Baharda bırak İyileş Tazelen Yeniden doğ

BAHAR SOYSAL
Latest posts by BAHAR SOYSAL (see all)

Baharın enerjisinde yeniye doğmak…

Aralık ayında doğdum. Annem ilkbaharı çok sevdiği için soğuk bir kış gününde doğmama rağmen ismimde çiçekler açsın, Bahar benimle beraber her anıldığında nefes olsun, yaşam müjdelensin istemiş. Onun hayalindeki kız çocuğu Bahar gibi cıvıl cıvıl ve rengarenkmiş. Bana ismimin veriliş hikâyesi böyle. İsmimi çok severim, sahiplenirim, enerjisiyle uyumlanırım. Bana beni anlatır.

Bize nasıl seslenildiğinin yani nasıl anıldığımızın, var olma ve dünyayı deneyimleme şeklimiz üzerinde doğrudan bir etkisi var. İşte bu yüzden isim konusu hassastır.

Ailemizin büyüklerini torunlar üzerinden anmak, onurlanmak niyetiyle sizlere verilen isimler varsa, atalarınızın isimleri üzerinden yaşamlarınıza taşınan enerjileri de vardır. Yaşam deneyiminizin içinde bunların neler olabileceğinin keşfini yapmak, size ait olmayanı fark etmek, size hizmet edenleri size uyacak şekilde modifiye ederek kullanmak bu yaşama özgün kimliğinizle köklenmek açısından çok önemlidir.

Ne duyarsak ona inanırız. Bize seslenilirken duyduğumuz sesin anlamı, melodisi, yansıttığı duygu bizim bu dünyadaki izimize dönüşür, kim olduğumuza etki eder. Benim de ismimdeki yaşamı müjdeleyen nefes ve niyetten midir bilinmez, ben her Bahar yeniden doğarım. 

Önceki hallerimle helalleşir, kendimden kendime teşekkür eder, beni kendime sıkıştırarak tutsak eden benliklerimi terk için niyet ederim. Onlardan geriye kalan güzellikleri yanıma alır, tazelenerek yoluma devam ederim. Her terk ediş temsili bir yeniden doğumdur. Ben beni doğururum. Bu benim Baharımdır.

Bahar ile hayatımızda yeni bir iklim, yeni bir dönem… 

Yaşamın nasıl başladığını hatırlamak için, baharı anbean hayalimde canlandırır, görüntüyü yavaşlatarak yeniden yeniden izlerim. Göğe uzanan heybetli yemyeşil ağaçları, onları ıslatarak düşen yağmur damlalarının toprakla buluştuğu o ilk anı hayal ederim. Beynim otomatik olarak, suyu iyice emen topraktan açığa çıkan bereketin kokusunu hatırlar. Bu koku, bana kendi hayatımı hatırlatır, yeni bir dönem başlayacaktır. Yeni versiyonum yani erdemleri daha çok gelişmiş bir üst modelim için uygun iklim şartları oluşmuştur. Bu verimli topraklarda benim kim olmaya odaklandığım, kalbimin en derin içten arzusu bu oluşuma yön verecektir.

Yaz ve izle… 

Şimdi hayatına tanıklık eden varsayımsal bir üçüncü kişinin gözünden yaşamının bu dönemini geriye sar ve gözden geçir: 

  • Baharın başlangıcı ile hayatında nasıl gelişmeler oldu?
  • Hangi konular, yaşamının hangi alanları daha çok gündemindeydi?
  • Varsa seni sıkıştıran alanları ve bu sıkışıklığın içerisinden çıkmana yardımcı olan seni sen yapan güçlü yönlerini fark et ve bir kenara yaz lütfen. Yazalım ki, kendi kudretimizi anımsayalım.

 

Olanı olduğu gibi kabulün iyileştirici gücü…

Yağmurun bazen ince ve zarifçe, bazen de hızlı ve sert akışının yarattığı rüzgâr, tenimde tatlı bir ürperti yaratır. Yaşam beni dönüştürürken gereken değişim ve hizalanmaları bazen kolay bazen de daha çok mücadele etmem gereken şekilde yaşarım. Zorlandığım kısımlar, değişime içsel direnç gösterdiğim alanlardır. Direncimin çoğu zihnimde doğruluğuna körü körüne inandığım senaryolarımdan gelir. Bunların sadece benim yarattığım illüzyonlar olduğunu anlamaya başladığımda, zihnimdeki örümcek ağları kendiliğinden çözülmeye başlar.

Yine de hafif bir üşüme hissinin eşlik ettiği hayranlıkla tüm olanı izlerim. 

Doğada doğumdan önceki tüm anların doğumu izlediği gibi, ben de benden doğacak yeni beni olduğum yerden izlemeye koyulurum.  

Yaz ve izle…

  • Sana konforlu gelen, bilinçli ya da bilinçsiz olarak hayatında tutmaya çalıştığın hayatında neler var?
  • Bunları bırakırsan, bu alanlardan tamamen çıkarsan, en kötü ne olur?
  • Bu tamamen doğru mu yoksa bir kısmı endişen ve korkun olabilir mi?
  • Her şeye rağmen içinde ilerlemek ve bir sonraki adıma geçmek isteği var mı?
  • Cevabın ‘Evet’ ise, ilerlemek için neye ihtiyacın var?
  • Bunu kendin için sağlamak mümkün olsa, şimdi ne yaparsın?

Doğadaki eril ve dişil enerjilerin muhteşem dansı ile gelen denge…

Doğanın mükemmel işleyişinde, gökten toprağa doğru hareket eden yağmur, eylem enerjisindeki suyun eril formudur o an. Suyu içine alan toprak pasiftir, dişil enerjide kutsal bir rahimdir. Suyun toprakla buluşması bir uyanışın müjdesidir. Uyuyan tohum, beklediği suyu bulmuştur. Su artık ateşidir. Ateş dönüştürür. Bahar, tüm elementlerin eşliğinde büyük bir dönüşümü başlatır.

Her doğum, öncesinde bir hazırlığı gerektirir. Doğumun gerçekleşebilmesi için yeterli enerji, yakıt oluştuğunda, vakit gelmiştir. Tohumu büyüten, yüzeye çıkaran toprak bu sefer eril enerjidedir. Tohum edilgendir, toprağın onu büyütmesine, yeşertmesine izin verir. 

Yaz ve izle… 

  • Şimdi hayaline odaklan. Her şeyin mümkün olduğu bu sonsuz evrende, kalbinin en derin isteklerini duy. 
  • Vakit şimdi. Gerçekten ne istiyorsun?
  • Hayallerine doğru adım atabilirsin. Şimdiye kadar birçok deneyim yaşadın. Alet çantanda sana yardımcı olacak ne çok şey biriktirdin. Seni sen yapan erdemlerini, güçlü yönlerini, becerilerini, seni çağrıştıran özgün kimliğine ait her şeyi fark et, not et.
  • Tamamen güvende olduğunu bilmek için şimdi neye ihtiyacın var?
  • Kendini şefkatle kucaklamak, takdir etmek vakti. 

Kendine takdir verdiğin en az 15 madde yaz ve kendine teşekkür et…

Okyanusta hem bir su damlası olurken hem de okyanus olmayı deneyimlemek neye benzer.  

İşte, doğada eril ve dişil enerji böylesine mükemmel bir uyumla dans ederler. 

Ve bir an gelir eril dişile, dişil erile dönüşür. 

Ve an gelir, ne eril kalmıştır ne dişil, tüm enerjiler birbirine karışmış her şey birlenmiştir.

Karışmış hallerinde bile, özü hatırlayıp eş zamanlı birlikte bir bütün olmayı deneyimlerler.

Birbirine karışmak ve bir olmak deneyimi, ben olmak halini bırakışla gelir.

Benlikleri bırakıp hiç olmak deneyiminin içinde hep olmak neye benzer…

Bu olsa olsa kozmik deneyimin bir zirve anıdır.

Yaz ve izle…

  • Seni hayallerine doğru yönlendirecek, yolunu kolaylaştıracak olan yine senden doğan, sensin. Şimdi ne yapmak istersin?
  • Haydi, her şey tek bir adımla başlar. Bir sonraki adımına karar ver.
  • Bu adımı atmaya kararlı olduğunu kendine nasıl hatırlatabilirsin? 

Bu hatırlatıcıyı yaşamına al.

Terk edişle gelen rahatlama, nefes, doğum ve yeniden nefes…

Her insanı bir sonraki zirve anına taşıyan bir bırakıştır.

Her bırakış bir ölüm, her ölüm bir doğumdur.

Bırakabildiğin anda aslında kendine olan sözünü yerine getirirsin.

Bunu yapabildiğini görmek kendine olan saygını öylesine çok artırır ki değerlilik hissende büyük bir yükseliş olur. Kendine ne kadar değer verdiğin sistemde kendini ne kadar çok sevdiğinin, kendinin ne kadar arkasında durduğunun göstergesidir. Bu göstergede puanların yükselişe geçtiği anda kendinle ilgili iç referansta bir iyileşme olur. İç referansta olan bu iyileşme dış referanslara sıçramalı olarak yansır. Bir anda dünyanın sana verdiği değer, dünyanın gözündeki itibarın tavan yapar. Tavan yapmasının en büyük sebebi senin artık dış referansları önemsememenden, kendi içsel sistemini güçlendirerek değerlerine sahip çıkacak kararlılık ve iradeyi göstermenle ilgilidir. Bu bir devrimdir. Her insan kendi baharında vakti geldiğinde bu devrimi gerçekleştirir. 

Ve sen bu satırları okuyorsan, baharın heyecanına, rengarenk ışığına kapılmışsın, daha fazlasını hayal ediyor, istiyorsun demektir. Değişim ve dönüşüm için tam vakit şimdidir. 

Yeniye doğumun kutlu olsun!

Baharın dönüştürücü ateşi seni de sararken, bu özel sürecinde kendine şefkatli, sevginde cömert olmayı hatırla!

Aşk’la…

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER