Burada Zaman Gerçekten Değerli

Bir Chopard saate çoğunlukla günün hangi diliminde olduğunuzu öğrenmek için değil, dans eden muhteşem pırlantaların hipnotik etkisine kendinizi bırakmak için bakarsınız. Koleksiyonlarında birçok zarif ya da ikonik ya da tarihi değere sahip model varken bu özelliklerin hepsini bir arada taşıyan en meşhur saatten bahsediyorum: Chopard Happy Diamonds.

Chopard lükse ilgisi olan birçok insan için aynı Cartier, Harry Winston ya da Graff gibi, kırmızı halı törenlerinin göz kamaştıran yüksek mücevher markalarından birisi olarak bilinir. Fakat aslında 1860 yılında bir saat markası olarak doğmuştur. Kısaca tarihine bakacak olursak; Louis Ulysse Chopard tarafından İsviçre’nin Jura dağlarında ultra ince cep saatleri ve yüksek hassasiyetli saatler üretmek için kurulmuş ve bir asırdan fazla süre aile şirketi olarak hayatına devam etmiştir. Ta ki 1963 yılında sarraf, aynı zamanda saat ustası Alman Karl Scheufele markayı satın alana kadar. Bu tarihten sonra Chopard hem yüksek saatçilik hem de yüksek mücevherdeki en arzulanır isimlerden biri haline dönüşecek ivmeyi kazanmıştır.

Saatçilik sanatına kazandırdığı 20’den fazla patentiyle, Mille Miglia yarışlarına ve Cannes film festivaline sağladığı sponsorluk desteğiyle ve Tarihi Monako Grand Prixi resmi zaman tutuculuğu gibi faaliyetleriyle saat dünyasında ismini özel bir yerlere yazmayı başarmıştır

‘PIRLANTALAR ÖZGÜRKEN DAHA MUTLUDUR’ 

Markanın eş başkanı aynı zamanda yaratıcı beyinlerinden Caroline Scheufele, Happy Diamonds koleksiyonunu annesine ait bu sloganla tasarlamıştı. Bir yandan akan su damlalarının neşeli ışıltısından esinlenen hareketli pırlantaların güzelliği markanın mücevher yönüne hitap ederken, diğer yandan da ilk tasarlandığı 1970’lerin önemli kültürel dönüşümünü ve o zamanın ruhunu barındıran evrensel bir mesaj taşıyordu: “Değerli şeyler kilit altında tutulmamalı, özgür oldukları zaman her zamankinden daha fazla parıldıyorlar, tıpkı onları takan kadınlar gibi.”

İşte iki safir arasında hareket eden özgür pırlantaların efsanesi bu şekilde doğarken zamanı öğrenmek niyetiyle kapıldığınız hipnotik bir etkiye dönüşüyordu. Bu yaratıcı tasarımın devam eden koleksiyonu Happy Sport, çelik ve pırlantayı yenilikçi bir konseptte birleştirmeye cesaret eden ilk saat oluyordu. Aslında Happy Sport hem o dönemin saatlerinde yükselen bir trend hem de Caroline Scheufele’nin arzusu olan, resmi ama rahat, değerli ama biraz spor bir saat konsepti yaratma arzusuyla ortaya çıkmıştı. “Gün içinde hem bir spor salonunda veya ofiste ya da bir akşam yemeğinde takabileceğiniz bir saat olmalı” diyordu. İşte bu fikirle dans eden pırlantalar, ilk piyasaya sürüldüğü 1976’dan bu yana Chopard tasarımının bir DNA’sı olmuştur.

1970’lerin kültürel değişim ruhu, güçlü ve özgür kadın imajı Happy Diamonds tasarımının esas argümanlarından biri olurken, serinin ‘Yaşama Sevinci’ anlamına gelen Joie de Vivre modelinin tanıtımı için, enerjisi, zarafeti ve sahip olduğu muhteşem gülümsemesiyle Julia Roberts’tan daha uygun bir isim olamazdı. Julia Roberts’ın yanı sıra Caroline Scheufele, farklı kültürlerden, Chopard dostu güçlü, özgür ve mutlu 7 kadını bir araya getirdiği bir tanıtımla Happy Dimonds Joie de Vivre’nin bir saat olmaktan öte bir yaşam tarzı olduğunu göstermek istiyor.

Hiçbir gruba bağlı olmayan Chopard kendi ayakları üzerinde durması gerektiği bilinciyle, 1996 yılında kendi mekanizmalarını üretmek için tesisler kurmuş, böylece saatçilikten gelen tarihsel değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalırken geleceğe de daha özgüvenle bakmaya başlamıştır. Bu özgüven bünyesinde sanatkârları desteklemesine olanak verirken, koleksiyonlarında kullandığı madenlerde ve üretimde etik bir lüks vizyonu oluşturmasına da cesaret sağlamıştır. Chopard 2013’ten beri yüzde 100 etik üretim altın ve Kimberly Süreci kriterlerine uygun pırlantalar kullanmaktadır.

EKREM SAĞEL
Latest posts by EKREM SAĞEL (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER