Birçok şeyi bir arada yapabilme becerisi kadının doğasında var

Elmas Hanım sohbetimize hoş geldiniz. Etkinlik ve organizasyon ve özellikle de bluechip’i konuşmadan önce sizi tanımak isteriz. Sonuçta ortaya çıkan başarının geçmişinde neler yaşandığı, altyapısının nasıl oluştuğu önemli. Karadenizli olmanızın, kardeşlerin en büyüğü olmanızın, anne ve babanızın etkisi mutlaka vardır. Bunlara da değinerek Elmas’ı anlatır mısınız?

Evet, ailem Trabzon kökenli. Babamı kaybedeli 10 yıl oldu. Her sabah fotoğrafına bakarak beni dürüst, vicdanlı, azimli bir insan olarak yetiştirdiği için teşekkür ediyorum. Ruhu şad olsun. 

Benim çocukluğum kendime bugün bile hâlâ sormakta olduğum; motivasyonumu nereden aldığımı bilemediğim şekilde daha iyiyi aramakla geçti diyebiliriz. Tüm çocukluğum ve okul hayatım, çalıştığım her yerde daha  iyisini yapabilmek, daha faydalı olabilmek için sorumluluk hissettim. Bence insanın hayatta en önemli görevi; kendisini ‘iyi  insan’ olarak her gün inşa etmesidir. Einstein “İki türlü insan vardır: İyiler ve kötüler” demiş. Ben iyi bir insan olmayı önemseyenlerdenim.

Başarıyı konuşmak söz konusu olduğunda ise hep aklıma “Başarı nedir?” sorusu takılıyor. Benim bir başarım var mı? Neler başardım gerçekten? Ancak hayatta doğruluğuna inandığım etik, gelişimci ve katma değer sağlamaya odaklı, sözünün özünü yaşayan, güçlü bir duruşum olduğunu, içtenlikle inanarak dile getirebilirim. 
Sağlam ve iyi bir insanım, buna inanıyorum. Yazar değilim, kitabım yok. Sanatçı değilim, eserim yok.
Bilim insanı değilim. Benim eserim; kendime ve yolumun kesiştiği insanlara, içinde bulunduğum topluma katma değer sağlayacak duruşumu inançla sürdürmek, diye düşünüyorum.
Kendi ekositemimiz içinde bir dünya vatandaşı olarak olanca duyarlılığımla değerli yaşamak amacım oldu.
Değer dediğim şey kainata, hayata, topluma en nihayetinde birlikte çalışıp ürettiğim kişilere olduklarından daha iyi bir yere ulaşmalarına katkı sağlamaktır. 
Ben varım diye bir kişi, bir canlı daha iyi koşullara sahip oluyor ise başarıyorum demektir. 
Ve içtenlikle kazandığım dostlarımın dostlukları başarımdır. Her başarım dediğim şey ise benim ödülümdür. 

Sektöre adım atmadan önce aile arasında olsun, okulda olsun ya da arkadaşlarınız arasında olsun, organizasyon işlerine karışır mıydınız? Var mı aklınızda kalan güzel bir örnek?

Tiyatro, koro, yazmak gibi hobilerim vardı ama öyle süper bir organizasyon becerim vardı diye tanımlayamam kendimi. Ancak içine girdiğim her ortamı iyileştirme ve güzelleştirme arzumun çok yoğun olduğunu hatırlıyorum.

Bluechip’e gelecek olursak… Etkinlik ve organizasyon dünyasının önemli markalarından biri olan şirketin yolculuğu nasıl başladı? Kendinize “Artık yapabilirim”i ne zaman söylediniz, buna hazır olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Üniversite mezuniyetimin hemen ardından REPAŞ Reklam Ajansında 1 yıl, Yapı Endüstri Merkezi’nde 2 Yıl, Alaturka Turizm’de 3 yıl, Meptur’da 5 yıl çalıştım. Bir etkinliği, iletişim, prodüksiyon, tasarım, turizm perspektiflerinden bakarak değerlendirmemi sağlayan 12 yıllık bir süreç yaşadım. Çok azimle kendi işim gibi çalıştım. Deneyimli insanlardan ve hizmet verdiğimiz markalardan çok şey öğrendim. Bu süreç bana insanın değerleriyle iş yapmasının kıymetini, hayatta en değerli yatırımın insana yapılan yatırım olduğunu, her zaman çözümcü, esnek ve sonuç odaklı bakmanın, azimle çalışmanın kıymetini, elde ettiğimiz küçük başarıları sindirmeyi, hayat boyu öğrenci kalacağımı görmeyi ve yaptığım işi sevmeyi öğretti. Biz işlerimizde gerçekten katma değer yaratma arzusu taşırız. Emek veren herkese saygı duyarız. Projelerde katabileceğimiz emeği esirgemeyiz.

Değer, güven odaklı çalışmaya özen gösteririz. Tüm bunları yaparken yalnız yapamayacağımızı biliriz. Büyük bir ekosistemin üyesiyiz, birlikteliğin gücüne inanırız. Hazmedilen bilgi ve başarı güçlendiriyor. Farklı disiplinlerden aldığımız bilgi ve deneyimin olgunlaştığı noktada o günün şartlarında ‘kurum içi ve kurum dışı entegre iletişim etkinlikleri  yönetimi’ fikri filizlendi. Tecrübesi ve vizyonuna güvendiğim büyüklerimin de desteğini alarak bluechip’in temellerini atmış olduk.

Yol göstericileriniz, deniz fenerleriniz mutlaka olmuştur. Kimler olduğunu da paylaşarak, sizin yolunuzu nasıl aydınlattılar?

Çok kıymetlilerim oldu. Özellikle paylaşmak isterim. Kömürden dönüşüp elmas olduysam bunu beni yontan ustalara borçluyum. Çocukluğumun kahramanı Mukaddes Teyzemi, hayatta en değerli yatırımın insana yapılan yatırım olduğunu aşılayan YEM/ Doğan Hasol’u daima saygı ve sevgiyle anarım. Beni etkinlik sektörüyle tanıştıran ve bir şirket kurma işini bana güvenerek teslim eden Kenan Arıkan cesaretimi bilgiyle harmanlamayı öğretti. Meptur/ Birgül ve Tomruk Özden ise bugün hâlâ turizm ve etkinlik sektörü duayenleri. İyi ki 5 yıl onların gölgesinde çalışmışım.

Bana güvenip destek veren ve kendi hayallerimi güven temeli için kurmamı sağlayan, hayatımın her döneminde mentorum olan Burhan Karaçam’a nasıl teşekkür edeceğimi bilemem. Bluechip’in ilk yıllarında ise yaptığımız bizim ölçeğimize göre çok büyük bir yanlışı fark eden ve kayba uğramamızı engelleyen, “Kazan kazandıra inanırız” diyen kıymetli Erdal Karamercan ise müthiş bir ders almamızı sağladı. Biz de başkalarının kaybından kazanç elde etme gönüllüsü olmadık. Hepsine minnettarız. Arada arayarak, yazarak teşekkürlerimi sunarım.

Bluechip’in isim hikâyesini anlatır mısınız? Ve bluechip ne yapar, okuyucularımızla paylaşır mısınız? Bluechip neyi umursuyor?

Bluechip para piyasalarında güven anlamını taşıyor. Güvenilir olmayı, sürekli öğrenmeyi ve gelişmeyi, hatalar olduğunda dahi sorumluluk almayı, takım olmayı, hayvanseverliği, doğaya saygıyı, çocuğa sevgi ile verilen eğitimi, korumayı, insan haklarını umursuyor.

Tüm bu değerler ışığında müşteri markalarına ait etkinlik projelerini yurtiçinde ve yurtdışında planlayan ve yöneten, 27 yıllık deneyime sahiptir. TÜRSAB, Etik İtibar Derneği, Pazarlama İletişimcileri Derneği, Uluslararası Etkinlikler Derneği üyesidir.

Memnuniyet göreceli bir kavram. Bir organizasyon ya da etkinlik yaptığınızda herkesi memnun edemezsiniz. Herkesi memnun etmeye çalışmak üzerinizde baskı oluşturuyor mu? İçerisinde bulunduğunuz sektörün en netameli kısmı bu sanıyorum. Siz ne dersiniz?

Biz işimizi doğru ve kaliteli yapmaya çok özen gösteriyoruz. Sorumluluk aldığımız bir projede zihinsel, fiziksel, ruhsal performansla gösteriyoruz. O kadar içtenlikle çalışıyoruz ki müşterimizin bunu hissetmemesi mümkün değil. İşini iyi yapmak üzere konumlanmış bir ekip, değerleri olan bir marka bünyesinde çok değerli çözüm ortakları ile önem derecesi yüksek projeler yönetiyoruz. Hatalarımız varsa af ola.

En çok hangi etkinlikler sizi mutlu ediyor? Kültür-sanat mı, eğitim mi, kurumsal etkinlikler mi ya da başka sizin için önemli olan bir etkinlik mi?

Bizi etkinlik fikri, tasarlanması, fayda sağlama arzusu, ekiple tek yürek olmak, iş ortaklarımızla kurduğumuz diyaloğun gücü, müşterimiz ile ortak hedef için çalışma fikri o kadar mutlu etti ki hepsine minnettarız.

Biz kurumsal lansman da seviyoruz, festival de, iç iletişim toplantısı da seviyoruz, yurtdışında gerçekleşen etkinlikleri yönetmeyi de. Özellikle ülkemize gelen misafirleri ülkemizden imrendirecek deneyimler ile gönderme fikri de çok mutlu edici.

Etkinliklerinize ya da öncülük ettiğiniz etkinliklere yeterince destek alıyor musunuz devlet kurumlarından?

Bize sıra gelmedi… Ülkede desteklenecek çok konu var. Ancak Türkiye’nin tanıtımında rol alacak önemli projelere bizler gibi katkı, değer sağlayabilecek değerli meslektaşlarım var. Bilgi birikimimizi ve gustomuzu devlet stratejisi içinde planlı bir şekilde değer yaratacak projelere aktarabilmek harika olurdu.

Sürdürülebilirlik konusunda özellikle de etkinliklerinizin sonucunda ortaya çıkacak olan atıkların yeniden kazanılması için neler yapıyorsunuz?

Biz çok uzun süredir etkinlik sonrası kullanılan malzemelerle yani branda, kumaş, demir atıkları ile barınaklara yuva yapıyoruz. Haytap, Kurtaran Ev, İnfo-Warf ile temastayız. Bazı projelerde çiçek atıklarımız belediye iş birliğinde gübreye dönüştürüldü. Sektörel olarak daha planlı, katma değer sağlayan projeler yürütmek üzere Çöpüne Sahip Çık Derneği ile iş birliği içindeyiz. Her projemizde müşteri sunumlarımızda etkinlik sonrasına ait atık değerlendirme projeleri sunmaktayız. Bu konuda farkındalık yaratmaya yönelik önemli bir çabamız var.

Dünyayı eve kapatan pandemi sürecinde bütün etkinlik ve organizasyonlar da durdu. Bu süreç bluechip’i nasıl etkiledi? Siz bu zor durumdan çıkmayı nasıl başardınız?

Toplam 7 ay hepimiz evden çalıştık. Gruplara ayrılarak 4 faz çalışma tamamladık. İş süreçlerimizi revize etmek, insan kaynakları konularımızı iyileştirmek, yepyeni proje fikirlerini tasarlamak, dijital platformda iş yapmaya katkı sağlayacak tüm altyapı çalışmalarını tamamlamak bu dönemin ürünü. Ama en önemlisi umudumuzu koruduk, azimle çalıştık ve karşılığını aldık.

Bu sektöre girmek isteyen ya da burada yol almak isteyen kadınlara mesajınızla sohbetimizi tamamlayalım, neler söylemek istersiniz?

Aslında cinsiyetleri değil insanı konuşmayı daha çok tercih ediyorum. Bizim coğrafyamızda kadının nitelikli iş gücünden pay almasını artırmak, üreten kadını desteklemek, kız çocuklarının okumasını desteklemek, daha da önemlisi çocuk yaşta erkenden evlendirilmesini önlemek gibi kadına dair pek çok konumuz var.

Yeterli donanım ve tecrübe, azim ve kararlılık, etik değerler ile donatılmış  meslektaşlar hepimizi memnun eder. Söz konusu kadın olunca üretkenlik, pek çok konuyu aynı anda harmanlayarak birleştirmek, yönetmek gibi becerilerden bahsetmek mümkün. Kadının zaten doğasında pek çok şeyi bir arada yapabilme becerisi yatıyor. Bu nedenle özellikle İletişim Etkinlikleri Yönetimi bence çok güzel bir meslek. Kişiyi entelektüel olarak sürekli beslenmeye motive ediyor. İletişim becerilerinin gelişmesini sağlıyor.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER