Bir lezzet çetesi: Tapas Beşlisi

Peşin peşin söyleyeyim, ben bir tiyatrocuyum gurme değilim. Ha her ikisi de olabilir miyim? Elbette. Ama gurme konusunda şu an itibarıyla büyük bir iddiam yok. Parolam da şu: ‘Yemek için yaşamam, yaşamak için yerim.’ Ama bu da yediğim yemeğin tadını çıkarmayacağım anlamına gelmez tabi. Bu işi sadece bu işten anlayanlar yapacak diye bir kural yok elbette. Ben de amatör bir ruhla Dişi Business dergisi için tadım yolculuğuna çıktım. İlk durağım da Galataport’taki Muutto Anatolian Tapas Bar oldu. 

Muutto’nun ne anlama geldiğini merak edenler için söyleyelim, Fince ‘göç’ anlamına geliyor. Mekânın ortaklarından ödüllü şef Umut Karakuş’un ‘göç’ ismindeki ısrarı ve Finlandiya’daki bir arkadaşının önerisiyle ortaya çıkmış bu isim. Muutto, mezeleriyle ön plana çıkıyor. Mekânın menüsünde Anadolu-İspanya kültürünün birleşimi olan özel tabaklar bulunuyor. 

Benim için ayrılan masaya oturuyorum ve ‘gelsin lezzetler’ diyorum. Masaya ilk olarak acayip şeyler geliyor. Adı çete ismi gibi: Anatolian Tapas Beşlisi. Hani böyle çete de olabilir, yoksa her an konser öncesi çıkan bir quarter gibi, bir trio gibi, ama bunlar beşli. 

Şimdi önce bu beşlide neler var, onları söyleyeyim. Humus var, efendime söyleyeyim tabbule var, nazuktan var, Çerkez tavuğu var, fırında kabak var. Çerkez patenin özelliği sokak simidiyle marine edilmiş olması, dolayısıyla bambaşka, daha önce hayatımızda tatmadığım lezzetler söz konusu. Yüksek müsaadenizle humusla giriş yapmak istiyorum. Bbiliyorsunuz, her zaman Türklüğümüzle gurur duyduk, ekmek olmadan ve ekmeğin üstüne, malayla duvarı sıvarmış gibi, sıvamadan olmaz bu işler. Enteresan… Şundan dolayı enteresan. Yaklaşık 72 saat önce İsrail’den gelmiş ve defalarca humus yemiş biri olarak karşılaştırma olanağım çok daha iyi. Net söylüyorum, sekiz gömlek falan üstte şu anda bu humus. 

Vay bee! Çok iyi. Dakika bir gol bir. Ondan sonra Yosi Mizrahi niye 8 saatini spor salonunda geçiriyor? Ben bunun dibini sıyırırım. Çocuklar bu masadan ekmeği eksik etmeyin, Türküz biz. Ben burayı bilmiyordum, bu benim cehaletim. Daha ilk mezede bence golü attı ve aldı beni. Nimet bu, günahtır kalmaz.

Humusun dibini sıyırdıktan sonra nazuktana geçiyorum. Yine bir meze, Anatolian Tapas Beşlisi’nin ikinci üyesi. Hımm! Güzel. Bunlar net rakılık mezeler. Ekmek fırınını taşıyın buraya. Tatlı bir acılığı var, çok tatlı, çok güzel. Anatolian Tapas Beşlisi’yle iki ekmek yer miyim? İki ekmek yenir. Mezelerde ikide iki. Üçüncü üyeye geçmek istiyorum: Tabbule. Normalde de benim çokça tükettiğim, işte şarküteriye gidip ‘Babacım versene sen oradan bana 300 gram tabbule’ deyip ekmeğin üstüne sürüp yiyorum. Farkını görelim şimdi. Rengi alıştığım tabbuleden farklı. Pancardan kaynaklı ciddi bir kırmızılık söz konusu, hatta sıklamen rengi söz konusu. Atalım bir ağzımıza bakalım ne olacak. Değişik!.. Alıştığımın çok dışında. Ağır bir pancar tadı var. Baya birbirine zıt iki tadı buluşturmuşlar. Güzel, güzel ama yalan söylemeyeceğim, ilk iki kadar üçüncüsü bir ‘vaav!’ ettirmedi. Ama kötü mü? Hayır, kesinlikle. Ama bir ve iki vurdu beni. Kesinlikle kötü diyemem, inanılmaz lezzetli, çok güzel ama bir ve iki çok net bir şekilde damağımı tokatladı. Bulgurla pancarın eşleşmesi hayatta aklıma gelmezdi. 

Ben tapas beşlisine gömülmüşken masaya içli köfte geliyor. Şefim ellerinize sağlık. Yalnız içli köfte böyle bir pasta görünümlü.

Şef: Haklısınız. Üzerinde vişne sosu altında baroni kreması var. Bu bizim bildiğimiz içli köfte gibi değil. Yanına koyduğumuz o sarı da yoğurtlanmış zerdeçal. 

Şimdi efendim Tapas Beşlisi’ne geri döneceğiz ama masaya çok acayip bir şey geldi, içli köfte. Ki benim de özellikle içli köfte konusundaki hassasiyetim bilinir, severim. Antep’ten, Antakya’dan eve içli köfte söylüyorum. Pasta görünümlü içli köftenin üstünde vişne var, altında da acılı tahinli sos ve zerdeçal var. Bir kere inanılmaz dolu içi. İçli köfte benim kırmızı çizgimdir, yalan söylemeyeceğim, yalnız içli köftenin tadı olay!.. Şekli, sunumu geçtim, o zaten çok iyi, tadı çok acayip. İddia ediyorum, 10 tane yerim bundan. Löp löp gider. ‘Biri beni durdursun’ diye bağırırım yani. Kızartma olmasına rağmen çok hafif. Muhteşem. 

Anatolian Tapas Beşlisi’nin dördüncü üyesine geçelim. Araya bir içli köfte girdi çıktı. Kabağa geçiyorum. Kabak benim sevdiğim sebzeler arasında. Burada çok ciddi bir sos var içinde. Avokadonun getirmiş olduğu bir yeşil renk sos söz konusu. Çok iyi. Avokadoyu seviyorum ama bu kadar yoğun olunca rahatsız eder mi, diye düşünmedim değil esasında. Bulunduğu lokasyonla alakalı olarak turistlerin aşık olacağı bir yer burası. 

Ben Tapas Beşlisi’ne devam ederken masaya bir tabak daha geliyor. Mantar ve kuşkonmaz… Kuşkonmaz bayıldığım şey benim. Bu gerçekten bizim bildiğimiz mücver değil, bu bambaşka bir şey. Ooo! Bu ne mantarıydı? İstiridye mantarı. Esnaf lokantası mantığı bu, suyuna banmak dediğimiz şey. Şefim bu tabağın içeriğinden bahseder misin? 

Şef: Tabağımızda ızgara istiridye mantarı, kuşkonmaz, böğürtlen, vişne, french soğanı, zahteri pesto sosu var, kenarında peynir, süt peyniri kreması ve et suyu sosu, mücver var.

Tam esnaf lokantası mantığı, hani şunun dibine, suyuna basarsın ya… Bu arada unuttum sanılmasın, mücveri sona sakladım, ‘golden shot’. 

Anatolian Tapas Beşlisi’nde son noktadayız, son düzlükteyiz. Şu ana kadar, çok net söylüyorum, yediklerimden hepsinden çok memnunum. Ama Tapas Beşlisi’nde bir, iki ve dört şu anda… Üç de iyi ama bi vurmadı. Ama bir, iki, dördüncü sırada yetiklerim çat çat tokatladı beni. Sondaki beşinci sokak simidiyle bezenmiş Çerkez tavuğu, tavuk pate. Normalde ciğerden yapılıyor pate. Tadına bakalım… Çok iyi! Anatolian Tapas Beşlisi’nin sıralamasını açıklıyorum: Bir, iki, beş, dört, üç… 

Ben tabakların dibini sıyırırken masaya başka bir tabak geldi: Otlu pide. Van Gogh tablosu tadında… İçinde ne var göreceğiz. Dereotu, maydanoz, peynir… Kombinasyon muhteşem. Peynirin kıvamı, otların karışımı… Bu hiç bizim alışageldiğimiz pide değil. Masaya gelen her şey o kadar lezzetli ki durasın gelmiyor. Bir yerde durmak gerekiyor, sonrasında hastanelik olabilirsin. Bu pide, içli köfte… Hani durmaksızın yersin. Biri beni durdursun. Ben yemek yemeyi çok severim, yemek için yaşamam, yaşamak için yemek yerim. Her zaman felsefem bu. Ama yemeğin de ciddi bir keyif olması gerektiğine inanıyorum. İşte bu mekân bence bu duyguyu veriyor. Yaşamak için yemek yiyoruz ama yemeğin de bir keyfi olmalı. Martinimle günün tadını çıkarasım var. 

Masada duygudan duyguya savruluyorum. Bu sefer de pazı sarma ve keşkek geldi. Ama bu ikili net Anadolu. Diğerlerinde belki Avrupa’da esintiler olabilir ama bunlar net bu topraklar. Tabi hepsini gömüyorum. Tabağımda son parça olarak pazı sarma duruyor. Baya endamlı da duruyor. Vişne sosu var üzerinde. Vişne sosu her şeye yakışır mı ya. Bu ne abi! Tencereyi getirin. Muhteşem ötesi. Şefim pazı şu anda açık ara birinci sıraya oturdu. İçinde pekmez de var. Düşünmek bile istemiyorum, şu kıvamı tutturuncaya kadar, vişneyi buluncaya kadar acaba kaç tencere harcadılar!.. Onun için seviyorum aşçılığı, devamlı bir arayış içindesin, devamlı keşfetme içindesin. 

Tabi her şeyi yedik bitirdik, silip süpürdük, tabakların dibini sıyırdık. Ambiyans, net, 10 üzerinden 10. Lezzet, 10 üzerinden 10. Her ne kadar Tapas Beşlisi’nde sıralamayı değiştirmiş olsam da 10 üzerinden 10. 

Bu kez de fiyat-performans ilişkisine geçelim. Böyle güzel bir akşam yemeği bize kaça patlıyor mesela? Yanıtı şefimizden alalım. 

Şef: Kişi başı olarak düşünüyorsunuz. Genelde paylaşımlı olduğu için kişi başı söylemek zor aslında. Tapas Beşlisi’si ortalama fiyatta kişi başı 400 lira minimum çıkar, alkolle birlikte değişir. Tadım menümüz var, 800 liradan başlıyor paylaşımlı. Tadım menüsü alıp, başlangıç, ara sıcak, ana yemek, tatlı dahil sınırsız şarapla birlikte 1000 lira. 525 liraya şu anda Anatolian Tapas Beşlisi, Yedikule marul, ızgara enginar, mantar, mücver, patates batması, otlu pide, firik keşkek, Muutto muhallebisi geliyor. Kadeh şaraplar da 150, 145, 130 civarında. 

Ambiyans, lezzet 10 üzerinden 10. Fiyat performans da hiç yoracak bir şey yok. Bir sürprizle karşılaşmazsın yediğin yemekten sonra.

YOSİ MİZRAHİ
Latest posts by YOSİ MİZRAHİ (see all)

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER