Ekonomik Gelişmeler ve Piyasalar

2019 yılında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve Mart 2020’de tüm dünyayı etkisi altına alan coronavirüs pandemisinin hem ekonomik hem de sosyal etkileri 2022’de azalıyor derken, Şubat 2022 tarihinde Rusya-Ukrayna savaşı tüm dünyada gündeme damgasını vurdu. Arz-talep dengesizliğine bağlı olarak pandemi döneminde yükselen, sonrasında tedarik zincirlerinde iyileşmeler ve arz artışlarıyla geri gelmesi beklenen global enflasyon, Rusya-Ukrayna gelişmeleriyle daha da yükseldi. İlk aşamada ABD ve AB’den gelen tepkiler, 2022 yılında bir savaş senaryosunun zor görünmesiyle kısa süreli bir gerilim olması beklenirken, sıcak çatışmalarla karşı karşıya kalındı.

Bu gelişme zaten kırılgan görünen arz-talep dengesini bozup tedarik sıkıntılarının sürmesine sebebiyet verirken, Rusya’nın en büyük silahı olan enerji fiyatlarındaki sert yükselişin etkileriyle 2022’de en çok kurduğumuz cümle ülkeler için ‘Son yılların en yüksek enflasyonu’ oldu.

Enflasyona bağlı olarak birçok ülkede devam eden sıkılaşan merkez banka para politikalarına şahit olduk. Enflasyonun kontrol altına alınması amacıyla faiz artırımları artarak devam ederken, ekonomilerde küçülme etkisiyle resesyon konusu da gündemi meşgul etti. Türkiye ve Japonya gibi ülkeler ise enflasyondan ziyade büyüme odaklı strateji çerçevesinde genişleyici politikalarla faiz indirimleri uyguladı. Küresel taraftaki jeopolitik baskıların hafiflemesiyle enflasyonun geri çekilmesi beklenmekteydi.

2022 yılı jeopolitik gerginliklere bağlı olarak yüksek enflasyon ortamında geçti. Artırılan faizlerle birlikte ise 2023 yılında enflasyonla birlikte resesyon konusu gündeme gelecek ve 2023’te uygulanan politikalar riskli varlıklar üzerindeki en önemli etken olacaktır.

ABD Merkez Bankası (FED), beklentilere paralel olarak politika faizini artırma politikası izlerken, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) maksimum istihdam ve uzun vadede yüzde 2 enflasyon elde etmeyi amaçladığı vurgulanan açıklamada, bu hedeflerin desteklenmesi için federal fon oranı yüzde 4,25-4,50 aralığına yükseltildi. 2022 yılında art arda dört toplantısında 75 puanlık faiz artırımına giden FED, yılın son toplantısında faiz artış hızını yavaşlattı ve politika faizini 50 baz puan artırdı. Yüksek enflasyon karşısında martta varlık alım operasyonunu tamamlayarak faiz artışlarına başlayan FED, mart ayı toplantısında 25 baz puan artışla 2018’den bu yana ilk kez faiz artırımına gitme kararı almıştı. FED, mayıs toplantısında 50 baz puan ile 2000 yılından bu yana en hızlı faiz artışını gerçekleştirmesinin ardından, haziran toplantısında 75 baz puanla 1994’ten bu yana en güçlü faiz artırımına gitmiş, temmuz, eylül ve kasım toplantılarında da politika faizini aynı oranda artırmıştı. Son artışla birlikte FED, faizleri mart ayından bu yana toplam 425 baz puan artırmış oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2022 yılının kasım ayında son faiz indrimini yaparak, politika faizini 150 baz puan indirdi ve tek haneli yüzde 9 seviyesine düşürdü. Aralık ayında ise faizi değiştirmedi. Faiz indirimlerinin başladığı Eylül 2021’de yüzde 19 olan politika faizi, 16 ayda yüzde 10 indirildi. Kurul, mevcut politika faizinin küresel talebe ilişkin artan riskleri dikkate alarak yeterli düzeyde olduğunu belirtti. Tüm politika araç setinin liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirileceği ifadesi eklendi. Büyümede yavaşlama eğiliminin sürdüğü ancak dış talep kaynaklı baskıların iç talep ve arz kapasitesi üzerindeki etkilerinin şimdilik sınırlı olduğu belirtildi. Küresel enflasyonun yüksek seyretmeye devam ettiği kaydedilirken, faiz artışı yapan merkez bankalarının faiz artırım döngülerini durgunluk riski nedeniyle yakında sonlandıracağı beklentilerinin oluştuğu ifadesi eklendi. 

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 64,27 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 25,87 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 79,83 ile konut oldu. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2022 yılı aralık ayı bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 57,68 oldu. 2022 yılı aralık ayında Hizmet Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 78,72 oldu. 

Kasım 2022’de 12 aylık cari işlemler açığı 45 milyar dolara genişledi. Yılın ilk 11 ayında 12 aylık altın ve enerji hariç cari fazla 2.3 milyar dolar artarak 51.3 milyar dolara genişledi. Enerji ve altın hariç ithalatın 21 milyar dolar, net enerji ithalatının 41 milyar dolar artması, cari işlemler açığını genişletici etki yaptı. Öncü dış ticaret verilerine göre, dış ticaret açığı aralık ayında yıllık yüzde 52 ile hızlı artsa da artış oranı, 2022 yılının en düşük seviyesinde gerçekleşti. Aralık dış ticaret açığı 10.4 milyar dolar oldu. 

Yatırım Araçları Getirileri

Aralık ayı itibarıyla yatırım enstrümanlarının yıllık getirilerine bakıldığında TL kanadında,  BİST100 getirisi ön plana çıkarken, döviz enstrümanların getirilerinin enflasyon altında kaldığı görülmektedir. FED faiz politikası ONS altın üzerinde baskı yaratmaya devam ederken, dolar/TL getirisi, altın (TL/gr) getirisinin artmasında temel etken olarak ön plana çıkmaktadır.  Bono yatırımlarında ise politika faizi indirimleri sonrasında piyasa faizlerinde yaşanan gerilemenin pozitif etkisi görülmektedir.  

 

Yatırım Dünyası

CDS (Kredi Risk Primi) nedir?

Kredi risk primi veya kredi temerrüt takası olarak kullanılan CDS (Credit Default Swap) aslında bir çeşit sigortalama işlemi olarak tanımlanabilir. 

Herhangi bir ülke hazinesine ya da şirketine borç verirken o borcun geri ödenmemesi ihtimaline karşı aldığınız sigorta poliçesine CDS deniyor ve genellikle over-the-counter (OTC) yani herhangi bir borsa düzenlemesine tabi olmayan tezgâh üstü piyasalarda işlem görüyor.

Ülkelerin dış borçlanmalarına karşı CDS’leri genelde büyük uluslararası yatırım bankaları sağlıyor ve o ülkelerin borcunu çevirememesi halinde ödemeyi bu banka üstlenmiş oluyor. Bu bankalar da söz konusu ülkenin geri ödeme yeteneğini, makroekonomik koşullarını inceleyerek bir risk oranı belirliyor. 

Bu oran belirlenirken uluslararası derecelendirme kuruluşlarının verdiği notlar önemli bir rol oynasa da bunun dışında da birçok faktör göz önünde bulunduruluyor.

Ekonomisi sağlam ve geri ödeme sorunu yaşamayacağı düşünülen ülkelerin risk primi düşük olurken geri ödemekte sorun yaşayacağı düşünülen ülkelerin risk primi yüksek bir orandan belirleniyor.

SELMA ÇELİK
Latest posts by SELMA ÇELİK (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER