Aşırı sıcaklarda susuzluğu giderecek 7 besin

Yaz mevsimi bu yıl rekor sıcaklıklarla geçiyor. Aşırı sıcaklıklar nedeniyle terleme ve su kaybıyla sıvı ihtiyacı daha da artıyor. Konuya ilişkin önerilerde bulunan Diyetisyen Buket Ertaş Sefer, “Vücudun bütün hücrelerinin sağlıklı çalışabilmesi için belli bir su yüzdesine sahip olması gerekir. Halsizlik, yorgunluk, eklemlerde ağrı, baş ağrısı, kabızlık, hatta anlam verilemeyen yemek yeme isteğinin dahi kaynağı susuzluk olabilir. Sıcak günlerde susuzluğumuzu tabii ki bol su ve mineralli su ile gidermeliyiz. Fakat var olan suyu muhafaza etmek ve hatta katkıda bulunmak için doğru gıdaları tercih etmek şart” dedi

Öncelikle vücudun sıvı kaybını hızlandıracak kafeinli içeceklerin tüketiminin azaltılması gerektiğinin altını çizen Sefer şöyle konuştu: “Diüretik olarak tanımladığımız içecekler vücuttan idrar çıkışını artırır. Bu sayede sıvı tüketildiği düşünülse de aslında sıvı kaybına neden olur. Bununla birlikte bir diğer önemli konu da fiziksel aktivite. Fiziksel aktivite sırasında solunumun hızlanmasıyla su kaybı artacaktır. Bu nedenle özellikle spor yapılan günlerde su ve mineralli su tüketimini çok iyi kontrol etmek gerekir.”

Susuzluğu gidermek adına bazı besinlerin de yarar sağladığını hatırlatan Sefer, bu besinlerle ilgili bilgi verdi. İçeriğinin neredeyse yüzde 95’i su olan düşük kalorili kabağın, hem kilo kontrolünde hem de susuzlukta önemli yer tuttuğunu söyleyen Diyetisyen Sefer, “Özellikle içeriğinde bulunan lutein, betakaroten gibi antioksidanlarında genel ve göz sağlığına faydası oldukça fazladır. Şeker içermediği için susuzluğa katkı konusunda meyvelerden üstündür” ifadelerini kullandı.

İçeriğinde yüzde 95 oranında su barındıran bir diğer vazgeçilmez sebze olan salatalığın da yaz aylarında bolca tüketmekte fayda sağladığını belirten Sefer, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle cilt üzerindeki nemlendirme ve yenileme konusuna hepimiz aşina olmalıyız. Halk arasında kabuklarını yüzümüze koyarak bakım yapmak senelerdir alışılagelmiş bir alışkanlık. Salatalık, yüzde 95 oranında su içermesinin yanı sıra, vücuttaki atıkları gidermeye ve cilt tahrişini azaltmaya yardımcı olan anti-enflamatuar bileşikler açısından zengindir. Düşük kalori içeriği, lezzeti, yüksek su içeriği sayesinde yaz salatalarında, akşam atıştırmalıklarının vazgeçilmezlerden biridir.”

Buket Ertaş Sefer şunları söyledi: “Yaz aylarının en çok tercih edilen meyvesi olan karpuz aynı zamanda diyetlerin de vazgeçilmezi. Su içeriği yüzde 92 olan karpuz, aynı zamana likopen ve diğer zengin antioksidan bileşiklerini de içerir. Özellikle diyabetli kişiler bu ürünü tüketirken dikkat etmesi gerekir. Karpuz soğuk şekilde tüketilebilmesi ayrıca sıcaklık hissinin de giderilmesine yardımcı olur. Ancak şeker içeriğine dikkat etmekte fayda var. Özellikle diyabetik kişilerde ya da kan şekeri regülasyonu sıkıntılı olan hastalarda früktoz içermesi sebebiyle tüketimi sınırlı olması gerekir. Hipoglisemi riski olan hastalarda acıkıldığında hem kan şekerini yükseltmek hem de serinlemek için su oranı yüksek olan karpuz gibi meyveleri tüketmek kan şekeri dengesinde dezavantaj yaratabilir. Karpuzun en güvenli tüketimi kahvaltıyla beraber bir dilim şeklindedir.”

Yaz aylarının serinletici meyvelerinden şeftalinin su oranının yüzde 89 civarında olduğunu belirten Diyetisyen Sefer, “Lif oranının da yüksek olması sayesinde şeftali tokluk süresini de uzatır. Ayrıca içerdiği klorojenik asit sayesinde diyabet gibi kronik hastalıklara karşı korunmada da yarar sağlar. Burada önemli olan porsiyon kontrolüdür. Günde bir porsiyon meyve hakkımızı bir orta boy şeftali ile değerlendirebiliriz” diye konuştu.

Yüzde 96 oranında su içeriğine sahip marul ve yüzde 94 su oranına sahip domates de yaz sofralarının eşlikçileri arasında yer alıyor. Bu iki ürünün de susuzluk hissini azaltmada yardımcı olabileceğini hatırlatan Sefer, “Bu iki sebzeyle birlikte her sebze ve meyve ile yaz salataları yapmak mümkün. Marulda ayrıca içerdiği K ve A vitamini sayesinde özellikle kemik sağlığı ve bağışıklık sistemine katkı sağladığı biliniyor. Likopen zengini domates de lif oranı yüksek olduğundan midenin tokluk süresini uzatır” ifadelerini kullandı.

Hindistancevizi suyunun, yüzde 95’e varan su oranına sahip olduğunu ve bu özelliğiyle hidrasyonda çok iyi etkisinin olduğunu söyleyen Buket Ertaş Sefer, “Su içeriğinin yanı sıra içerdiği sodyum, potasyum sayesinde mineral desteği de sağlar. Bu nedenle özellikle sporcularda spor sonrası yenilenme döneminde rehidrasyon için tavsiye edilir. Ancak tüketirken mutlaka etiket okumalı, şeker ilaveli karışımlardan uzak durulmasında fayda var” dedi.

Düşük kalorisi ve yüzde 95 su içeriği sayesinde detoks formüllerinde yer alan kereviz ve sapının da her ne kadar yaz sebzesi olmasa da susuzluğu gidermede yardımı olacağının bilinmesinin yarar sağlayacağını anlatan Sefer, “Yüksek K vitamini, folat ve potasyum değeri nedeniyle oldukça besleyici ve düşük kalorisi sayesinde kilo kontrolünde de destekleyicidir. Ancak kerevizi pişirirken süreyi kısa tutmak veya çiğ şekilde yemek faydayı maksimuma çıkaracaktır” dedi.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER