Daha yüksek sesle talep etmekten korkmayın

Aylin Satun Olsun, kadınların iş hayatında sürdürülebilir şekilde var olmaları ve yükselmelerini destekleyen Professional Women’s Network/Profesyonel Kadın Yöneticiler Derneği’nin (PWN İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı. Aynı zamanda kurucularından biri. Onun için sivil toplum içinde olmak bir fedakârlık değil yaşam tarzı. Çünkü STK’ların, toplumun gelişimi, ilerlemesi ve dönüşümü için önemli bir demokratik erk olduğuna inanıyor. “Bir anlamda toplumun vicdanını yansıtıyorlar” demesi de bundan. O da, bu vicdanın doğru işlemesi için, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla üniversite hayatından beri STK’larda çalışıyor. Biz de PWN İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Aylin Satun Olsun’la iş dünyasında toplumsal eşitliğin sağlanması için yapılması gerekenleri ve bunun için neler yaptıklarını konuştuk. Aylin Hanım öncelikle hoş geldiniz. Öğrencilik yıllarınızdan itibaren, sivil toplum kuruluşları (STK) içinde yer alıyorsunuz. Sizce STK’lar neden önemli?

Gönüllülük çalışmaları, sivil toplumun içinde olmak beni öğrenciliğimden itibaren büyüten bir alan. Bir dönem aslında kariyer hedefim de global bir sivil toplum örgütünde profesyonel bir lider olmaktı. Diğer yandan STK’larda yer almak neden önemli? Yaşadığınız dünyanın, toplumun sorunlarına çözüm bulmak için inisiyatif kullanıyorsunuz. Zihninizi, emeğinizi vererek, bir şeylerin iyileşmesi için çaba gösteriyorsunuz. Üstelik de aynı amaç uğruna, başka insanlarla birlikte çalışarak kolektif zekâyı kullanıyorsunuz. Bunun sonuçlarından duyacağınız kişisel tatmin bence tarif edilemez. Yine aynı amaç doğrultusunda bir grupla bir arada olmak, kişiyi inanılmaz geliştiriyor ve güçlendiriyor. Günümüz dünyasında STK’lar, toplumun gelişimi ve ilerlemesi, dönüşüm için önemli bir demokratik erk. STK’lar bir anlamda toplumun vicdanını yansıtıyor. 

Kadınların iş hayatında sürdürülebilir şekilde var olmaları ve yükselmelerini destekleyen Professional Women’s Network/Profesyonel Kadın Yöneticiler Derneği’nin (PWN İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı’sınız. Aynı zamanda kurucuları arasında bulundunuz. PWN İstanbul’un kuruluş hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?

PWN’nin, 1996 yılında Paris’te ilk kuruluşunun oldukça güzel bir hikâyesi var. Avivah Wittenberg Cox, üçüncü çocuğu için doğum iznindeydi ve işe geri dönmek istiyordu. Annelik sebebiyle ara veren tıpkı bizler gibi kadınların, iş hayatına geri dönmek istediğinde karşılaştığı engelleri aşabilmek, kadınların birbirinden güç ve destek almak için güvenli bir yere ihtiyaç duyduklarını fark etti. Bir grup arkadaşıyla bir araya geldi ve PWN Paris’i kurdu. Birbirine destek ve cesaret vermek, işbirliği yapmak hayaliyle yola çıkan Avivah liderliğinde Paris’teki bir grup kadın lider, şu anda 31 ayrı şehirde, 90 ayrı milliyetten 4 binin üzerinde kadın ve erkeği  gönüllülük ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde bir araya getirmeyi ve büyütmeyi başardı. PWN İstanbul ise 2013 yılında, PWN’in 28’inci şehir ağı olarak kuruldu. 

PWN İstanbul’la ilgili istatistikleri bizimle paylaşabilir misiniz? Kaç sektörden, kaç üyeniz var? Eğitimlerinizden, desteklerinizden kaç kişi yararlandı?..

PWN İstanbul, yaşamın her alanında fırsat eşitliği ve eşit temsil için çalışan kadın ve erkek üyelerden oluşan global network. Kurumsal ve bireysel üyelerimiz var. Şu anda sağlık, otomotiv, ilaç, denizcilik, hızlı tüketim, içecek, kimya, hizmet, lojistik sektörlerinden 400’ü aşan üyemiz var. Üyelerimizin üçte biri üst düzey yönetici ve CEO, üçte biri insan kaynakları, hukuk ve iletişim profesyonelleri, geri kalanı ise girişimci ve farklı uzmanlık alanlarından. PWN İstanbul, online ve yüz yüze olarak yılda 30’un üzerinde etkinlik düzenleniyor. Her sene 80 mentorümüz, üyelerimize düzenli mentoring desteği sağlıyor. Sadece 2021 yılında kadın çemberleriyle, grup koçluğu kapsamında 170 üyemiz bu çemberlere aktif katıldı.

Kadınlara fırsat eşitliği sağlanması için neler yapıyorsunuz?

PWN İstanbul olarak çalışmalarımızı, farkındalık yaratmak; üyelerimizi cesaretlendirmek, geliştirmek ve değişime yönelik lobi faaliyetleri olarak üç ayrı bölüme ayırıyoruz. Farkındalık, cesaretlendirme ve gelişim olmadan, toplumsal yaşamda değişim ve fırsat eşitliğinin olabileceğine inanmıyorum. 

Çalışmalarınız kadınların hayatında ne gibi değişimler yarattı sizce?

Farklı sektörlerden ve uzmanlık alanlarından kadınları bir araya getirmek inanılmaz bir sinerji yaratıyor. Farklı disiplinlerden kadınların uzmanlıklarından faydalanmak, mentorlük almak kadınları güçlendiriyor. Aktif üyelerimizin kariyerlerindeki değişim ve gelişmeleri takip ediyoruz. Terfi ve atama alanlar, sektör değiştirenler, kendi işlerini kuranlar; bu geçiş dönemlerinde bir network’ün parçası olmaktan faydalanıyorlar. Odağımızda kadınların bilgi ve becerilerini geliştirmek, istihdama katılma ve istihdamda kalma sürelerini uzatmak var. Çocuk sebebiyle iş hayatından uzaklaşmış kadınları tekrar iş hayatına kazandırmaktan hepimiz büyük bir mutluluk duyuyoruz. Mentorlük ve kadın çemberleri sonucunda, üyelerimizin özgüvenindeki artışı ve kariyerlerindeki olumlu etkiyi anketlerde görmek de çok etkileyici.

 PWN İstanbul’un çalışmalarından yararlanmak isteyen kadınlar neler yapabilir?

Kadınların sivil toplum kuruluşlarına üye olmasını çok önemsiyorum. Mutlaka ve mutlaka bir dernek üyesi olmaya davet ediyorum. PWN İstanbul sadece İstanbul’da değil, Avrupa’daki, Afrika’daki, Amerika’daki kadınlarla ortak bir amaç doğrultusunda üyelerini birleştiriyor. Üye olmak için web sitemizden üyelik başvurusu yapabilir, detaylı bilgi alabilirler: www.pwnistanbul.net 
Sosyal medya hesaplarımızdan etkinliklerimizi takip edebilir ve katılım göstererek bizi tanıyabilirler. Tabii ki biz tüm projelerimizi, üyelerimizin gönüllü çabalarıyla gerçekleştiriyoruz. Çalışma gruplarımıza üye olduktan sonra katılabilirler.

Kadın yönetici oranının artması, iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitliği neden önemli?

Dünya nüfusunun da Türkiye nüfusunun da yarısını kadınlar oluşturuyor. Nüfusun yarısını etkin olarak istihdama alamamak, karar mekanizmalarına dahil etmemek demek, yeteneği kullanmamak anlamına geliyor. Farklılıklar, yeniliği, zenginliği ve refahı aynı zamanda temiz yönetimi de garanti ediyor. Bu sebeple toplumsal cinsiyet eşitliği; temiz ve refah bir toplum, yoksullukla mücadele ve medeniyetin garantisi olduğu için de önemli.

Kadınlara, iş yaşamında yerlerini sağlamlaştırmak için neler önerirsiniz?

Kurumsal yaşamda yaptığın işte iyi olmak, teknik yetkinlikler tabii ki çok önemli ama ben kadınlar için özellikle liderlik yolculuğunda özfarkındalığın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kendilerini tanımaya zaman ayırsınlar. Başarılı ve güçlü yönlerinizi başkalarının kutlamasını beklemekten ziyade, kendinizle gurur duymayı öğrenin. Daha yüksek sesle talep etmek ve pozisyonlara aday olmaktan korkmamak lazım. En sonunda da hayat bir portföy yönetimi gibi. İşte, ailede, sosyal yaşamda pek çok rollerimiz var. Bu rollerin sorumluluğu altında zaman zaman ezilebiliyoruz. Es vermeyi ve kendimize zaman ayırmayı bilmek gerekiyor. Bu dengenin, iş yaşamında istikrarlı kariyeri ve huzuru getirdiğine inanıyorum.

OECD’nin 2021’de yayınlanan Kurumsal Yönetim Raporu’na göre, yönetim kurullarında özellikle cinsiyet eşitliği konusunda daha çok mesafe kat eden şirketlerin çoğu, yüksek refah seviyesine sahip ülkelerde yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde bile yönetim kurulunda cinsiyet eşitliğini sağlamış firma oranı yalnızca yüzde 5! Türkiye ise, OECD ortalamasının gerisinde. Sizce bunun değişmesi için neler yapılması gerekiyor? 

Bu çok tartışmalı bir konu, yasal düzenlemeler, yönetim kurulunda kadın kotası, yönetim kurulu için yetenek havuzu ve yetenek değerlendirme konusu, yıllardır hem Türkiye’de hem de global bazda tartışılıyor. Özellikle kadın kotası konusunda hararetli tartışmalar var. Ben yasal düzenlemeler ve kotaların, iş yaşamında önyargıları kırmak için çok önemli bir etken olduğunu düşünüyorum. Önümüzde net örnekler de var. Örneğin Fransa ve İtalya’da yıllarca yüzde 10’larda olan kadın temsili, zorunlu kotadan sonra yüzde 40’ları geçti. Aynı durum yönetici düzeyindeki kadın temsilinde de geçerli. Kurumlar, kurumsal yönetim prensiplerine ve performans göstergelerine eşit temsili koydukları an, sonuçların hızlıca iyileştiğini görüyoruz. Eşit temsili deneyimleyen kurumlar, ayrıca bunun finansal ve iyi yönetişim anlamındaki olumlu sonuçlarını da görme fırsatını elde ediyor. 

Evet, dediğiniz gibi araştırmalar, yönetiminde kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı işletmelerde başarı oranının arttığını gösteriyor. Buna rağmen neden şirket yöneticileri kadınlara fırsat eşitliği sağlamıyor sizce? 

Kurumlarda eşit temsil ve fırsat eşitliğinin önündeki en temel etken, önyargılar. Bilinçli ve bilinçsiz önyargılar, iş yerlerinde var olan statükoyu sürdürürken değişime dirence sebep oluyor. Çocukluğumuzdan itibaren sosyal çevremizde öğrendiklerimiz, gördüklerimiz, beklentiler bizi şekillendiriyor. Bunların birçoğunu fark etmeden inanç sistemine kodluyoruz. Böylesine köklü inanç haline gelmiş sosyal rollerden gelen beklentileri tabii ki hızlıca değiştirmek mümkün olmuyor. Önyargıları değiştirmek, uzun yılları alacak çaba ve süreklilik gerektiriyor. 

Geçen sene ilk kitabınızı çıkardınız; Pandemide Liderlik–Zamansız Söyleşiler. PWN üyesi olan, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu kendisi ve şirketi için bir stratejik öncelik olarak ele alan liderlerle bu çalışmayı yaptınız. Dolayısıyla bu konuda birçok yöneticinin de nabzını tutmuş oldunuz. Kitap size ne öğretti, ne gösterdi? 

Kitapta toplumsal cinsiyet eşitliğini kendisi ve kurumu için stratejik bir öncelik kabul eden 15 lider yer aldı. Covid-19, pandemi ve karantina dönemi, öngörülmeyen bir zaman diliminde, kişiler ve kurumlar için dönüştürücü etkisi olan bir olay olarak hepimizi etkiledi. Kitabın yayınlanmasının üzerinden bir yıl geçti ama okunduğunda, o dönemin hissiyatını ve bu bir yıl içinde etkilerini görmek açısından son derece değerli paylaşımlar ve yorumlar içeriyor. 

Kitap yazmak ise ayrı bir tecrübe. 15 liderin röportajlardaki samimi paylaşımları çok etkileyiciydi. Elimizden geldiğince bu paylaşımları geleceğin liderlerine de yol göstersin diye tüm içtenliği ve açıklığıyla paylaşmak istedik. 

Röportajlardan sonra tüm liderlerin bakış açısını sentezleyen genel bir değerlendirme yazısı yazmadığım için pişmanlık duyuyorum. Zaman hızlıca akıp gidiyor ve o dönemin duygularını, durumunu tüm açıklığıyla betimleyen her paylaşım çok değerli olacak.

Peki, PWN İstanbul olarak bundan sonraki hedefiniz, projeleriniz nedir?

İki yıllık programımızda, özellikle sektörel anlamda kadın yetenekleri geliştirmek, yönetsel seviyelere gelmesini sağlamak için gelişim ve sertifika programları ve lobi faaliyetlerimiz devam edecek.

Farklı paydaşlarımızla istihdamda kadın oranını artırmayı, çocuk ve ev bakım sorumluluğu sebebiyle iş yaşamından uzaklaşan kadınların yeni yetenekler kazanmasını (reskilling) ve iş yaşamına uyum programlarımızı önemsiyoruz. Datassist ve Earnado ile olan projelerimizi daha geniş katılımlı ve istihdam garantili olarak 2022 yılında sürdüreceğiz.

Son olarak da, kurumsal paydaşlarımız için kurum içi mentoring programlarımız kurumsal üyelerimiz tarafından ilgi görüyor. Kurumun içinde mentoring altyapısının kurulması, PWN İstanbul mentorleri ve farklı sektör ve profillerde mentorlerle, kurum içi yetenekleri buluşturmak bizi heyecanlandıran bir başka projemiz. 

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER