Akademi dünyasında kadının yeri

“Kadınların yeri kararların alındığı her yerdir.”
Ruth Bader Ginsburg

Türkiye nüfusunun yüzde 49.9’unu oluşturan kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinden dolayı kamusal alanlarda eşit temsil edilemiyor. Bürokraside, iş dünyasında, genel ve yerel siyasette olduğu gibi akademide de kadın temsili eşitlikten oldukça uzak. Halbuki eşit temsil bir insan hakkı meselesidir ve demokrasinin vazgeçilmez bir öğesidir. 

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) verilerine göre;

  • Doktora ve yüksek lisans yapan öğrencilerin yüzde 46’sını, lisans düzeyindeki öğrencilerin yüzde 47’sini kadın öğrenciler oluşturuyor.
  • Yükseköğretimde kadın araştırmacı oranı yüzde 43,3.
  • 27 bin 160 kadın ve 25 bin 223 erkek araştırma görevlisi ile 19 bin 330 kadın ve 18 bin 762 erkek öğretim görevlisi bulunuyor.
  • Kadın akademisyenlerden 10 bin 618’i profesör, 7 bin 984’ü doçent, 18 bin 768’i doktor öğretim üyesi olarak görev yapıyor. 

Verilerin ortaya koyduğu üzere, yükseköğretimdeki kadın ve erkek öğrenci sayısı birbirine yakın. Öte yandan, kadın araştırma görevlileri ile öğretim görevlilerinin sayısı erkeklerden fazla. 

Peki akademide karar alma mekanizmalarında kadınların temsili ne durumda?

  • Yükseköğretim kurumlarında görev yapan üst düzey yöneticilerde (rektör, dekan, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı) kadın oranı sadece yüzde 28. 
  • Türkiye’de kadın profesör oranı yüzde 32 olmasına rağmen 129 devlet üniversitesinin sadece 5’inin rektörü kadın. Bu üniversiteler alfabetik sırayla; Akdeniz Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi.  Dolayısıyla, devlet üniversitelerinde kadın rektör oranı yalnızca yüzde 3,87.
  • 75 vakıf üniversitesinden sadece 12’sinin rektörü kadın. Bu üniversiteler alfabetik sırayla; Antalya Akev Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi, Demiroğlu Bilim Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi.  Vakıf üniversitelerinde kadın rektör oranı yüzde 16.
  • Toplam 204 üniversiteden (129 devlet ve 75 vakıf) 17’sinin rektörü kadın. Kadın rektör oranı sadece yüzde 8.33!
  • 2022 Aralık ayı içerisinde 15 üniversiteye (Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Kafkas Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi) yapılan rektör atamaları arasında bir tane bile kadın yok.
  • YÖK’ün şimdiye kadar bir tane bile kadın başkanı olmamış. 
  • 20 YÖK üyesinden sadece 1’i kadın. 

Özcesi, akademide kademe yükseldikçe kadınların sayısı hızla düşüyor. Kadınlar akademide görünen ve bir o kadar da görünmeyen sayısız engelle karşılaşıyor, cam duvarlara çarpıyor ve sıklıkla psikolojik şiddete uğruyor. En nihayetinde, kadınlar erkek akademide yer alabilmek için olağanüstü çaba gösteriyor. Oysaki kadın yoksa eşitlik, demokrasi, özgürlük, adalet, çeşitlilik ve kapsayıcılık yok. 

Kadınların seçim ve atama ile gelinen karar alma mekanizmalarındaki eksik temsili iyi bilinen bir gerçek!

Ezcümle, kadın yoksa bilim yok.

Manşet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_img

SON HABERLER