Arjantin’in koruyucu meleği: Evita

Eva Peron, 33 yıl süren kısa ömrüne rağmen kendini koca bir halka sevdirmeyi başardı. Üstelik hayata, yoksul ve evlilik dışı bir çocuk olarak 1-0 geriden başladığı halde Arjantin’in First Lady’si olarak gönüllerde taht kurdu. Öyle ki, cenazesinde onu uğurlamaya gelen milyonlarca kişi vardı, binlercesi onu son kez görebilmek için uğraşırken izdiham nedeniyle yaralandı, hastaneye kaldırıldı. Ama gelin biz en iyisi başa dönüp Eva Peron’un hayatını hatırlayalım: 

Los Toldos’ta 7 Mayıs 1919’da dünyaya geldi Eva. O zamanlar daha kimse ne aktrist olacağını biliyordu ne de Arjantin’in First Lady’si Evita olarak ne kadar çok sevileceğini. Şimdilik sadece evlilik dışı doğduğu için, dışlanan bir kız çocuğuydu. Ama onun bunlara boyun eğmeye de, hayallerinden vazgeçmeye de niyeti yoktu. Annesi onu zengin bir adamla evlendirmenin planlarını yapadursun, Eva yoksulluk ve ayrımcılıkla geçen hayatını kendi elleriyle değşitirmeye kararlıydı. Oyuncu olma hayalinin peşinden evini terk edip Buenos Aires’e gittiğinde daha 15’indeydi. Radyolarda programlar yaptı, tiyatrolarda küçük roller oynadı. Zamanla programı o kadar başarılı oldu ki, radyonun ortakları arasına katıldı. Hayatını değiştiren dönüm noktasını da işte tam bu sırada; bilinen bir aktrist olarak deprem mağdurlarına yardım için Sosyal Güvenlik Bakanı Juan Peron’un düzenlediği etkinliğe destek verdiğinde yaşadı. Peron’la hızlı başlayan aşk hikâyeleri, bir yıl sonra, 1945’te evlilikle sonuçlandı. 1946’da Juan başkanlığa geldiğinde, o da Arjantin’in ilk First Lady’si oldu. 

Her ne kadar hikâyeyi, Evita’yı meşhur yapan bu evlilikmiş gibi anlatanlar olsa da Juan’ı başkanlığa taşıyan Eva’ydı. Seçimde eşinin Başkan olması için radyolarda önemli kampanyalar yürüttü. Miting alanlarında hep Juan’ın yanında bulundu. Arjantin’de ilk kez bir kadın, eşinin yanında siyaset yapıyordu. Üstelik Juan’dan daha çok ilgi görüyor, alkış alıyordu. Çünkü Eva, ‘onlar’dan biriydi. Yoksulluğu biliyordu. Eva da bu sevginin karşılığını vermeyi hiç ihmal etmedi. Peron’un 1946’dan 1955’e kadar süren başkanlığı sırasında Evita, birçok politik, sosyal ve sendikal faaliyette bulundu. 1948’de Eva Peron Vakfı’nı kurarak sığınma evleri, okullar inşa edilmesini; yoksul halka ilaç, yiyecek ve para yardımı yapılmasını sağladı. En büyük başarılarından biri, 1947’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı kazandırmak oldu. Peroncu Kadınlar Partisi’nin kurulmasına öncülük etti. 1952 seçimlerinde Juan Peron’u ezici çoğunlukla iktidara taşıyan da işte bu kadın grubuydu. 1947’de Avrupa liderleriyle görüşmeler yapmak için tura çıkan Evita, Madrid’deki gezisinde, 20’nci yüzyılın ‘Dünya Savaşları Yüzyılı’ olarak değil, ‘Feminizmin Zafer Yüzyılı’ olarak tarihe geçeceğini söylerken, tüm dünya kadınlarının eylemlerinden bahsediyordu. 

Ülke siyasetinde ve tarihinde silinmeyecek bir iz bırakan Evita, eşi ikinci kez başkan seçildikten sonra, devlet töreniyle ‘Ulusun Ruhani Lideri’ unvanını aldı. Halkının koruyucusu ve Arjantin’in ‘Küçük Eva’sı, kanser olduğunda tüm Arjantin derinden sarsıldı. Birçok ülkede onun için dualar edildi. Örneğin 9 Aralık 1951 tarihinde İstanbul’daki Şişli Camisi’nde iyileşmesi dileğiyle onun için mevlit okutuldu! 1952 yılında dünyaya gözlerini kapadığında daha 33 yaşındaydı Evita. Ancak koca bir halkın kalbinde derin izler bıraktı. Hakkında kitaplar yazıldı. Müzikaller, filmler yapıldı. Onu beyazperdede canlandıran isimlerden biri de Madonna’ydı ve zihinlere kazınan ‘Don’t cry for me Argentina’ isimli şarkıyı onun anısına besteledi. Eva’nın yarıttığı rüzgâr, sahip olduğu güç o kadar fazlaydı ki, darbe sonrası naaşı askeriye tarafından gömüldüğü yerden çıkartılıp 20 yıl boyunca saklandı. 1973 yılında tekrar ülkesine getirilerek defnedildi. Bugün bile, aradan geçen 70 yıla rağmen, Eva hâlâ Arjantin’de kadınlara yol göstermeye devam ediyor. 

 

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER