Elektrikli otomobillerin S-serisi

Bildiğimiz otomobiller icat edileli ne kadar oldu? Bildiğimiz derken; içten yanmalı motora sahip olan ve sadece yolcu taşımak amaçlı otomobillere baktığımızda, 1886 yılında alınan patente gitmemiz gerekiyor. Carl Benz tarafından patenti alınan ilk otomobilden günümüze çok fazla değişen detay olsa da temel olarak fosil yakıtı kullanan otomobilleri kullanıyoruz. Otomobil, ilk dönemlerinde çok seçkin kişilerin sahip olabildiği bir aletken, Henry Ford’un yürüyen montaj hattını işin içine dahil etmesiyle kitlelere de ulaşabilen bir tercih olmaya başladı. Yakın zamana kadar da bu anlayış gelişerek devam etti. 

Otomotiv 135 yılı aşkın tarihine baktığımızda, yaşanan en büyük değişimlerden birinin tam ortasındayız. İçten yanmalı motorlara sahip, fosil yakıtı kullanan otomobiller tarihin tozlu sayfalarına karışmak üzereler. Bunun sebebi ise elektrikli otomobiller. Her ne kadar önceki yüzyılda da elektrikli otomobiller olsa da hiç olmadıkları kadar kabul gören bir pozisyondalar. Bu değişimde elektrikli otomobillerin nasıl olması gerektiğini, otomobilin mucidi sayılan Mercedes-Benz belirliyor gibi…

4 ayrı alt markaya ayrılarak ürünlerini farklı kulvarlarda adlandıran Mercedes-Benz, tamamen elektrikli mobilitedeki markasını Mercedes-EQ olarak belirledi. Türkiye’de EQC modeli ile başlayan seçeneklerin ikincisi ise EQS. Adından da anlaşılacağı üzere EQS, S-Serisi’nin yüzde 100 elektrikli kardeşi. “Kardeşi” dediğimizde bu otomobilin S-Serisi platformundan geliştirilen bir varyant olduğunu düşünmeyin. Markanın tamamen elektrikli altyapısına yeni bir platformu üzerinden geliştirildi ve bir Mercedes modelinde alışkın olduğumuz “En”leri ve “İlk”leri barındırıyor. 

Tasarımda gergin yaydan esinlenildi

Öncelikle EQS, alışıldık Mercedes-Benz tasarımlarından oldukça farklı. “One Bow” yani “Gergin bir yay” gibi görünen tasarımıyla dünyanın en aerodinamik seri üretim otomobili. 0.20 Cd’lik aerodinamik katsayısıyla sadece direnç gösterdiği havayı yarayan daha hızlı değil, daha düşük enerji tüketimi ve daha sessiz bir sürüş akustiği de sunabiliyor. Bu sayede tam şarjlı iken, 649 km’lik elektrikli menzil de sunabiliyor. Bu değer, bazı içten yanmalı otomobillerden geride olsa da, an itibarıyla yüzde 100 elektrikli otomobiller arasında bir rekor. Üstelik hızlı şarj istasyonlarından 15 dakika şarj edildiği takdirde 300 kilometreye kadar da menzil elde edilebiliyor. Tüm bu değerler sayesinde, elektrikli otomobillerle ilgili en temel kaygılardan olan “Menzil” de artık “Dert” olmaktan çıkabiliyor. 

EQS, Mercedes’in sıfırdan geliştirdiği üst sınıf elektrikli araçlara yönelik modüler mimariye dayanan ilk modeli. Bu sayede gelişmiş teknoloji ve tasarım detaylarını barındırıyor. Türkiye’ye ilk aşamada 385 kW (523 HP) gücündeki EQS 580 4MATIC modeli geldi. Kısa zamanda çok sayıda sipariş alan EQS’in tüm versiyonlarında, arka aksında bir elektrikli güç-aktarma sistemi (eATS) bulunurken, 4MATIC versiyonlarının ön aksında da bir eATS bulunuyor. Yani bu otomobil elektrikli bir 4×4 aktarmaya sahip. 

Nefes kesen performans

Bütün bunlar performans figürlerine de yansıyor. 2585 kilogram ağırlığındaki EQS, elektrikli altyapısı sayesinde kesintisiz bir hızlanma sağlıyor. Sadece 4.3 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayabiliyor. Maksimum hız ise 210 km/s ile sınırlandırılmış durumda. Bunun sebebi ise; yüksek hızlardaki tüketimin artmasının önüne geçilmesi. Geleneksel bir şanzımanın olmamasından dolayı, ara hızlanmalar da adeta ışık hızında gerçekleşiyor. 

Kompakt sınıf otomobillerin kıvraklığı

Standart olarak sunulan, 10 dereceye kadar direksiyon açısına sahip arka aks yönlendirme özelliği ile 5 metreden uzun olan EQS modeli, 10,9 metrelik dönüş çapı ile çoğu kompakt sınıf otomobilin dönüş çapına eşdeğer bir dönüş sunuyor. İlgili arka aks açıları ve yörüngeleri merkezi ekrandaki sürüş modu menüsünde görüntülenebiliyor.

İç mekanda geleceğin atmosferi

EQS’in etkileyici tasarımı, iç mekanda daha da etkileyici hale geliyor. Hyperscreen isimli ekran konsepti, iç mekân tasarımının en heyecan verici noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Büyük ve kavisli ekran, sol A sütunundan sağ A sütununa kadar bütün bir konsol boyunca uzanıyor. Geniş camın ardında toplamda üç adet ekran bir araya gelerek tek bir ekran gibi görünüyor. Ön yolcuya ait 12,3 inçlik OLED ekran, yolcu koltuğunda da kişiselleştirme ve kontrol alanı sağlıyor. Yasal düzenlemelere bağlı olarak sürüş sırasında eğlence işlevlerine sadece bu ekrandan erişim sağlanabiliyor. Akıllı kamera tabanlı bir güvenlik sistemi, sürücünün ön yolcu ekranına baktığını algılaması halinde otomatik olarak ekranı karartıyor. 

EQS’te ana ekran tamamen kullanıcı odaklı olacak şekilde yeniden dizayn ediliyor. MBUX ile akıllı sistemi tercih ve durumunuza göre tepki verip, sizi tanıyarak size ön görülü öneriler sunuyor. “Kolay Erişim Ekranı” sayesinde ise en sık kullanılan fonksiyonların yüzde 80’ini herhangi bir menü değiştirmeden doğrudan ulaşılabilir durumda oluyor.

Teknolojinin en üst sürüş yardım sistemleri, birçok noktada sürücüyü destekliyor. Konsantrasyon Kaybı Yardımcısı ile sunulan mikro uyku işlevi, yeni bir özellik olarak devreye giriyor. Sürücünün göz kapağı hareketleri, sadece MBUX Hyperscreen ile sunulan sürücü ekranındaki bir kamera aracılığıyla analiz ediliyor. Sürücü ekranındaki yardım ekranı, sürüş destek sistemlerinin çalışmasını anlaşılır bir tam ekran görünümde gösteriyor.

150 futbol sahasını temizleyebilen havalandırma sistemi 

Mercedes-Benz, ENERGIZING AIR CONTROL PLUS ile EQS’de hava kalitesi konusunda hiç olmadığı kadar kapsamlı bir donanım sunuyor. Sistem; filtreleme, sensörler, ekran konsepti ve klimadan oluşuyor. Özel filtreleme sistemiyle HEPA filtre, dış hava ile giren ince partikülleri, mikro partikülleri, polenleri ve diğer maddeleri yakalıyor. Aktif kömür kaplaması sayesinde kükürt dioksit, nitrojen oksitler ve kokular da azaltılıyor. Ön iklimlendirme özelliği ile araca binmeden içerideki hava temizlenebiliyor. Aracın dışındaki ve içindeki partikül seviyeleri de MBUX’te gösteriliyor ve özel hava kalitesi menüsünde ayrıntılı olarak izlenebiliyor. Dış ortamdaki hava kalitesinin düşük olması halinde sistem yan camları veya açılır cam tavanı kapatmayı öneriyor.

Elektrikli sürüşe uygun sesler

EQS’te çok yönlü ses deneyimi, geleneksel bir araçtan, sesi olan bir elektrikli otomobile geçişi sağlıyor. Çeşitli ses temaları, bireysel bir akustik kuruluma izin veriyor. Burmester surround ses sistemi ile birlikte EQS, Silver Waves ve Vivid Flux olmak üzere iki farklı ses teması sunuyor. Ses Deneyimleri, merkezi ekrandan seçilebiliyor veya kapatılabiliyor. Ayrıca etkileşimli sürüş sesi de iç mekandaki ses sisteminin hoparlörleri ile üretiliyor. Orman Açıklığı, Denizin Sesi ve Yaz Yağmuru olmak üzere üç farklı Energizing Natura programı, Energizing Comfort’un yeni özelliği olarak sunuluyor. Bunlar, sürükleyici ve etkileyici bir kabin içi ses deneyimi sağlıyor. Bu sakinleştirici sesler, akustik çevrebilimci Gordon Hempton ile birlikte oluşturuldu. Energizing Comfort’un parçası olan diğer programlar gibi, diğer duyulara hitap etmek için aydınlatma modları ve görüntüler de kullanılıyor.

 

 

BİRKAN DEMİR ÇALIŞKAN
Latest posts by BİRKAN DEMİR ÇALIŞKAN (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER