetenekler önem kazanıyor. Artık kadınlar için iş hayatında başarının önündeki engeller kalkıyor. Yeter ki istesinler. 

Şiir yazmayı, fotoğraf çekmeyi geleceğe güzel ‘an’lar bırakmayı seviyorsunuz. Eşiniz için yazdığınız ve en beğendiğiniz şiiri bizimle paylaşır mısınız?

Kitap okumaya, spora ve özellikle yürüyüşe mutlaka zaman ayırıyorum. Şiir ve yazı yazmayı, fotoğraf çekmeyi severim. Özel günler için, kendim için şiir yazardım. Eşim için de yazdığım şiirlerim var, özel günlerde armağan olarak ona yazdığım şiirlerimi okurum. Şiir benim için duygularımı ifade etmek yolunda bir deşarj vasıtası oldu. Çok dolduğumda, dinlenmek istediğimde de şiir yazarım mutlaka. Bu şiirlerimden bazıları ‘Bahçende Gül Var Mı Benim İçin?’ adıyla kitap olarak yayımlandı. Fotoğraf kitaplarımda da kendi şiirlerimi kullanıyorum. Şiirden sonra fotoğrafın sihrini fark ettim. Uzun yürüyüşlerimi fotoğrafla birleştiriyorum. Fotoğrafın insanı geliştirdiğine, hayata ve doğaya farklı bir gözle bakmaya sevk ettiğine ve anı hapsetmeye, saklamaya yardımcı olduğuna inanıyorum. Uzun yıllardır çekmiş olduğum 100 bin civarındaki fotoğraf arşivimi pandemi döneminde gözden geçirme  fırsatı buldum ve kitaplara dönüştürdüm. Fizyogram fotoğraflarımdan oluşan Spectrum isimli bir fotoğraf kitabım basıldı. Hatta bu yıl içinde bu fotoğraflarımdan oluşan bir sergi açma planım var. Doğadan karelerle başlayan fotoğraf yolculuğum sırasında keşfettiğim fizyogram tekniği ile anı yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefledim. Ardından gezi, doğa ve insan fotoğraflarımın derlendiği ‘Orbis’ ve bitkiler ile hayvan fotoğraflarını derlediğim ‘Orbit’ adını taşıyan fotoğraf kitaplarım geldi. 

Bir Köy Enstitüsü mezunu olan babanızın mesleğini, öğretmenliği seçtiniz. Öğretmenlik iş hayatınızda  işinizi kolaylaştırdı mı? 

Babam bütün hayatını eğitime adadı. Ben de ondan aldığım ilhamla öğretmenlik mesleğini seçtim.  Akaryakıt dağıtımı gibi hayatın tam içinde yer alan bir sektörde toplumun en öncelikli sorunlarına dokunabiliyor, binlerce insanın hayatına değer katabiliyorsak bunda hem benim hem de eşimin öğretmenlik geçmişinin etkisi büyük oldu. Eğitim hayatında kazandığım tecrübe ve bilgi birikimimi işime yansıtmaya özen göstermeye çalıştım. Özellikle insan ilişkileri konusunda mesleğimin büyük katkılarını gördüm. Eşim de ben de insan odaklı yaklaşımımız sayesinde işimizde fark yarattık. Kendimi halen öğretmen olarak görüyor, girişimci kadınlarımıza da ve işime de bu heyecanla yaklaşıyorum.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER