Cinsiyetçiliğe uğramak ciddi travmalarla sonuçlanabilir

Cinsiyetçiliğin bir kişinin kadın ya da erkek olması fark etmeksizin cinsiyetine dayalı ayrım yapma ya da o kişiye beslenen ön yargı hali olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun her iki cinsiyeti de ciddi anlamda negatif yönde etkilediğini söylüyor. Farklı şekillerde ortaya çıkabilen cinsiyetçiliğin bazen de olumlu söylemlerin altında yer alabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, cinsiyetçiliğin birçok nedeni olduğunun ve her yaşta görülebileceğinin altını çizdi. Cinsiyetçiliğin de bir çeşit psikolojik şiddet olduğunu ifade eden Taşkın, bu durumun mücadele edilerek aşılabileceğini söyledi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, son zamanlarda daha çok gündem olan terimlerden cinsiyetçilik hakkında açıklama yaptı. Cinsiyetçiliğe uğrayan kişilerin bu davranıştan duygusal, fiziksel, sosyal, toplumsal olarak etkilenebileceğini vurgulayan Özgenur Taşkın, “Cinsiyetçiliğin neden olduğu stresin etkileri kişilerin hayatları boyunca devam edebilir ve ciddi psikiyatrik etkiler ve travmalar ile sonuçlanabilir” dedi. Taşkın, kişilerin karşılaşabileceği etkileri şöyle aktardı:

“Öz saygı, özgüven, öz yeterlilik duygularının kaybı gibi duygusal etkiler; stres, endişe ve gerginlik sonucu baş ağrısı, uyku problemleri, depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi ciddi psikiyatrik hastalıklar; diğer insanlarla etkileşimde sorunlar, iletişim bozuklukları ve izolasyona mahkûmiyet gibi sosyal etkiler; kişinin kendisini toplumda yalnız hissetme ve toplumsal katılımın sınırlandırılması gibi toplumsal etkiler, cinsiyetçiliğe maruz kalan bireylerde ortaya çıkabilecek sorunlar arasında.”

Ruh sağlığı ve toplum desteği önemli

Cinsiyetçiliğe uğrayanlara iki önemli alanda destek olabiliriz. Birincisi ruh sağlığı uzmanlarının desteği, ikincisi ise toplum desteğidir. Ruh sağlığı uzmanı, travmaya uğramış kişiyle uzun süreli psikoterapi süreci gerçekleştirir. Kimi zaman bu travmalar yeme içme, işe ve okula gitme gibi kişinin işlevselliğini dahi etkiler. Toplum desteği ise empati kurarak, desteğinizi sözel olarak ifade ederek, eğitim ve farkındalıkla ve cinsiyetçiliğe uğramış kişiyi psikoterapiye yönlendirerek gerçekleşir.”

Cinsiyetçiliğin de bir çeşit psikolojik şiddet olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, bu durumun mücadele edilerek aşılabileceğini belirtti. Taşkın, cinsiyetçiliği aşmak için yapılabilecekleri sıraladı:

Kendimizi eğitmek: Önyargılarımızı fark etmek ve bu önyargıları değiştirmek için çaba sarf etmek, cinsiyetçiliği aşmanın ilk adımıdır.

Dilimizi değiştirmek: Cinsiyetçi dil kullanmayı bırakmak, cinsiyetçilikle mücadele etmek için atabileceğimiz önemli bir adımdır. ‘Kadın işi, erkek işi, kadın gibi’ söylemlerden uzaklaşmak gerekir.

Eşitliği teşvik etmek: Cinsiyet eşitliği hakkında farkındalık yaratmak, toplumda değişim yaratmak için önemlidir. 

Örnek davranış sergilemek: Kendi davranışlarımızla, cinsiyet eşitliği için bir örnek oluşturmak, gençlerde değişim yaratmak için önemlidir. Bu, durum elbette çocuklara örnek davranış sergileyerek gelecek nesillere de aktarılacaktır.

Toplumsal değişimi desteklemek: Toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya gelmesi, cinsiyet eşitliği hakkında farkındalık yaratmak ve politikaların değişmesi için baskı yapmak, cinsiyetçilikle mücadele etmek için önemlidir.

Travmatize olmuş kişileri uzman desteğine yönlendirmek: Psikolog ile travma, öz yeterlilik, öz şefkat, öz farkındalık gibi birçok konu üzerinde destek alması cinsiyetçiliği aşmanın ve farkındalığın en önemli noktalarındandır. Farkındalık kısmı ise en çok üzerinde durulması gereken konulardan. Çünkü birçok kişi cinsiyetçiliğe maruz kalıp bunun oluşturduğu travmanın etkilerini yaşarken, yaşadıkları durumun cinsiyetçilikten kaynaklandığını bile bilemez durumda olabilirler. 

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER