Bir lider kadının hikâyesi: Anne Hidalgo

Anne Hidalgo Aleu, 2014 yılından beri Paris’in belediye başkanı. 63 yaşındaki İspanyol asıllı Fransız politikacı, Paris’e belediye başkanlığı yapan ilk kadın olarak tarihe geçti.

İki dönemdir Belediye Başkanı olan Anne Hidalgo’nun başkanlık dönemi hiç kolay geçmiyor. Halen ciddi muhalefet ve eleştirileri göğüslemek durumunda kalıyor. Önce Charlie Hebdo ve Büyük Tiyatro terör saldırıları, ardından Notre Dame de Paris kilisesindeki yangın ve tabii Covid-19 pandemisinde yönetimi, sürdürülebilirlik ve daha iyi kentsel yaşam adına şehirde yaptığı radikal değişiklikler eleştirilere sebep oldu.

Geçen ay, yıllar sonra Paris’te idim. Hafızam beni yanıltmıyorsa, en son 2015 yılında Paris’te idim. İş ve sosyal sebeplerle pek çok kez Paris’e seyahat etme ve zaman geçirme fırsatı olan birisi olarak, bu seferki seyahatimde eleştirilerin aksine Paris’i şehircilik açısından çok beğendiğimi ve değişimi fark ettiğimi söylemek istiyorum. Ardından medyada yaptığım araştırmada, topladığım bilgiler de benim algılarımı doğrular şekildeydi. Paris altyapıda ve yeşil dönüşümde oldukça agresif bir politika izliyor. Tabii ki bu dönüşümün ardında Hidalgo’nun dirayetli politikaları var.

Hidalgo’nun eylem ve kalkınma programının büyük bir bölümünü çevrenin iyileştirilmesi, korunması ve kapsayıcı, sürdürülebilir şehircilik anlayışı oluşturuyor. 

2016 yılında, her ayın ilk pazar günü şehrin belirli bölgelerine herhangi bir motorlu araçla giriş yasağını içeren ‘Nefes Alan Paris’ girişimini başlattı. O gün tamamen elektrikli otobüsler, elektrikli araçlar ve bisiklet kiralama sistemi ücretsiz. Altyapı geliştirme planında ayrıca 24 saat metro hizmeti, belirli alan ve günlerde park yasağı ve yeni yeşil alanların oluşturulması da yer alıyor.

Pazar öğleden sonraları Seine Nehri kıyıları dolup taşıyor. Bir günlüğüne şehrin Seine Nehri kıyıları tümüyle plaja ve sosyal yaşam alanlarına dönüşüyor. Köpek gezdiricilerinden koşuculara, oyun alanlarında çığlık atan çocuklar ve yiyecek kioskları ve müzisyenler arasında zikzak çizen kaykaycılar var. Bu kadar kendimi şehrin bir parçası hissettiğim, dinlendiğim ve böylesine farklı etnik yapı ve ülkeden gelen insanlarla çevriliyken, huzurlu ve keyifli zaman geçirdiğim belki de en özel saatlerdi. Seine Nehri’nde pazar günleri plajda geçirilen bir gün, belediyenin yarattığı sosyal ve kültürel değişim çok etkileyiciydi. Modern yaşamın kurallarına alışık olmayan, binlerce insanın akın akın gittiği şehirde, adım başı kamuya açık ücretsiz tuvaletler, çeşmeler, dinlenme alanları, şezlonglar ve müzik ile Paris Belediyesi, Fransız devriminin simgesi özdeyişteki gibi ‘Özgür, Eşit ve Kardeşçe’ bir ortam yaratmıştı.

6-7 yıl önce, bu sahne çok farklıydı. Nehrin Paris’in kalbinden geçen kuzey kıyısı, şehri doğudan batıya geçen bir otoyoldu. Arabalar şehrin en güzel manzaralarının yanından geçiyordu: Louvre Müzesi ve bahçeleri, Orsay Müzesi, Notre Dame Katedrali, Saint Louis Adası… Hidalgo, görev süresi boyunca üç kilometreden fazla tarihi mirası arabalara kapattı.  

Şehri arabaların tahakkümünden kurtarıp yayalara ve bisikletlilere açtı. Rivoli, Bastille, St.German’de öyle ki yaya kaldırımlarına ayrılan alan, araç yollarının iki katı genişlikte.

2014 yılında seçilmesinden bu yana Hidalgo, bisiklete binmenin iyi bir egzersiz, daha ekolojik ve daha hızlı bir ulaşım şekli olduğunu savunarak 400 kilometreden fazla bisiklet yolu oluşturdu.  Covid-19 salgını, Paris’teki araba kültürünü geri almak için başka bir fırsat sundu. Geçen yıl kısıtlamaların zirvesinde, kafe ve barların park yerlerinde geçici teraslar açmasına izin verildi. Le Monde’a göre, yeni veya genişletilmiş terasların sayısı sadece birkaç ay içinde iki katına çıktı.

Hidalgo, birçok projesiyle radikal politikaların alışkanlıkları değiştirebileceğini gösterdi. Belediye binasından alınan rakamlara göre, Paris’teki bisikletçi sayısı 2019 ve 2020 arasında ikiye katlandı. Şehirde son 10 yılda karbon emisyon oranı yüzde 20 azaldı.

Ayrıca Hidalgo şehir planlamacısı Carlos Moreno ile birlikte gürültü, kirlilik ve trafiği azaltacak yeni bir yaklaşımı devreye soktu. Mobilite dünyasını ve sosyal yaşamı maksimum 15 dakika yürüme ya da bisikletle ulaşabilecek şekilde tasarlayarak alışveriş yapacakları, çalışacakları, egzersiz yapacakları özetle ihtiyaç duydukları tüm hizmetlere ulaşacak şekilde tasarlamayı hedefledi. Twitter’da ‘#15dakikalıkşehir, #30dakikalıkşehir’ etiketiyle inanılmaz sayıda twit görebilirsiniz. Şehir alanı, yollardan, trafikten, karbon emisyonlarından ve kirlilikten bu şekilde arındırılabileceğine inanan Hidalgo, Fransızlar tarafından göz ardı edilemeyecek sayıda muhalif kesimin eleştirilerine maruz kalıyor. Uzun yıllar sonra Paris’e giden bir yabancı olarak ben, değişimi şehrin her yerinde hissederek, şehrin bu halinin beni içine aldığını söyleyebilirim. Evet, Hidalgo zor da olsa bu dönüşümü başarıyor.

Çalışmaları sadece yeşil ekonomiyle de sınırlı değil. Kayıt dışı ekonomi, mülteciler, evsizler, yaşlılar gibi dezavantajlı gruplara destek olma, şehir hizmetlerinde kapsayıcı büyüme en önemli stratejik odak alanlarından. Yine kamu-özel sektör işbirliğiyle dar gelirli ve dezavantajlı grupları, normal maliyetinin yüzde 20 altında ev sahibi yapmayı planlayan projeyi hayata geçirdi. 

Sonuçta Time Dergisi’nin en etkili 100 kişisinden biri seçilmesi, iklim değişikliği ödüllerini toplaması, OECD üyesi Belediye Başkanlar ligine de başkanlık etmesi şans eseri olan bir durum değil.  Hidalgo liderliğindeki Paris, karbon emisyonlarını azaltmak ve daha kapsayıcı bir büyüme ve şehircilik için, baskı altına giren şehirler için bir model haline geldi. İddiası büyük. 2024 yılında olimpiyatlarda Paris’i yüzde 100 bisiklet şehri yapmayı ve şehri göz kamaştırıcı bir bahçeye dönüştürmeyi vaat ediyor. 2024 yılında dizel araçlar, 2030 yılında ise elektrikli olmayan araçlar Paris’te yasaklanacak. 

Paris’in ilk kadın sosyalist belediye başkanı, cumhurbaşkanlığına aday olsa da, hikâye konjonktürel olarak başlamadan sona erdi ama onun dediği gibi: “Birinci sezon yeni bitti. İkinci sezonu beğeneceksiniz.” 

Bu yılın başlarında planlarını açıklarken gazetecilere verdiği demeçte, “Birinci sezonu beğendiniz. İkinci sezonu seveceksin” dedi. Anne Hidalgo zorluklardan enerji buluyor. 14 yaşında Fransız vatandaşlığına geçen, genlerindeki çeşitliliği ve farklılığını yönetim tarzına ve politikasına da yansıtan Hidalgo, zorluklardan keyif alıyor gibi gözüküyor.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER