Aşmamız gereken şey koltuklarını bırakmayan erkek direnişidir

Küçük bir kız çocuğuyken annesinin kız çocuklarının eğitimi için gösterdiği çabaya tanıklık etti, şimdi de kendisi kadınlar için mücadele ediyor. “Kadınlar adına erkeklerin karar aldığı bir düzen içindeyiz” diyen Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Genel Başkanı Nuray Karaoğlu ile Türkiye’deki politik kültürü ve mayıs ayında yapılan seçimlerdeki kadın milletvekili sayısını konuştuk. Karaoğlu “Türkiye’de ve dünyada en aktif muhalefeti, kadın hareketi yapmaktadır. Günümüzde kadın hareketi en önemli ve dirençli mücadele eden politik hattın başını çekmektedir” dedi.

 

Nuray Hanım, davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederek başlamak istiyorum. Kadınların siyasetteki ve karar verme mekanizmalarındaki temsiliyetiyle ilgili sorulara geçmeden önce sizi tanımak istiyoruz. 

Bursa doğumluyum. Lisans eğitimimi Uluslararası İlişkiler ve Yönetim Bilimleri alanında yaptım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında üyeliklerim bulunmasının yanında, Göztepe Rotary Kulübü’nde 2002-2004 döneminde başkanlık yaptım. KAGİDER üyesiyim, 2002 yılından bu yana KA.DER üyesiyim. Süreli dergi, eğitim yayınları üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren bir şirketin yönetim kurulu üyesiyim. Kadın Girişimciliği, Örgüt İçi İletişim Eğitimi, Toplumsal Cinsiyet ve Kota Eğitimi, Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi, Erickson Denge Merkezi NLP Practioner sertifika programlarına katıldım. 2017’den beri KA.DER Genel Başkanı olarak çalışmalarıma devam ediyorum.

Sizi bir kadın mücadelesi içerisinde yer almaya iten duygu neydi? 

Çocukluğum annemin üyesi olduğu Yardım Sevenler Derneği’nde kız öğrencilerin desteklenmesi adına arkadaşlarıyla birlikte yapmış olduğu mücadeleye tanıklık etmekle geçti. Daha sonraki yıllarda da, kadın hareketinin önemli isimlerinin yayınlarını okudukça ve kamusal alanda kadınların yaşamlarını izledikçe bu yöndeki politik duruşum gün geçtikçe gelişti. Ve ilerleyen yıllarda, mutlaka bir sivil toplum kurumu içinde yer alarak kadın hareketi mücadelesine destek verenlerden biri olmaya gayret ettim. 

Türkiye’de siyasete nasıl bir anlam atfediliyor sizce? Politik kültürümüzle ilgili neler söylersiniz?

 

Türkiye’de siyaset özellikle cinsiyetlendirilmiş bir yapıda gösterilip, siyaset erkek işi olarak tanımlanıyor. Yapılan siyaset, eşitlikten uzak ve eril hegemonyanın hâkimiyetinde olup kadınlar adına erkeklerin karar aldığı bir düzen içindeyiz. Bu düzen kadınları ve kırılgan grupları dışlama eğiliminde. Ülkemizde siyaset, çağın gerekliliklerine göre değişen bir alandan ziyade; var olan düzeni koruyan bir yerden yapılıyor. Ayrıca siyaset, bir meslek gibi ele alınmakta. Buradaki seçilmiş kişiler çok uzun süre koltuklarında kalmaktadırlar. Bu yüzden aynı isimler ve aynı egemen zihniyet hâkim olduğundan, temsildeki eşitsizliğin dönüştürülmesi de yavaş ilerliyor. 

Tüm bunların sonucunda da 28’inci Dönem’de 600 kişilik TBMM’deki koltuklarda 479 erkek olacak,  kadınlar sadece 121 kişiyle temsil edilecek. Tek başına bu tablo bile eşitsizliğin boyutunu bize göstermekte.

Kadınların siyasi hayata katılımı 1930 yılındaki belediye başkanlığı seçimlerinde başladı. O ilk adımdan bugüne nasıl bir değişim meydana geldi, bu değişimin sizde oluşturduğu izlenimler neler? 

Kadınlar, 1930’daki yerel yönetimlerde hak sahibi olduktan sonra, TBMM’ye öncü 18 kadın milletvekili ile 1935 yılında girdi. 1935 seçimlerinde yüzde 4,5 olan kadın temsili, takip eden yıllarda, 1997 yılına gelene kadar azalarak yüzde 2 civarına geriledi. KA.DER, tam da bu ortamda kuruldu. 1980 sonrası kadın hareketinin ivmesiyle toplumun diğer alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği yönünde bazı gelişmeler yaşanmış olsa da, siyasette cinsiyet eşitliğinin oldukça geride kaldığını fark eden Şirin Tekeli ve arkadaşları, siyasette eşitliğin sağlanması amacıyla KA.DER’i kurdular. Kurulduğumuz yıl yüzde 2.4 olan TBMM’de kadın temsili, sonraki seçimlerde yüzde 4.2’ye, ardından yüzde 4.4’e yükseldi. TBMM’de kadın temsili 27’nci Dönem’de yüzde 17,2 idi. 28’inci Dönem’de Meclis’teki kadın oranı yüzde 20’ye yükseldi.

Yerel yönetimlerde kadın temsilinin durumu oldukça vahim. Geçen 93 yılda yapılan 19 yerel seçimde sadece 156 kadın belediye başkanı seçilirken, erkeklerde bu sayı 32 bindir!

Kadınlar olarak siyasette var olma isteğimizi ve mücadelemizi yeniden tanımlamamız gerekiyor. Gelinen noktaya baktığımızda, geçmişten günümüze, şüphesiz mesafe alındı. Ancak temsilin eşit olmadığı ortadadır.

Siyasette eşitlik mücadelemizin sonuçlarını maalesef sayısal olarak küçük artışlarla görebiliyoruz. Yolumuz uzun, bu yüzyılda bunu söylemek utanç verici. Bu utancı yerleşik sistemi ve düzeni devam ettirmek isteyen zihniyetin taşıyıcılığını yapan erkeklere bırakıyoruz.

Eşit temsilin gerçekleşmesi için mücadeleye dün olduğu gibi bugün de devam ediyoruz. Kadir Has Üniversitesi’nin 2022’deki Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı araştırmasına göre kadınların yüzde 78’i erkeklerin ise yüzde 68’i “Siyasi partilerde daha fazla kadın siyasetçi olmalı” ifadesine katılmaktadır. Bu araştırma sonucunda kadınların ve toplumun, eşitliği arzu ettiğini görmekteyiz. Bu araştırmadan da gördüğümüz gibi, aşmamız gereken şey ısrarla koltuklarını bırakmayan erkek direnişidir. 

İçinde bulunduğumuz bugünkü siyasi ve politik atmosferi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kamuoyu gençlerin ve tüm kırılgan grupların temsil edilmesi yönünde değişim istiyor. Öte yandan iktidar veya muhalefet fark etmeksizin, siyasete hâkim olan eril dayanışma, kapsayıcı ve eşit temsil içeren siyasetin oluşmasının önünde bir engel olarak duruyor. Siyasi partilerde toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan kadınlar var ve ittifak siyaseti gibi, siyasetin ve kadın hareketinin içindeki kadınlar da kurdukları ittifak dayanışmasını giderek güçlendirmişlerdir. Kadınlar siyasi parti liderlerinin gösterdiğinin tam aksine, kurumsal siyasette var olmak adına üzerlerine düşeni yapmaktadırlar.

14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde kadın aday sayıları ve konuldukları sıralarla ilgili neler söylemek istersiniz? Cumhurbaşkanlığı için kadın aday olmamasıyla ilgili fikriniz nedir?

 

Siyasi partilerin kesinleşen listelerine baktığımızda gördük ki, aday adayı olarak başvuran kadın sayısında anlamlı bir yükseliş olmasına rağmen, yaşamın her alanında mücadele veren kadınların parlamentoda eşit bir biçimde temsil edilme talepleri bir kez daha erkekler tarafından görmezden gelindi. Oysa her zamanki gibi, listelerde seçilebilir sıralarda yer verilmeyen kadınlarla, seçilebilir sıralardaki erkekler arasında liyakat olarak da bir fark yoktu. 

AKP’nin toplam kadın aday sayısı 111, HÜDAPAR ve DSP, AKP listesinden seçime girmişlerdir ancak adayları arasında hiç kadın bulunmamaktadır. BBP’nin kadın aday sayısı 83, MHP’nin 89, YRP’nin ise 47. 

CHP listelerinde toplam kadın aday sayısı 157. DEVA kontenjanından 4, Gelecek Partisi kontenjanından yine 4 kadın listelerde yer alırken; Saadet Partisi ve Demokrat Parti’den gösterilen adayların arasında kadın bulunmamaktadır. 

Listeleri eşit temsile en yakın olan ittifak ise Emek ve Özgürlük İttifakı. TİP listelerinde 166 kadın yer alıyor; kadın aday yüzdesi 41,7. Yeşil Sol Parti’nin listelerinde ise 251 kadın aday yer almaktadır; yüzdesi 41,8. 

14 Mayıs sonrası gelinen noktada AKP’den 50, MHP’den 4, TİP’ten 1, YSP’den 30, CHP’den 24, DEVA’dan 4, İYİP’den 6, Gelecek Partisi’nden 2 olmak üzere toplamda 121 kadın Meclis’te yer alacak. TBMM’de kadın temsili yüzde 20’ye denk gelmektedir. 

Daha detaylı bilgi için web sitemizi ve sosyal medya hesaplarımızı inceleyebilirsiniz. 

Toplumun taleplerini görmezden gelmeye, koltuklarını bırakmamakta ısrar eden zihniyetin yarattığı zorlu bir mücadele alanı var. Bu alan, kadınlara Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda da kapıları kapatmakta. İçinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yüzde 50+1 almayı talep eden bir sistem. Bu oranı elde etmek için parti teşkilatlarının koşulsuz desteği, finansal güvence ve parti içi konsolidasyonu gerektirmekte. Tüm bunlar, içinde bulunduğumuz sistemde bir kadın cumhurbaşkanının olmasını zorlaştıran etkenlerdendir.

Önümüzde yerel seçimler var. Kadın belediye başkanı ve meclis üyesi sayısını artırmak için hep birlikte daha odaklı çalışıp  yerel karar alma mekanizmalarının eşit temsile yaklaşmasını sağlamak için mücadele edeceğiz.

Bugün 21 ülke kadın liderler tarafından yönetilmektedir. Bu da siyasetin oluşturulmaya çalışılan algının tersine siyasetin erkek işi olmadığını göstermektedir.  

Neden milletvekili ve karar mekanizmalarında kadınlara istenilen kadar yer verilmiyor?

Bunun birçok sebebi var ancak en önemli sebep, ataerkidir. Ataerkil siyasette eril dayanışma ve kültürel kodlar gösterebilir. Kadınlar olarak, kadınlarla birlikte ve kadınlar için bu eril direnci kırmak adına mücadelemize devam ediyoruz. Yapmamız gereken, siyasetin cinsiyetçi bir yapısının olmadığını, kadınların da en az erkekler kadar başarıyla siyaset yapabileceğine direnen düşünceyi bertaraf etmektir. Toplum ve kadınlar buna hazır! Siyasette eşitlik için, gücümüz birlikte. 

Kadın kotasını bir lütuf olarak görenler var mı? Kota aynı zamanda sınırlayıcı bir uygulama değil mi? Kotaya uyanların demokratik ve özgürlükçü olduklarını, kadın haklarına saygı duyduklarını söylemek mümkün mü?

Toplumu incelerken, sayısal veriler önemli olmakla birlikte tek gösterge değildir. Bizim için sayının yanında kadının etki gücü de önemlidir. Bunu, kadın bakış açısına sahip olmakla birlikte okumak gerekli. Biyolojik olarak kadın olan ancak eril söylemleri destekleyen ve ataerkiyle pazarlık yapan kadın, kotadan yararlansa bile etkisizdir. Ahmetlerin ve Mehmetlerin yerine bu kadınların Meclis’te olması, bir fark oluşturmayacaktır. Bu nedenle kadınların kadınlık bilinciyle ve kadın sorunlarına eğilerek siyaset yapmaları bizler için önemlidir. 

Kadın kotasını, erkek yöneticiler istedikleri kadar sınırlayıcı veya lütuf olarak görsün. Bizler, parti içinde erkek egemen siyasete direnen ve eşitliği sağlamaya çalışan kadınlar güçlendiğinde etki gücünün de artacağını ve temsilde eşitliğe katkı sunacaklarını biliyoruz. 

Kadın hakları söylemi erkekler tarafından her seçim öncesinde siyasi rant olarak kullanılıyor. Kadınlar söylemin samimiyetini anlayabiliyorlar. Kadınları ağzından düşürmeyen erkek siyasetine karşı, “İlgili partinin üst yönetiminde kaç kadın var?” sorusunun yanıtı, samimiyetlerinin turnusol kâğıdı olmaktadır. 

Eşitlik lütuf değil insan olmaktan gelen en temel haktır. Bu nedenle TBMM’nin yarısında kadınların yer almasını ve kadınların kadınlar adına karar vermesini istiyoruz. 

Kota konusuna gelince, biz kadınlar bir kotadan bahsetmiyoruz, eşitlik talep ediyoruz. Kota uygulamasının bazı siyasi partiler tarafından erkek lehine uygulamalar haline getirildiği hafızalarımızda yer almakta. Bu eşitsizliğe kadınlar adına olduğu sürece seslerini hiç çıkartmayan erkekler, bir gün bu hakkın kendileri için de korunması gerektiğini akıllarından çıkarmamalıdırlar. 

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun bu konudaki uygulamasını hatırlamakta yarar var. 

Kadınlarla ilgili taleplerin hep erkeklerden istendiğine dair bir algı var. Kadınların mücadelesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?

Biz kadınlar eşitlik talebini erkeklerden istemiyoruz. Temsilde eşitsizlik durumuna dikkat çekmemiz böyle algılanmamalı. Bizler var olan haklarımızı geçmişten günümüze verdiğimiz mücadelemizle aldık. Zaten toplumsal alanda varlıklarını kanıtlamak zorunda kalan, çoğu zaman kendi bedeni üzerinde dahi söz sahibi olması engellenen bir grup; taleplerini iktidara karşı mücadele ederek duyurmakta, iktidar deyince de erkek egemen yapı akla gelmektedir. Yapılan yalnızca duruma dikkat çekmektir, yoksa erkeklerin konuyu üzerlerine bu şekilde vazife almalarını doğru bulmamaktayız. Ama eşitlikçi bir yönetimi ve adil toplumu birbirimizi destekleyerek, birlikte gerçekleştireceğimizi de her zaman söylüyoruz.

Türkiye’de ve dünyada en aktif muhalefeti, kadın hareketi yapmaktadır. Günümüzde kadın hareketi en önemli ve dirençli mücadele eden politik hattın başını çekmektedir.  

KA.DER, siyasi ve politik kültürdeki kadın-erkek dengesinin değişmesi için neler yapıyor, çalışmalarınızla ilgili bilgi verir misiniz?

Kadınların siyasi alanda güçlenmesine katkı sunmak için 2003 yılından bu yana Siyaset Okulları düzenliyoruz. Son programımız, 14 Mayıs’taki 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde aday adayı olacak kadınlara yönelikti. Ocak 2023’te yapmış olduğumuz Siyaset Okulu’na yapılan başvuruların değerlendirilmesi sonucunda 53 kadın katıldı. Bunların 30’u aday adaylığına başvurdu. 7’si  listelerde yer aldı. 28’nci Dönem’de Meclis’te 7 KA.DER üyesi kadın milletvekili yer almaktadır. 2003 yılından bu yana yaklaşık 2 bin 600 kadın, neredeyse her yıl gerçekleşen Siyaset Okulu’na katıldı.

Tüm kamuoyunda politik alanda kadın varlığının yaygınlaşması için farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Kamuoyuna toplumsal cinsiyet farkındalığı kazandırmak için raporlar yazıyoruz. Örneğin KA.DER olarak, bir yılı aşkın bir süredir ‘hiç kadın milletvekili çıkarmamış 20 il’ hakkında çok yönlü çalışmalar yaptık. Kamuoyunun önde gelen araştırmacı, gazeteci, STK temsilcileriyle yapmış olduğumuz çalıştay ve toplantıların sonunda, söz konusu 20 il hakkındaki bulgularımızı rapor haline getirdik. 20 il raporumuzu siyasi parti liderlerine anlattık, kamuoyunun dikkatini bu illere çektik, billboardlar, basın toplantıları ve bu illerde farkındalık çalışmaları düzenledik. Çalışmalarımız sonucunda, 20 ilin 3’ünden ilk kez kadın milletvekili çıktı! KA.DER olarak bunun haklı gururunu yaşarken kalan 17 ilden de ilk kadın milletvekilleri seçilmesi için tüm gayretimizi göstereceğiz.

Giresun, Osmaniye ve Nevşehir’in ilk kadın milletvekilleri: Asu Kaya Gedik (CHP), Derya Yanık (AKP), Elvan Işık Gezmiş (CHP), Filiz Kılıç (MHP).

Kendi illerindeki eşitsizlik tarihini değiştiren bu kadınları tebrik ediyoruz. 

Öte yandan, siyasette yer alan kadınlarla iletişime geçip partiler üstü bir kadın dayanışmasının güçlenmesine katkı sunuyoruz. Siyasete yeni atılacak kadınların güçlenmesi için atölyeler, eğitimler ve deneyim paylaşımı toplantıları düzenliyoruz.

Yerelde ve genelde kadınların güçlenmesi için farklı projeler yürütüyor, yayınlar çıkartıyoruz. Birçok akademisyen, siyasetçi KA.DER’in web sayfasında açık kaynak olarak sunduğu bu yayınlardan  yararlanmaktadır. 

Politikadan uzak duran kadınlara ve politikanın içinde yer alan kadınlara mesajınızla sohbetimizi tamamlayalım, neler söylemek istersiniz?

Ataerkil engellere takılmayın. Umutsuzluğa düştüğünüzde, bize güç verenleri hatırlayın! Eşitsizliğin kız çocuklarının kaderi olmaması adına mücadelemize güç verin. Şiddete ve yalnızlığa mahkûm edilmeye çalışılan kadınların hakları için politikanın içinde olma hedefinizi güncel tutun ya da politikanın içinde olmak isteyen kadınlara destek olun.

Varlığınızın kız çocuklarına rol model olmak anlamına geldiğini hep hatırlayın, hedeflerinizi politikanın merkezinden uzaklaştırmayın! 

Bizler vazgeçmeyen kadınlar olarak mücadelemize devam edeceğiz. 

Çünkü biliyoruz ki;

Kadın Yoksa Adalet Yok, 

Kadın Yoksa Eşitlik Yok, 

Kadın Yoksa Demokrasi Yok. 

Gelecek Biziz Kaderimizi Biz Yazarız.

Röportaj: Deniz Dallı

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER